40. Bölüm ( Silahlı Soygun )

2189 Kelimeler
Kızlara tam eğilip eğilmelerini ve saklanıp burada beklemelerini söyleyeceğim zaman buraya doğru bir silahlı adam gelip bize doğrulttu . " Geçin öne . GEÇİN . " diye bağırdığında göz devirerek " Ne bağırıyorsun Allah ın öküzü ? Bağırmayınca da anlayabiliyoruz . " dediğimde adam bir an affallamıştı . Ama hemen kendini toplayıp silahını bana doğrultarak " Bu gerçek silah hanımefendi . Valla vurursam yere yapışırsınız . " dedi . Bu dediklerine özellikle kibarlık yapıp hanımefendi demesine gülecekken Beren karnıma dirsek atıp sakince beni ilerletmeye başladı . Öne doğru geldiğimizde 2 müşteriye silah doğrultan biri ve kasiyere silah doğrultan biri olmak üzere iki kişi daha gördük . Hepsinin yüzleri kapalıydı . Bir tek gözlerini görüyorduk . Bir de elleri açıktı . Silahı daha rahat tutabilmek için olduğunu düşünüyordum . Bize silah doğrultan diğerinin yanına geçtiğinde kasadaki " Ver bütün parayı. Sıktırtma kafana . " dediğinde durdum . Polisi aramamız gerekiyordu ama nasıl ? Şimal ve Begüm hafif korkup titrerken biz Beren ile korkuyormuş gibi yapıp titretiyorduk kendimizi . Beren ile aramızda bir bakışma geçtiğinde gözlerimizle anlaşmıştık bile . Daha öncede böyle bir şeyle karşılaştığımız için aynı şeyi uygulayacaktık . Adamlara korkuyor gibi yapıp onlar fark etmeden diplerine girmiştik. Ben adamın ayak ucuna birden düşmüş gibi yapıp kendimi bıraktım . Adam beni kaldırmak için hafif eğildiği anda elindeki silahı almak için önce silahın emniyetine parmağımı koyup tetiği çekmesini engelledim . Sonra adam ne olduğunu anlamadan adamın bileğine sert bir şekilde vurup silahı kendi elime aldım . Silahı elimde çevirip bana eğilen adamın ensesine geçirdiğimde adam yığılmıştı üstüme doğru ama ben bunu tahmin ettiğim için dizlerimin üstünde azıcık geri gidip hızla ayağa kalkmıştım . Ben bunları yaparken Beren önündeki adamın bana dönmesiyle benim yaptığımı yaparak silahı almıştı . Ve elinde çevirip adamın burnuna geçirmişti. Adam acıyla burnunu tutarken Beren bununla da yetinmeyip adamı kendine çekerek bir kerede ense köküne vurmuştu . Bu yaptıklarımızı şaşkınlıkla izleyen diğer adam biz ona namlunun uçlarını doğrultmadan kasiyeri kendine çekerek rehin almıştı . Bizim namlularımız adama dönüktü . Adama kontrollü adımlarla yaklaşırken " Bak o adamı bırak bence hiçbir şey olmasın sana . " dedim sakin bir sesle . Adam sinirle titrek bir sesle " Kes sesini . Vururum adamı . Gerçekten vururum . Bırakın elinizdekileri . BIRAKIN . " diye bağırdı sona doğru . Eli titriyordu . Muhtemelen korkuyordu. Silah kullanmasına gerek olacağını düşünmemişti . Ama şu an kullanması gerekirse ne yapa ağı düşüncesi vardı aklında . Bu korkuyla ya adamı vururdu ya da vuramazdı . Adamı kendimizide güvendirmek için yavaşça bir adım yaklaşıp " Bak istesem seni şu an vurmuştum . Hemde tam kafadan " dediğimde daha fazla titremeye başladı . Sakinleştirir gibi bir sesle " Ben askerim . Tamam mı ? Elindeki silahı indirirsen sana hiçbir şey olmayacak . İnsan öldürmek zorunda değilsin . Bunu istemiyorsun da . İnsan öldürmek senin hem vicdanını ele geçirir hem de cezanı arttırır . Şu an muhtemelen 1 yıl ile 3 yıl arası alırsın . Belki çalamadan yakalandığın için daha az bile olabilir . Ama kasten öldürmeden müebbet yersin . Hayatın yanar . " dediğimde vücudunu inceledim . Ne yapılıydı ne de sönük bir vücudu vardı. Ellerine baktığımda genç olduğunu fark ettim . Belki benimle yaşıt ya da daha gençti . Yüzümdeki anlaşmak için sakin ifadeyi bırakmayıp " Gençliğin yanar . Kaç yaşındasın ? Muhtemelen benden küçüksün . Bak gençliğini yakarsın . Silahı bırak . Bizde bırakalım . Teslim okursan indirim bile alırsın cezadan . " dedim . Çocuk kararsız bir şekilde bana bakarken Beren bana güvenerek yavaşça yanıma geldi . Silahla birlikte ellerini kaldırarak " Ben bırakıyorum silahımı . Sana zarar vermeyeceğiz. Sende bırak o silahı hayatını karartma . " diyerek yavaşça yere eğildi . Silahın şarjörünü çıkarıp ayrı bir yere atarken boş silahı ayağının ucuna bıraktı . Çocuk kararsızca bana bakarken sakin bir sesle " Adın ne ? İsminle hitap edeyim sana . " dedim . Çocuk kararsız olsada " Ahmet " dedi . Çocuğu bana asını söyleyecek kadar ikna etttiğim için tebessüm ederek " Peki Ahmet . Kaç yaşındasın ? " dedim . Etrafı biraz inceledikten sonra " 23 yaşındayım . " dedi . Bu tebessümümü arttırırken " Neden hırsızlık yapıyorsun ? Neden çalışıp kazanmıyorsun ? " dedim . Tam cevap verecekken kapıdan ses gelmesiyle elindeki silahı sıkılaştırarak " HANİ BANA ZARAR GELMEYECEKTİ . BUNLAR KİM ? " diye bağırırken kapıya dönmüştü . Bu hamlesiyle hızlı bir şekilde ona doğru gidip elimdeki silahı kasanın üstüne bıraktım . Ahmet in elindeki silahı o fark etmeden bileğine baskı yaparak aldığımda şaşkınca bana dönmüştü . Rehin aldığı kasiyer hızla ikimizden de uzaklaşırken aynanda içeri polisler girmiş ve bana doğrultmuştu silahlarını . Benim habire kötü insan sayılmam . Niye ya ? Daha kıdemli olduğunu düşündüğüm polis " At silahını teslim ol . " demesiyle göz devirdim . Polislere bakarak " Ben askerim . Bu yanımdaki Ahmet soyguncu . Aynı şekilde yerde yüzleri dahil elleri dışında her yeri kapalı adamların soyguncu olduğu gibi . " dediğimde ilk başta yerdeki adamları incelediler . Sonra da yanımdaki Ahmet i . Ahmet o sırada ellerini yukarı kaldırmış titriyordu. Polisler yavaşça sakinleşirken silahı şarjörünü çıkararak yere koydum ve yanlış anlaşılmamak için " Kimliğimi çıkartıyorum . " diyerek kimliğimi aldım . En yakınımdaki polis memuruna uzatıp beklemeye başladım . Polis memuru bir süre sonra kendi silahını indirince diğerleri de indirmişti . Kıdemli olan polis " Alın adamları . Görgü tanığı olan herkesin ifadesi alınacak " dedi . Kıdemli polis bana doğru gelerek " Üsteğmenim . Bizimle emniyete kadar gelmelisiniz . İfade vermeniz lazım . " dediğinde kafamla onayladım . Arkamdaki kızları gösterip " Siz önden gidin . Ben arkanızdan arabamla takip edeyim . Olur mu ? " dediğimde kafasını sallayarak onayladı . Biz kızlarla arabaya geçtiğimizde Begüm ün gülmesiyle arabayı çalıştırmadan ona döndüm . " Niye gülüyorsun lan gerizekalı ? " dediğimde kafasını iki yana salladı . " Biz bir araya geldiğimiz zamanlarda niye hep bir bela çekiyoruz ? " dediğinde kıkırdadım . Şimal de bu soruyu gülünç bulmuş olacak ki " Biz ile alakalı değil Begüm . Biz buluşunca bir şey olmuyor . Aysima da olunca oluyor . Bence Aysima bela çekiyor . " dediğinde alınmış gibi yaparak cık cıkladım . " Ayıp ayıp . Bu günleri de mi görecektim ? " dedikten sonra yanımdaki Beren e dönüp " Görüyor musun Beren ? Beni sen dışında kimse sevmiyor . " diyip kendimi acındırdığımda o da kıkırdadı . Bende gülerken polis aracının gittiğini görünce gözlerimi büyütüp hızla arabayı çalıştırdım . Hızla yakalarken bu halime Beren sırıtmıştı . Ona göz devirip polis aracını takip etmeye başladığımda o da telefonuna dönmüştü . Bir süre sonra polis merkezine geldiğimizde müsait bir yere park edip indim . Etrafıma baktığımda gördüğüm polis memurlarıyla gülümsedim . Biz kardeştik . Asker , polis , jandarma ve MİT . Aynı devlet için defalarca canını tekliye atmış birimlerdik . Arkamda olan kızlarla ifade vermek için sırayla odaya alındık . Karşımda olan polis memuru gülümseyerek " Olayı baştan sona anlatın üsteğmenim . Sonra da zaten bir kere ifadenizi okuyup imza atacaksınız . " dediğimde kafamı salladım . Gülümseyerek " Alışverişten dönüyorduk . Kuzenim Begüm ü eve bırakırken bir kaç eşya almak için girmek istediğini söyledi . Markete ben ve arkadaşım Beren de çikolata almak isteyince hepimiz girdik . O market olması tamamen şansaydı . Eksik malzemeler aklımıza geldiğininde o marketin önünden geçiyorduk ve bu yüzden direk oraya girdik . İçeri girdikten bir süre sonra kasa tarafından bağırışlar geldi . Ben ve arkadaşım Beren silah kullanmasını ve dövüş sanatlarını bildiğimiz için öne atladık . Korkuyormuş gibi davranıp adamlara yaklaştık . 3 kişidiler zaten . 1 i kasiyere silahını tutup parayı isterken diğer ikisi silahlarını bize doğrultmuş yere çökmemizi bekliyordu . Biz de aramızda anlaşıp benim adamların önüne düşmüşüm gibi yapmaya karar verdik . Benim adamın ayağının dibine düşmem ile iki adamdan biri bana doğru eğildi . Bana eğilen adamı ben halledip silahını alırken Beren de diğer adamın elindeki silahı alıp bayıltmıştı . Bizim bunları yapmamızla diğer hırsız kasiyeri rehin aldı . Bu hamlesiyle ikimizde elimizdeki silahları hırsıza doğrulttuk . Bir süre adamı ikna etmeye çalıştık ama adamın ciddi olduğunu ve sıkacağını düşündüğümüz için ondan önce atağa geçicektik . Ama o sırada zaten siz geldiniz . Marketin kapısının açılmasıyla adamın dikkati dağılınca hızlıca adamın arkasından yaklaşıp silahı aldım elinden . Zaten sonra polis memurları hangimizin hırsız olduğunu başta anlayamasalarda ben kimliğimi gösterince olay açıklığa kavuştu . " diyerek soluklandım . Polis memuru bir kaç işlem daha yaptıktan sonra yanındaki yazıcıdan çıktısını alıp bana verdi . Eline verilen kağıdı önce okuyup teyit ettikten sonra masadan bir tane tükenmez kalem alıp ifademi imzaladım . Kapıya doğru ilerledikten sonra gülümseyerek memura dönüp " Kolay gelsin " diyip çıktım . Kızları da aldıktan sonra karakoldan çıkarken gördüğüm kişiyle duraksadım . Bir süre kim olduğundan emin olmak için olduğum yerde durup inceledim . Kızlara dönüp " Siz gidin ben geliyorum " diyip arabanın anahtarını Beren e attım ve gülümseyerek yanına ilerlemeye başladım . Gülümseyerek yanına yaklaşırken bana dönmesiyle " Alev. " dedim . Alev beni görmenin mutluluğu ile gülümseyerek " Aysima . " demişti aynı benim gibi . Yanında polis kızlara " Ben sonra hallederim o dosyayı . Şimdi misafirim var . " demesiyle kızlar uzaklaşmıştı . Bana yaklaşıp sarıldığında bende aynı şekilde ona sarılmıştım . Aklına yeni gelmiş olacak ki kaşlarını çatarak " Bir durum mu oldu ? Niye buradasın ? " diye sorduğunda güldüm . Gülümseyerek " Bela çekmeye devam valla kız . Girdiğim markete silahlı soyguncular girdi . Bende hallettim . " dememle rahatladı . Yüzü gülümserken gözlerinin altındaki morlukları daha net belli ediyordu . Yorgun olduğu her halinden belliydi . " Yorgun gözüküyorsun Alev . Bir şey mi var ? Yardım edebileceğim bir şey var mı ? " diye sormamla başını iki yana salladı . Sonra esneyerek " Yok Aysima maalesef . Şerefsizleri avlayan bir seri katille karşı karşıyayız . Ve hiç bir şekilde iz bulamıyoruz . " dediğinde kaşlarım çatıldı . Hafif gülümseyerek devam etti konuşmasına " Aslında bir yandan işime gelmiyor değil . Bizim yakaladığımız katillerden , tecavüzcülerden , tacizcilerden hakimlerin saldıklarını avlıyor . Bir nevi kendince adalet sağlıyor . Ama maalesef onun bu hamlesiyle herkes kendince adalet sağlamak isteyebilir . Ve bu diğer insanlarında adalet sağlama istemesine sebep oluyor . Ve biz buna dur diyemiyoruz. " dediğinde kafamı eğdim . ( Bunun 30 bölümlük 1 kitaplık hikayesini yazayım mı okurcağızlarım ? Fğğfğdğfğfğfğğd . Alev ve Ateş ( Alev in eşi ) nin hikayesini yazmak istiyordum . Bu da böyle mantıklı geldi birden ) Derin bir nefes alıp kafamı kaldırdığımda gülümseyerek " Kafana takılan şey aslında bizim yapmak istediğimizi yapması dimi ? Dışarda rahat rahat dolaşmaları bize de batıyordu . Sırf takım elbise giydiği ve özür dilediği , pişman olduğunu söylediği için serbest gezebilmeleri sinirimizi bozuyordu . Ve bu seri katil hak ettiklerini verdiği için ikilemdesin dimi ? " dedim Dediğime ağır ağır kafasını salladı . Ve " Hak ettiklerini veriyor . Ama bunu yaparken devleti de çiğniyor . Ne kadar çoğu zaman bir şekilde adalet sağlanamasada adaleti böyle sağlamak da ... " diyip sustu . En sonunda bezgince oflayıp " Bilmiyorum Aysima valla . Hem doğru geliyor hem yanlış . Ama şunu diyebilirim ilerde bir masumu öldürüp öldürmeyeceğini bilemeyiz . " dediğinde tebessüm ettim . İşi zordu . Özellikle ikilemde kalması daha da kötüydü . Ben bile ikilemde kalmıştım . Ne kadar devletimizi çok sevsek de adaletin de bazenleri satın alınması sinirimi bozuyordu . Gözlerimi kapatıp açarak " Biz devletin adamlarıyız Alev . Ve doğrumuz belli . Adaletin sağlanması için elimizden geleni yapmalıyız . O ne kadar şerefsizleri öldürsede sonuç olarak bir katil . Ve dediğin gibi ilerde sırf sinirlendiği veya ona yapılan bir yanlış için de birini öldürmeye teşebbüs edebilir . Bunu da düşünmeliyiz . " dediğimde yine kafasını salladı . Sonra ortamdaki ağır havayı dağıtmak için gülümseyerek " Aysima hafta sonu bir gün bize gelsene . Hem Ateş ile de düzgün bir tanışmanız olur . " dediğinde güldüm . Bir süre düşündükten sonra " Hafta sonu cumartesi halamın istemesi ve nişanı var . Onun dışında önümüzdeki 3 gün boşum . Ama Pazar da burada olucam acil bir operasyon çıkmazsa . İstersen Pazar gelebilirim " dediğimde bir süre düşündükten sonra " Cuma ve Cumartesi günü de zaten Ateş in 2 günlük küçük bir operasyonu var . Büyük ihtimalle 1 - 2 günlük izin verirler . Pazar günü gel sen . Ben sana ev adresini konum olarak akşam atarım . " dediğinde onayladım . Arkadan basılan kornayla hafif yerimde sıçrarken arkamı döndüm . Begüm , Beren in önüne doğru eğilmiş kornaya basıyordu . Bu hallerine göz devirip " Bunlar bütün herkesi başlarına toplamadan gideyim ben . Pazar günü sizdeyim . Metin i de özledim . " dediğimde kafasını sallayarak yeniden bana sarıldı . Ayrıldığımızda arabaya doğru ilerlemeye başladım . Arabaya bindiğimde arkadaki ikiliye dönüp " Patladınız mı amına koyayım . " dediğimde sırıttılar . Sonra yüzümü buruşturup Beren e dönerek " Görüyor musun Beren ? Ben küfür etmemeye çalıştıkça bunlar inadına yapıyor sanki . " dediğimde ' tabi tabi ' dercesine alayla kafasını sallayıp arabayı çalıştırdı . Bende onların bu hallerine yüzümü buruşturup önüme döndüm . Evlere ilk önce Begüm ile Şimal i bırakmıştım . Sonra da biz Beren ile eve geçmiştik . Akşama kadar sohbet ederek yemek yapmıştık . Sonra yemek yiyip uyumuştuk .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE