Miran’ın hırıltılı nefesleri, odanın ağır havasında yankılanan tek sesti artık. O devasa cüssesi, yatağın içinde cansız bir kütle gibi serilmişti. Zeyno’nun getirdiği ilaç, o yenilmez sandığım devi bile dize getirmişti. Yerde duran çarşafıma uzandım. Ellerim hâlâ titriyordu ama bu sefer korkudan değil, özgürlüğe olan açlıktandı. Üzerime geçirdiğim her katmanda, Miran’ın bedenimde bıraktığı o kirli izleri sakladım. Başörtümü sıkıca bağladım, peçemi çektim. Artık sadece bir köle değil, kendi kaderini ellerine almış bir kadındım. Kapıya yönelmeden önce durdum. Son bir kez arkama dönüp yatakta yatan adama baktım. Bana çektirdiği eziyetler, her gece ruhumu paramparça eden o dokunuşlar, kulağıma fısıldadığı o iğrenç hakaretler... Hepsi o yatakta, onun o zehirli uykusunda kalacaktı. Gözlerimd

