Odama girip yengemin eşyalarını çıkartıp geri döndüğümde Beren in yatağımda düşünceli bir şekilde oturduğunu gördüm . Gözlerimi kapattıp bir süre cümleleri toparladım kafamda . Benim bu kadar sinirlenmemin sebebi Beren e yapılan besleme muamelesiydi . Kendini kötü hissedeceğini biliyordum .
Gözlerimi açıp yanına yaklaştığımda Beren bana dönmeden " Aysima ben bir otel bulurum . " dediğinde yanına oturdum .
" Beren saçmalama . Buraya benim ısrarımla geldin . Ayrıca kendini bilmezin dediği bir şey yüzünden böyle yapmanı istemiyorum . " dediğimde ses çıkarmadı .
Bu haline kaşlarımı çatarak yüzüme bakmasını sağladım . Gözlerinin dolduğunu fark edince hışımla ayağa kalkıp " Şimdi ağzını burnunu kıracağım onun . Bekle sen " diyip kapıya adımladım .
Beren de arkamdan kalkıp önüme geçince durup ona baktım . " Aysima yapma . Zaten benim yüzümden kavga ettin . Daha fazla gözlerine batmayayım . " dediğinde yüzümü buruşturdum .
Beren i kendime çekip sarılırken " Beren o kadın bilerek yaptı . Amcamı aldattı ve ben bunu biliyorum . En son konuşmamızda pişman olduğunu söylediği için susmuştum. Şu anda da o bilgim için beni öfkelendirmeye çalışıyor . " diyip geri çekildim . Gülümseyerek " Hayatı boyunca tek yaptığı şey beni kıskanmak oldu . Herkesin gözünde vazgeçilmez biri olmak istedi . Bunu başaramasada annemi babaannemlerin gözünden düşürdü . Normalde annem en kıymetli gelinken şu an ikisinide eşit görüyorlar . Annemden sonra sıra bana geldi . İlk torun olduğum için herkes bana daha çok değer verdi . En kıyamadıkları kişi oldum . Kendi çocuklarını benimle kıyaslar oldu bu yüzden . Daha çocukken bile Aysima ya harçlık olarak 200 tl verilirken benim çocuklarıma neden 100 diye sorup kendi kendine kıskançlık yaptı . Aysima ya bu alındı benim çocuklarıma niye alınmadı . Aysima ya en büyük oda verildi benim çocuklarıma neden verilmedi . Hayatı benimle uğraşmak o kadının . " dediğimde biraz daha rahatlamış gözüküyordu .
Onun bu haline gülümseyip " Hadi gel odaya . Özcan başkana ne yapıyorlar bakayım. " diyip güldüğümde " Şeytansın Aysima . Bir de bundan zevk alıyorsun " dedi .
Bu dediğiyle küçük bir kahkaha atıp " Alınmayacak gibi mi Beren ? Koskoca MİT müsteşarının girdiği haller çok komik . " dediğimde o da gülerek " Haklısın valla . Gel kaçırmayalım " dedi ve beni elimden tutarak salona doğru sürüklemeye başladı .
Salona girdiğimizde herkesin üstündeki gerginliği fark etmiştim . Yerimize oturduğumuzda herkes birbirine bakmaya devam ediyordu .
Bu hallerine gülüp " Dede ne gerilim yarattınız ? Altı üstü Küboş ile birbirlerine aşık oldular . " dediğimde Aysun halam kafama vurdu .
Dudağımı büzerek kollarımı bağlayıp geriye yaslandım . Herkesin arasındaki bakışmayı babam " Tanıt bakayım kendini " demesiyle bozdu . Bu nasıl bir soru baba . Tanıt kendini ne ? Özcan başkandan sanki tekmil istiyor . Tanıt kendini asker der gibi .
Özcan başkan ne diyeceğini bilemeyip bana baktığında avuç içimi çeneme yaslayarak ağzımı babamların okuyamamasını sağladım . Özcan başkana dönerek ağzımı oynatarak tane tane ' İsmini ve soy adını söyle . Sonra da başka da bir şey yok . Siz sorun ben cevaplayayım de ' dedim .
Özcan başkan bana göz kırpıp önüne dönerken Beren bana eğilip " Sen olmasan bunlar bir bok yapamayacak ha . " dedi .
Bu dediğini onaylayıp Özcan başkana döndüm . " İsmim Özcan TAŞ efendim . Yani bu kadar . Sizin merak ettiğiniz şeyler varsa sorun söyleyeyim . " diyip Küboş a döndü . Bu haliyle kıkırdadım . Küboş un bir yanında dedem diğer yanına amcam vardı . Amcamın yanında babam , dedemin yanında Aysun halamın kocası Hakan eniştem vardı . Resmen halamın etrafına duvarlarını örmüşlerdi .
Özcan başkanın tavrı babaannemin hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi . " Nerelisin Özcan oğlum . " dediğinde dedem somurtmuştu . Bu haline gülmemek için dudağımı ısırdım .
Özcan başkan tebessüm ederek " Elazığlı efendim " dedi .
Babaannem bir şey diyecekken yengem alakası olmamasına rağmen ortaya atlayıp " Beren cim sen nerelisin ? " diye sordu. Ağzımın içinde yengeme küfrederken Beren dudaklarını oynatmadan gülümseyerek " Ben hallederim Aysima şey yapma . " diyip herkesin duyabileceği bir şekilde " Kahramanmaraşlıyım " dedi .
Kafamı eğip öyle beklerken yengemin tekrar " Ne cerrahısın canım ? " diyişini duydum . Allahım beni bu yengem kulunlan mı sınıyorsun ?
Beren yine tebessüm ederek " Çocuk cerrahıyım " dedi.
Bu soruların ne kadar uzayacağını bilmediğim için karışmaya karar vererek kafamı kaldırdım . O sırada yengemin " Hayatında biri var mı Beren ? " demesiyle göz devirdim .
Beren yok diyecekken ona izin vermeyip " Neden sordun yenge? " dedim .
Yengem gülümseyerek " Benim yeğenim var belki görüşmek isterler ? " demesiyle göz devirdim . Ben küçükken beni habire yeğeniyle kıyaslayıp yeğenini överdi . Ben askeri üniversiteye giderken de yeğeninin muhasebe okuyor olmasını överdi . Ama şu an yeğeni işsizdi ve bu yüzden uzun süredir kıyaslamıyordu benimle onu .
Yalancı bir gülümseme bahşedip " Var yenge . Maşallah eniştemde çok yakışıklı . Bir görsen bir içim su . " dediğimde o da benim gibi yabancı bir gülümseme bahşetti bana .
Önüme döndüğümde babaannem " Ailen nasıllar Özcan oğlum ? " dedi .
Bu sorusuyla Beren , ben ve Küboş gerilirken Özcan başkan gülümseyerek " Annem ve babam şehit oldu . Abim de gayet iyi efendim " dediğinde salondan ses çıkmadı .
Dakikalar sonra dedem " Başınız sağ olsun . " dedi . Özcan başkanın annesiyle babası cerrahmış . Doğudaki insanlara yardım etmek için doğuda çalışırlarmış hep . Bir keresinde ambulansla köye giderlerken teröristler kaçırmış . Bir ele başlarını ameliyat etmelerini isteyince etmemişler . ' Biz bir vatan hainini asla iyileştirmeyiz ' demişler . İlk başlarda lazım oldukları için sadece dövüp tehdit etmişler ama sonra ele başı ölünce ihtiyaçları kalmadığı için ilk işleri kafalarına sıkmak olmuş . Özcan başkanlar 7 yaşındalarmış bu olay olduğunda . Annesinin karnındaki kardeşleri de ölmüş . Sonra da yetimhaneye verilmişler zaten . Bunu Özcan başkan bize anlattığında Beren ile ben yıkılmıştım . Süleyman albayla o teröristlerin peşine düştüklerinde onları durdurmaya çalıştığımızda anlatmıştı onlara engel olmamamamız için. Bizde onlara engel olmayıp yardım etmiştik ama bir şekilde kaçmışlardı . Özcan başkan ve Süleyman albay hâla o adamların peşindeydi ama hiçbir iz yoktu ortada .
Babaannem ortadaki havayı dağıtmak için " Ben bilmiyordum oğlum . Kusura bakma . " dedi .
Özcan başkan gülümseyerek " Sorun değil " dediğinde yutkundum . Dışarı hiçbir şekilde yansıtmıyordu . Ama içinde fırtınaların koptuğuna emindim .
Amcam " İçki ya da sigara kullanıyor musun ? " diye sordu Özcan başkana .
Özcan başkan kafasını sağa sola sallayarak " Hayır " dedi .
Babam tek kaşını kaldırarak " Peki kumar ? " dedi sorar bir sesle .
Bu hallerine göz devirip " Baba amca saçmalayamın ya . Ayrıca böyle bir durumdayken içki içen de hayır der kumar oynayanda . " dedim sitemle . Bu sefer Aysun halama bırakmadan kafama vuran Beren oldu . Kafama vurduktan sonra kulağıma eğilip " Aysima napıyorsun ? Biz sensiz bir şey yapamazlar dediğim için mi bunu söyledin kız ? " dediğinde omuz silkerek " Ama doğru . " dedim . Bu hamleme Beren göz devirirken halam ve Özcan başkan delici bakışlarından atıyorlardı .
Babam beni çok umursamadan " Sen cevap ver Özcan . " dedi .
Özcan başkan benden bakışlarını çekip tebessümle " Hayır , oynamıyorum " dedi .
Dedem araya girip " Yalan ? Yalan söyler misin ? " dediğinde gülmemek için alt dudağımı ısırdım . Şimdi ilk 2 sorunun cevabı hayırdı ama bu sorunun cevabı gerektiği yerde evetti . Bakalım bunun için ne diyecekti .
Özcan başkan dürüst olmayı seçip " Mesleğim için kullanmam gereken yerler oluyor . O yüzden bu sorunuzun cevabı gerektiği yerde evet gerekmediği yerde hayır olarak cevaplayabilirim efendim . " dedi .
Dedem kaşlarını çatıp sessiz kalırken babaannem " Mesleğin ne oğlum ? " dediğinde gülümsedim . Beren e doğru eğilip " Bak şimdi ailenin kalplerini fethedecek . " dediğimde kıkırdadı .
Özcan başkan büyük bir gülümseme ve gururla " MİT müsteşarıyım . " dedi . Bu haline bende gülümserken dedemler bana döndü . Kafamla sessiz bir onay vermek amacıyla salladığımda dedem " İyi iyi . " diye mırıldandı .
Bir süre daha konuştuktan sonra Özcan başkan ayağa kalkarak " Saat geç oldu efendim . Ben artık kalkayım " dediğinde dedemlerde ayağa kalktı .
Dedem Özcan başkana " Cumartesi gelin kızımızı isteyin aynı gün verirsek nişan da yaparız . " dediğinde Özcan başkan sevinçle dedemin elini öptü . Sonra da amcam ve babamla sarılışıp halama sarıldı . Bu şeyi ben ne kadar biraz tehlikeli olarak görsemde karışmamıştım . Ayrıca verirsek lafına bir ben mi takılmıştım ?
Beren e doğru eğilip " Beren verirsek lafına bir ben mi takıldım ? Çünkü Küboş ve Özcan pek duymuş veya umursamış gibi değiller de . " dediğimde kafasını yani anlamında salladı . Bu konuyu o zaman düşünmeye karar vererek erteledim .
Özcan başkan gittikten sonra bende odama geçiceğimi söyleyip Beren ile birlikte odama geçtik . Bizden hemen sonra da annemler çıkmıştı . Arın yarın sınavı olduğundan gelmemişti . Ama yarın sınavdan sonra onu alıp dışarı çıkabilirdim . Biraz gezerdik .
Yataklara girdiğimizde Beren yer yatağında yatıyordu . Yatağın içinden ayağımı çıkarıp Beren in götüne dokundum . Bu hareketimle bana dönen Beren e " Gel koynuma güzelim . Koynumda uyutayım seni . " dediğimde kıkırdadı . Gülümseyerek " Ben yerimden memnunum . Sağ ol . " dediğinde güldüm .
Sonra bir süre sustuktan sonra " Şaka maka gel Beren . Ben yerde yatayım . " dediğimde omuz silkti . Ayağımla bir daha vurup " Kalk kız . Sen gel yat burada . " dediğimde örtüsüne daha fazla sarındı . Bu haline göz devirip yastığa başımı koydum . Gözlerim yavaşça kapanırken yatağın içinde daha da küçülüp sıcağın tadını çıkardım .
Sabah uyandığımızda kızlarla kıyafet almaya karar vermiştik . Kübroş u da çağırsakta o kıyafeti olduğunu söylemişti . Kızlarla hepimiz Akmerkez alışveriş merkezinde buluşmuştuk . Şimdi mağazaları geziyorduk .
Begüm gördüğü iki üç elbiseyi alıp deneme kabinine gittiğinde bizde yanına gittik.
İlk çıktığında yaptığı bir kombin vardı . Siyah kotun üstüne göğsü açık uzun kollu bir crop uydurmuştu . Kotuna da uyum sağlayacak siyah bir kemer takmıştı . Ve begümün esmerliğine çok yakışıyordu böyle kıyafetler . Esmer teni , siyah saçları ve kahverengi gözleriyle çok güzeldi ve bu üstündekilerde daha da güzel göstermişti .
İlk tepkiyi Beren " Çok yakışmış Begüm bu sana . Kesimlikle almalısın . " diyerek vermişti .
Şimal de " Bencede çok yakıştı Begüm ama senin böyle bir sürü şeyin var . Alabilirsin ama bunu giyme fazla sade kalıyor isteme ve nişan için " dediğinde " Şimal e katılıyorum . " dedim .
Begüm bizi kafasıyla onaylayıp yeniden deneme kabinine girdi .
O sırada Beren bana yaklaşıp " Aysima ben demin bir mağazada güzel modeller görmüştüm . Oraya da uğrayalım unutturma . " dediğinde kafamla onaylamıştım .
Bir kaç dakika sonra Begüm yeniden çıktığında telefonumdan başımı kaldırdım . Üstünü süzdükten sonra yüzümü buruşturdum . Paletli dizinin bir karış üstünde biten siyah bir elbiseydi . Kumaş likralı olduğu için Begüm ün vücuduna yapışıyordu. Bana paletli şeyler her zaman çok abartılı geldiği için şu ana kadar hiç giymemiştim .
Yüzüm buruşuk bir şekilde " Ben paletli şeyler sevmiyorum biliyordun . Bana göre çok abartı ama sana yakışmadığını söyleyemem . " dedim .
Beren de benim gibi düşünüyor olacak ki " Bencede sana yakıştı ama fazla abartı geldi banada . " dedi .
Şimal kafasını hafif eğip bir süre daha inceledikten sonra " Aslında hem abartı hem değil . " dediğinde anlamazca ona döndük . Gülümseyerek " Arada kaldım ben . " dediğinde güldüm . Begüm dudağını büzerek yine kabine girdiğinde başımı Beren in omzuna yasladım .
Begüm yine bir süre sonra kabinden çıktığında ona döndüm . Ağzım açık kalırken üstünü süzmeye başladım . Askılı dizinin 2-3 parmak üstünde biten abrahan kumaştan olan dökümlü bir elbiseydi . Üstü kurvazeydi . Rengi hakkında yorum yapamazdım çünkü içinde hem kahverengi hem kırmızı hem mır vardı . Ama em yakın diyebileceğim şey vişne çürüğünün biraz daha açık rengi ve kahverengimsi haliydi.
İlk tepki Şimal den geldi . " Mükemmel " demişti . Aslında bunun bir tepki olduğundan şüpheliydim . Bir nevi kendi kendine konuşmuştu çünkü .
Gülümseyerek " Bunu giymelisin . Hatta bir tane de benim almam lazım . " dediğimde Begüm gözlerini kısarak " Elbisemden uzak dur Aysina " dedi . Bu haline dudak büzdüm .
Beren gülerek " Bu elbise senin için tasarlanmış ve dikilmiş Begüm " dediğinde Şimal de onaylamıştı.
Begüm elbiseyi almak için kasaya gittiğinde bizde mağazanın önüne gelip onu beklemeye başladık. Begüm de çıktıktan sonra Şimal in bizi sürüklediği mağazaya gittik . Şimal ve Begüm bir tarafta elbise bakarken biz Beren ile muhabbet ederek bir tarafta elbise bakıyorduk .
Begüm arkadan " Beren ve Aysima , Şimal deneme kabinlerine gitti . Gelin bakalım . " dediğinde onaylayıp yanına doğru ilerledik . Kabinlerin önüne geldiğimizde gördüğüm koltuklarla gülümseyip oraya oturdum .
Şimal kabinden çıktığında üstünde gördüğüm siyah şifon kumaş elbiseyle gülümsedim . Lastikle büzülüp dizlerinin 1 karış üstüne kadar gelmişti . Uzun karpuz koldu . Ama şimalin buğday teni ve açık kahverengi saçlarına bence güzel gitmişti .
Gülümseyip " Güzel oldu ama bir de diğerlerini dene . " dediğimde diğerleri de onaylamıştı .
Şimal gülüp " O zaman soluk turkuaz elbiseyi giyip geliyorum . " diyerek hızla deneme kabinine girdi .
Bir kaç dakika içinde kabin açıldığında Şimal in üstünü süzmeye başladım . Soluk bir turkuazdı . Hatta bence daha çok yeşile dönüktü . Saten kumaştan , kısa kol karpuz koldan ve dizinin neredeyse 1.5 karış üstünde biten dökümlü 2 kat etekten oluşuyordu . Çok hoş durmuştu şimalin üstünde . Esmer birissi giyse bu kadar yakışmazdı ama şimalin buğday teniyle çok güzel olmuştu .
Begüm gülerek " Ya Şimal bu da çok yakıştı . Bir de diğerini giy bari . Öyle karar verelim " dediğinde Şimal bize döndü .
Beren de yani der gibi kafasını sallayınca bana baktı . " Bu hareketiyle kesinlikle ikiside mükemmel oldu sana . O yüzden bari diğerini de giy . Öyle karar verelim . " dedim .
Şimal deneme kabinine girerken bende telefonuma gelen mesajla oraya döndüm . Ben bu gerizekalı Giray ın ismini değiştirmemiştim dimi ? Neyse öyle kalsın şimdilik . Üşendim değiştirmeye . Sonra değiştiririz .