43. Bölüm ( İsteme )

2232 Kelimeler
Sabah kalktığımda evin içinde bir koşuşturma vardı . Malum Küboş un bugün nişanı ve istemesi olduğu için herkes koşturuyordu ama ben iş yapmayı sevmediğim için kahvaltıdan sonra kızları çağırıp hemen odama kapanmıştım ve bütün gün sohbet etmiştik kızlarla . Saatlerdir süren sohbetimizi Kübroş un çat diye odamın kapısını açarak içeri dalıp " Hadi hazırlanın kızlar . Akşama az kaldı . " diyip çıkmadıyla son bulmuştu . Bu hamlesiyle ne kadar üşensemde kızlarla birlikte hazırlanmaya başladık . Alışverişe çıktığımızda kararlaştırdığımız elbiseleri giymiştik hepimiz . Bugün nişanda Begüm zaten kuzen çocukları olduğumuz için bulunuyordu . Beren Özcan başkan ve benim için önemli olduğu için bulunuyordu . Şimal ise gülüp eğleniriz amacıyla yardım ederim diye bahane ederek bulunuyordu . Yani bugün bir şey kesin olacaktı . Çünkü yine bir aradaydık . Hepimiz kıyafetlerimizi giydikten sonra hafif bir makyaj yapmıştık . Saçlarımızı da ben ve Beren açık bırakırken Şimal at kuyruğu yapmış Begüm de dağınık topuz yapıp toplamıştı. Odamdan çıktığımda gördüğüm Küboş işe ıslık çaldım . Şifon kumaştan siyah bir elbiseydi. Üst kısmın siyah simli tülden oluşuyordu. Yakası v yakaydı . Elbisenin kolları simli siyah tülden uzun kapuz koldu . Eteği dizinin bir karış altına kadar dökümlüydü. Küboş telaşla koridorda dolanırken benim ıslığımı bile duymamış gibiydi . Tam yanına gidip bir şey diyecekken kapının çalmasıyla yerinden sıçradı. Bu haline arkamdan gelen kızlar kahkaha atmıştı . Kızlara dönüp " Siz son kontrolleri yapın . Ben şu Küboş a bakayım . Kapıda düşüp bayılmasın " diyerek kapıya doğru ilerledim . Küboş kapının önünde kapıyı açmamış bir şekilde dikildiğini görünce kaşlarımı çattım . Yanına gittiğimde " Sakin Küboş. Altı üstü sevdiğin adamla evleneceksin . " diye kendine telkinler verdiğinde göz devirdim. Bıkkın bir sesle " Küboş aç artık şu kapıyı . Adam beklemekten sıkılıp gidecek he . " dediğimde hızla kapıya uzanıp açtı . Özcan başkanı kapıda tek başına görünce bir yutkunamadım . Gözüm doldu . Adam kendine kız isteyecekti . Tek başına kimsesiz gibi . Özcan başkan elindeki çikolata ve kırmızı gülleri Küboş a uzatttığında Küboş heyacanla aldı . İkiside konuşmadna içeri girdiğinde arkadan Özcan başkanın üstünü süzdüm . Altına siyah pantolon giymişti . Üstüne grimsi bir ceket giyerken ceketin içine siyah tişört giymişti . Rahatlığından yine bir yerde ödün vermezken kıkırdadım . Odaya geçtiğimizde herkes oturmuştu . Salonda çıt çıkmazken kızlarla kafamla işaret vererek " Biz kahveleri yapalım . Gel sende yap Küboş . " dediğimde Küboş da yerinden kalktı . Hepimiz işin bir ucundan tutup kahveleri yaparken Şimal " Aysima senin sayende Kübra halanın gerçek ismini unuttum bir ara . " dediğinde hepimiz kahkahayı basmıştı . Küboş un da gerginliği bir nebze azalmıştı . Hepimiz kahveleri koyarken Küboş un yanına ilerledim . Kahveye tuz koyduğunu gördüğümde durdurdum . " Acı kahve sever Özcan başkan . Tuzlu da ona çok dokunmaz . Şekerli yap sen ona . Şekerli kahveden nefret eder . " dediğimde sırıtarak içine bol bol şeker attı . Hepimiz hazır olduğunda kahveleri alarak odaya girdik . Kahveleri dağıttıktan sonra Özcan başkanın yanına oturdum . Özcan başkan kahveyi içtikten sonraki yüz ifadesine bakarken yüzünü buruşturdu . Muhtemelen ağzındaki şekerli tadı ağzından atmak için masadaki suya uzandı . Ama babam masadaki bardağı alıp kendi içti . Bu hamlesiyle gülümserken Beren ile göz göze geldim . O da bana bakarak sinsice sırıtınca elimdeki su bardağını Özcan başkana uzattım . Su bardağını aldığı gibi içine bakmadan bir dikişte içtiğinde yüzü sararmaya başladı . Herkes tuhaf bakışlar eşliğinde Özcan başkana bakmaya başladı . Midesinin bulandığını anlarken ben ve Beren kahkaha atmaya başladık . Kübroş ayağa kalkarken " Ne vardı suyun içinde ? Ne koydunuz ? " diye sordu . Gülmelerimin arasında kendimi zar zor durdurup " Ezilmiş limon tuzu , sirke ve kimyon yağı " dedim . Herkes bana şok ve korku dolu gözlerle bakarken kahkaham arttı . Bu arada Küboş da bana inanamaz bir şekilde " Hangi arada ? " diye sordu . 1 saat önce ... Ben Küboş a tuz yerine şekere yönlendirirken Beren arkada su dolu bardağıma dün aldığımız malzemeleri koyup karıştırıyordu . Muhtemelen babam veya amcam Özcan başkanın su içmesine izin vermeyecekti . Tam da o sırada ben devreye girecektim . Özcan başkanın iyiliği için yapıyormuş gibi kendi suyumu uzatacaktım . Şimdiki zaman ... Halama omuz silkerken gülümsedim . Plan gayet başarılı olmuştu . Özcan başkan bir lavaboya gidip geldikten sonra boğazını temizledi . Salonda çıt çıkmazken Beren e baktım . Bana gülümseyerek bakınca yerimde dikleşip Özcan başkanın kızı istemesine izin vermeden konuşmaya başladım . " Efendim gelelim sebebi ziyaretimize . Bizim oğlan sizin kızı görmüş ve aşık olmuş . Tabi sizin kız da etrafında pervane olan oğlumuzu fark edip o da sevmiş . Bize de onlara köstek olmak değil destek olmak düşer . Allahın emri peygamberimizin kalbiyle kızınız Kübra yı oğlum Özcan a istiyorum . " dediğimde salondan ses çıkmadı . Küboş ve Özcan bana dolu gözlerle bakarken Özcan başkana kocaman gülümsedim ve ağzımı oynatarak ses çıkarmadan ' Özcan başkanın askeriyim . ' dedim . Bu dediğim bizim aramızda ' Ne olursa olsun arkanızdayım . Tek değilsiniz ' demekti . Bu dediğimde sonra aynı şekilde Beren e döndü . Beren de benim gibi ağzını oynatarak ses çıkartmayarak ' Özcan başkanın askeriyiz ' dediğinde gözünden bir damla yaş aktı . Ben ve Beren dışında kimse fark etmeden silerken hepimiz dedeme döndük . Dedem bir süre daha düşündükten sonra " Vermiyorum . Aramızda düzgün tanıyan yok adamı . " dediğinde gözlerimi pörtlettim . Hışımla ayağa kalkarken " Ben tanıyorum . 6 yıla yakın zamandır tanıyorum dede . " dedim . Dedem kaşlarını çatarak " Yalan söyleme Aysima . Nereden tanıyorsun ? " diye sordu . Tam ona cevap verecekken yengemin " Aysima da iyice yalancı oldu . İçinde olunca demekki . " dedi . Sözleri ortalığa bomba gibi düşerken gözlerimi kapattım . Bugünü bozmamalıydım . Bugün Özcan başkan ve halamın en utlu günlerinden biri olmalıydı . Bugünü bozmamalıyım . Bozmayacağım . Onu duymamış gibi yaparak " Dede beni eğiten komutanın ikizi . Eğitimlerde çok kez gördüm kendisini. Ayrıca evlerine yemeğe de gittim . Aynı zamanda şu an ki alayın komutanı ikizi Süleyman albay . Yani ben uzun zamandır tanıyorum . " dedim . Bu dediğimle dedem iyice kaşlarını çatarken " O zaman niye baştan söylemiyorsun . Bizde adamı kuytu köşelerde sıkıştırıyoruz . " dediğinde güldüm . Ben yerime otururken dedem gülümseyerek " O zaman verdim gitti . " dedi . Bu hareketiyle hepimiz rahatlarken yanımdan gelen su sesiyle kaşlarım çatıldı. Giray la dalga geçtiğimiz işeme mevzusu aklıma gelirken gözlerim büyüdü . Hışımla yanıma döndüğümde Özcan başkanın pantolonundaki ıslaklıkla sağ elim istemsizce ağzıma kapandı . Özcan başkan ile göz göze geldiğimde ne düşündüğümü anlamış olacak ki göz devirerek babamı işaret etti . Babama baktığımda kucağında Güneş i gördüm . Güneş in elinse isi boş olan bir su bardağı . Güneş gülerek bana bakması ise her şeyi açıklıyordu . Dedemlerden izin alarak Özcan başkanı Beren ile odama götürdük . Eline de kurutma makinesi vererek odaya kapattım . Özcan başkan üstünü kuruturken biz de öyle beklemiştik . Salona geçtiğimizde Aysun halam elinde nişan tepsisiyle geldi . Nişan tepsisi aynaydı . Kulpları ise griydi . İki kulpun da yanında çapraz olacak şekilde altın rengi bir yaprak yapışıktı . Tepsinin üstündeki nişan yüzüklerini dedem alarak Özcan başkan ve Küboş a yaklaştı . Nişan yüzükleri de çok hoştu . Özcan başkanın ki düz gümüş rengi iken Küboş un ki ikili ince sarmal gümüş rengiydi . Sarmallardan birinde küçük taşlar varken diğeri düzdü . Ve bence çok güzeldi. İkilinin yüzüklerini takıp kurdeleyi kesince iki tarafta muhabbete dönmüştü . Daha doğrusu şu anda Özcan başkanın tarafından kimse olmadığı için ailem kendi arasında sohbet ediyordu . Özcan başkan ise arada katılıyordu . Ben ise yorgunlukla koltuğa oturmuş etrafa boş bakışlar atıyordum . Beren in beni dürtmesi ile ona döndüğümde gördüklerim ile boğazıma bir şey oturdu . Hızlıca haberin saatine baktım . 13.15 de olmuştu . Yaklaşık 4 - 5 saat önce . Telefonu alıp Özcan başkana yaklaşarak " Başkanım Mardin Mazıdağ ilçesinde operasyondan dönen PÖH lere teröristler tarafından tuzaklanan mayınlardan biri yüzünden zırhlı araç patlamış . 1 i sivil , 2 si ağır yaralı 12 özel harekat polisimiz yaralanmış . " dediğimde hızla kafasını bana çevirdi . Elimdeki telefonu alıp okuduktan sonra " Bununla biz ilgileneceğiz Aysima . Beren e söyle hazır olsun . Ben üstlerle konuşup geliyorum . Bunun arkasına biz düşeceğiz . Bahaneler bulun . Direk dönüyoruz . " dediğinde Beren in telefonuyla ayaklanıp benim odama geçti . Bu hareketiyle hızla 3 tane uçak bileti buldum . Tamamen şansımıza 2 saat sonraydı . Çantaları hazırlamak için hızla ayağa kalktım . Benim aniden ayağa kalkmamla herkes bana dönmüştü . " Sevgili ailem . Bana acil operasyon geldi . Dönmem lazım . Beren de zaten benim için gelmişti . O da benimle döner . Yani biz kaçarız . " dediğimde Beren de beni onaylayıp gülümseyerek ayağa kalkmıştı . Biz salondan çıkarken içeri giren Özcan başkanla durdum . Herkese bakıp " Efendim benim gitmem lazım . Biliyorsunuz . Operasyon koordine etmem lazımmış . " dedikten sonra Kübra halama dönüp " Nefesim . Araba sende kalsın . Sen iznin bitince gelirsin . Arabayı da benim göndereceğim adama teslim edersin o getirir Hakkari ye . " dedi . Halam buruk bir tebessümle " Yok . Sen al . Benim babamın arabaları var burada . Onlardan birini alırım . " dediğinde burukça tebessüm ettim . Nişanlarından hemen sonra gitmemiz üzmüştü onu . Ama anlıyordu bir şey olduğunu . Böyle acil gitmeyeceğimizi biliyordu . Kollarını Özcan başkana sarıp kulağına doğru " Haberi gördüm . Özel harekat polislerimizin intikamını alacaksınız dimi ? " dediğinde Özcan başkan kafasını sallamıştı . Bu hallerine tebessüm ettim . Dudaklarını okumuştum yine . Halam bana bakarak Özcan başkana sesizce " Benim yerime de alın bir kaç leş . " demesiyle tebessümüm büyüdü . Ayrıldıklarında şaşırmış gibi yapıp " Enişte benim de dönmem lazım . Uçak bileti almıştım demin . Sanada alayım da beraber gideriz . " dedim . Kafasını sallayarak " Ben o zaman eve gidip eşyalarımı alayım . Sonrada sizi alırım . Geçeriz havalimanına . " dediğinde Beren ile onayladık . Özcan başkan evine giderken bizde hızla odamıza gelip kıyafetlerimizi toplamaya başladık . Hazır olduğumuzda odamızın açılmasıyla kapıya döndüm . Kapıda bize bakan halam kapıyı kapatıp yanımıza geldi ve gözlerini kısarak " Beren seninle geldiği için dönmüyor Aysima . Bunu anlayacak kadar sizi tanıdım . Emin olmasamda aklımda bir fikir var . " dediğinde Beren le aramızda bir bakışma geçti . Tam Kübroş a bir şey demek için ağzımı açtığımda tebessüm ederek " Sizi zor durumda bırakmamak için bir şey demiyorum " dedikten sonra gülümseyip " Hastalarına iyi bak Beren. Küçük afacanlara haklarını ver . " dediğinde Beren kıkırdayarak onayladı . Kübroş daha fazla bizi oyalamamak için odadan dışarı çıktı . Biz çıkmadan kapı açıldığında gördüğüm Şimal ve Begüm ile durdum elimdeki bavulla . Bavulu yere bıraktığımda ikiside bana sarılmıştı . Bu duygusallıkları nadir gelsede nefret ediyordum bu zamanlardan . Benden ayrılmalarını sağlayıp " Kendinize gelin lan . " dediğimde güldüler . Şimal bana bakarak " Ölme lan mal . Ben bu mal arkadaşımı kaybetmek istemiyorum . " dediğinde göz devirdim . Bana mal demeden vazgeçmeyecekti bu kız. Begüm bana bakıp " Ben yerini doldururum valla . O yüzden bence ölme . " dediğinde kıkırdadım . Şerefsiz Begüm . Biz kapıya gittiğimizde Şimal Beren i durdurup " Aysima yaralanırsa filan bizi ararsın . Cerrahsın ne de olsa . Haberin olur dimi ? Aysima bize genelde söylemiyor . " dediğinde Beren " Bir şey olursa ben sizi ararım . " dedi . Bu hallerine göz devirerek dışarı çıktığımda gördüğüm Özcan başkanın arabasıyla hızla ona yöneldim . Arabanın bagajına bavullarımızı koyup arabaya bindik . Arabaya bindiğimde telefonumu elime alarak Alev le olan konuşmaya girdim . Alevi bilerek böyle kaydetmiştim . Aramızda olan küçük bir olaydı çünkü bu . Alevli Taş Bebeğim Ben pazar günü gelmeyeceğim Kusura bakma bebeğim Acil operasyonum çıktı İlk uçakla dönüyorum Hakkari ye Bu arada ihtimal vermediğim halde sormak istiyorum Sizden veya tanıdığınız bir PÖH yaralandı mı patlamada Ben daha bilgi alamadım da Ölen ya da durumu ağırlaşan var mı Yok Aydima Sorun değil Ne kusuru Sen git intikamımızı al Bu arada hayır bizden veya bir tanıdığımız yoktu Ama maalesef verilen bilgi dışında bizim de elimizde bir şey yok İnşallah en kısa zamanda iyi haberleri alırız Merak etme intikamlarını alacağız Ayrıca ben bir sonraki İstanbul a geldiğimde ertelemeden buluşalım Sonra kalıyor Tekrar özür dilerim bu arada bebeğim Sorun değil dedim ya gerizekalı Özür dileyip durma Sinirlerimi bozdun Sağ salim gelin bu arada Aysima Kolay gelsin Ayağınıza taş değmesin Hepiniz dikkat edin kendinize Amin Kısaca Alev ile konuştuktan sorna kapatmıştım telefonu. Sinirden stresten bir türlü duramamıştım . Bacağımı sallıyordum habire . Ve Özcan başkan ve Beren buna bir şey demiyordu . Çünkü onlar da stresliydi . Uçağa bindiğimizde hepimiz bir tarafa dağılmış düşünüyorduk . Ben orada görev yapan ve bilebilecek arkadaşlarımı gözden geçiriyordum . Özcan başkan zaten geliyorsa izni almıştır . Beren i dahil ettiyse o da artık ekipe dahil olmuştur . Düşüncelerim eşliğinde ne ara geldiğimizi anlamadan inmiştik uçaktan . Metin abi bizi almıştı ve karargaha götürüyordu . Kafamı düzgün veremediğim için biniş ve iniş bende tam olarak yoktu . Ne düşündüğümü de tam bilmiyordum . Aklımda bölük pörçük düşünceler vardı . Karargaha girerken ben Beren e şifreyi göstermiştim . O da zaten benim gibi gözlem yaparak anlayabilirdi . Karargaha girdiğimizde Özcan başkan açıklama yapmak için dosyaların başına geçtiğinde bizde onu takip ettik . Tabi girişte birbirine bakarak duran iki kişi hariç . İkisi birbirine tuhaf bakışlar atarken diğerleride gelmediklerini fark edince onlara bakmıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE