Hayır... Hayır, bunu... Bunu duymak istemiyordum. "Bırak..." dedim nefes nefese. "Bırak ellerimi." "Hami!" "Söyle gadaşum." "Az çık salondan. Kapıyı da ört!" "Emrin olur," diyerek eşyalarını masada bırakıp çıktı. Bileklerim, Bozkurt'un irice ellerinde hapis kalmıştı. Ne diyecekti? Niye çıkarmıştı Hami Bey'i? Dinlemek istemiyordum. Duymak istemiyordum ondan gelecek hiçbir şeyi! Kapı kapandığında Bozkurt'un gözleri, benimkilere nehir gibi aktı. Ne kaçırabildim, ne de yumabildim. Öylece bekledim aralanmış dudaklarımla. "Benim umurumda ula!" bağırmasına rağmen kızgın değildi. "Şu keçi inadını bırak! Bir dur da dinle beni!" hareket edemez halde bekliyordum önünde. Aklımdan geçenleri, şayet diline dökerse... İşte o zaman benim ağzımdan neler çıkar, hesap edemiyordum. Bir kere daha sa

