BÖLÜM - 4 - DURU

1392 Kelimeler
BÖLÜM - 4 - DURU - DURU - Eve geldiğimde ise kapının önünde durarak elimi cebime atıp anahtarı çıkarıp kapıyı açtım . Tam kafamı kaldırıp ayakkabımı çıkaracağım esnada karşımda onu görmem ile elim ayağım birbirine dolandı . Onun varlığı bile benim korkmama sebep ti . Dışarıdan ne kadar güçlü ve cesur görünsem de aslında içten içe korkak ve güçsüz bir kızdım . Erhan şişmiş sol göz altıyla birleşen ve morarmış burnu ile beni o iğrenç bakışları ile baştan aşağıya süzdü . Gözünün değdiği her yer pislenmiş gibi hissediyor ve temizleme ihtiyacı duyuyordum . İçimden kim yaptıysa iyi yapmış keşke benim yerime de yapsaydı diyerek içimdeki ifadeleri yüzüne vurmak istercesine yüzümü ekşittim ve tiksindirici bir bakış attım . " Hayırdır yeni işin heykel olmak mı ? hayırlı olsun . " Tam ' ne işin var burada şerefsiz ' diyecekken annem odadan çıkınca tüm cümlelerim teker teker geri kaçıp boğazıma dizildi . " İçeri girsene ne bekliyorsun orada kazık gibi . " Ses tonu kızgın olduğunu ifade ediyordu . Daha fazla Erhan’ı görmek istemeyerek hızlıca ayakkabılarımı çıkarıp odama doğru ilerlerken Erhan bir anda kolumdan tutarak beni sertçe kendine çekmeye çalıştı . Kokusu ve nefesi o kadar iğrençti ki midem bulandı , bir insandan ne kadar nefret edilebiliyor ve iğrenilebiliyorsa o kadar nefret ediyor ve iğreniyordum ondan . Kulağıma doğru eğilerek , " bu gün ki olanlar yanına kalacağını sanıyorsan yanılıyorsun , sanma ki elimden kurtuldun , eninde sonunda avcuma düşeceksin ve o gün geldiğinde altımda da böyle kaçabilecek misin bakalım . " Diyerek o iğrenç ve pis gülümsemesini yapıp kolumu iterek bıraktı . Elinden sıyrılır sıyrılmaz kendimi banyoya attım ve kapıyı arkamdan kilitledim . Sırtımı kapıya yaslayarak yere çömeldim . Ellerimi bacaklarımda bağdaş yaparak kafamın arasına koydum . Gözümden iki damla yaş süzüldü . Aradan geçen on dakikanın sonunda oturduğum yerden kalkarak üstümü çıkarıp şofben i açtım suyun ısınmasını beklemeden soğuk suyun altına girdim . Hüngür hüngür ağlamamak için kendimle çok savaştım , gözümden akan yaşlar soğuk sulara karıştı . Derdim sanki her geçen gün büyüyor ve beni altında eziyor gibi hissediyordum . Benim bir babam olsaydı bana sahip çıkan , başımı okşayan bir annem olsaydı belki böyle olmazdım diyorum . Bu gün şans eseri kurtuldum peki ya yarın , ya da öbür gün tekrar kurtulabilecek miyim . ? Ya kurtulamaz sam ? ya bana dokunursa o zaman ne yaparım . Allah’ım bir kurtuluşum yok mu ? bir çıkış yolum yok mu ? Kimseye göz yaşımı göstermeyen ben bir süre sonra hüngür hüngür ağlamaya başladım gözümden düşen yaşlar feryat eder gibi süzüldü yanaklarımdan ama ne soğuk su ne de gözümden akan yaşlar içimin acısını , umutsuzluğumu ve çaresizliğimi dindirmedi . Keşke tüm dertlerim , sıkıntılarım bu gözyaşlarım ile akıp gidebilse . Bir süre sonra ağlamanın bile artık faydası olmadığına kendime inandırmaya çalışarak kendime gelmeye çalıştım . Sıcak suyun gelmesi ile kendimi daha iyi hissetmeye başladım . Şofben güneş enerjili olduğundan ısınması biraz zaman alıyordu . Sıcak su ile hızlıca bir duş alıp suyu kapattım . Kapı arkasında asılı olan havluyu alarak kurulandım ve çıkardığım kıyafetleri tekrar giyindim . Hızlıca banyoya girdiğimden yanıma kıyafet almayı bile akıl edemedim . Onun evde olma ihtimali ile en mantıklısı çıkardığım kıyafetleri giymek ti . Banyonun kapısını açıp hızlıca odama girdim , arkamdan annem geldi ve , " sen nasıl olur da iş görüşmesine gitmez sin çocuk sana iş buluyor hanım efendi gitmeye tenezzül etmiyor " diyerek bağırmaya başladı . Neye sinirli olduğu ortaya çıktı sonunda . Bu gün ki tüm sinirimi kusmak istercesine yüzümü anneme döndüm bu güne kadar hiç anneme karşı gelip bağırmamıştım ama o an ne olduysa gözüm görmedi ve " senin o iş buldu dediğin şerefsiz seni iş buldum diye kandırıp eline bir adres vermiş evet gittim oraya ama ortada ne iş vardı ne de bir iş yeri verdiği adreste beni sıkıştırıp bana dokunmaya kalktı anladın mı ? o yere göğe sığdıramadığın yeğenin bana dokunmaya kalktı . Gözümden düşen yaşları elimin tersi ile silip annemin tepkisini bekledim Erhan a kızmasını bana sahip çıkmasını sarılmasını bekledim ama sadece beklemek le kaldım . " Bir şey demeyecek misin anne ? dayıma gidip Erhan a bunun hesabını sormayacak mısın kızını korumayacak mısın.? " Beklenti ile gözlerimi anneme diktim ama hayal kırıklığına uğramam uzun sürmedi . " Senin için kardeşimle aramı bozup kötü olamam " diyerek odadan çıktı ve gitti arkasından baka kaldım . Olduğum yerde gözlerimi kapayıp sarsılarak ağlamaya başladım . Bir anne kızına kol kanat germez se kim kol kanat gerer ki ? Bir anne kızına sarılmazsa kim sarılır ki ? Annem bir kez daha bana sırtını döndü bir kez daha beni bir köşeye fırlattı . Hiç doğmamayı , hiç yaşamamayı isterdim . İç çeke çeke kapıyı örtüp kilitledim ve üstüme gri eşofmanlarımı giyerek yatağa girdim . İç çeke çeke gözlerimi kapatarak uyumaya çalıştım . Ağlamanın da verdiği yorgunluk ile kısa sürede uykuya daldım , uyandığımda ise gün daha ağarmamıştı . Yastığın altına koyduğum telefonuma uzanarak ekranını açıp saate baktım . Saat daha sabahın altı buçuğuydu . Elimdeki telefonu kenara atıp kafamı tekrar yastığa gömdüm . Yarım saat sonra yattığım yataktan doğrularak oturdum . İki üç dakika ayağımla bakıştıktan sonra elim ile yüzümü sıvazlayarak kendime gelmeye çalıştım . Ayağa kalkarak dolaptan her zamanki tişört pantolon kombinimi alarak üzerime geçirdim . Odadan çıkarak banyoya girdim elimi yüzümü yıkayıp ihtiyacımı gördükten sonra mutfağa ilerleyerek dolaptan incir reçeli alıp küçük bir ekmek arasına koyarak mutfaktan çıktım . Ayakkabılarımı giymek için dış kapıya ilerledim . Yine her zamanki gibi iş arayışına başlamak için mahalleden çarşıya doğru adımladım . Günlerim böyle bir kaç gün daha sürüp gitti aradan geçen bir haftanın sonunda gene çarşıda umutsuz dolaşırken bir banka oturdum . Gelip geçenleri izlerken elimi cebime götürdüm ve cüzdanı çıkarıp içinde ne kadar param olduğuna bakarken cüzdanın arka gözüne sıkıştırdığım kartı çıkarıp bu ne der gibi kartın yüzüne baktım . Hayatımda o kadar kafamı meşgul eden şeyler vardı ki yağız Demiray’ın verdiği kartı dahi unutmuştum . Adama bir de ayı demiştim bu işsizlikten son çare Yağız Demiray’ın iş teklifini kabul etmek ti ama nasıl yapacaktım ben o şirkette . Orada çalışan kızlar beni çiğ çiğ yer ve ben ne okul okudum ne de o tarz yerlerde çalışmayı bilirim . Ama bildiğim çok iyi bir şey var biraz daha iş bulamaz sam abim geldiğinde beni çok kötü yapacağıydı . El mecbur diğer cebimdeki telefonu çıkararak kartın üzerindeki numarayı telefonuma yazarak numarayı çevirdim ve ahizeyi kulağıma götürdüm . Sanki birinden gizli bir iş yapıyor bir şey saklıyor muşum gibi elim ayağıma dolandı ve içimde tarifsiz bir duygu heyecan korku merak tüm duyguları aynı anda yaşadım ta ki " Alo " diyene kadar . " Şey ben duru şu geçen gün yardım ettiğiniz ve iş teklifi için kart verdiğiniz kız . " sesim o kadar aciz ve kısık çıktı ki kendi sesimi bile zor duydum . Sessizlikle geçen bir kaç saniyenin ardından , " Evet dinliyorum " Ne evet dinliyorum ya zaten burada konuşmak için savaş veriyorum ne için aramış olabilirim sence ayı diyerek gene kendi kendimi sinirlendirmeyi başardım . " Şey ben iş teklifinizi kabul etmek için aradım eğer hala uygunsa kabul etmek istiyorum . " " Hm’m bir bakayım ... Evet boş yerimiz var en erken bu gün ya da yarın sabah holding e gelebilirsen işlemleri yapmaya başlarlar . " " Tamam gelirim " dedikten sonra telefon bir anda suratıma kapandı . Bu sefer etrafa aldırış etmeden telefonun ekranına bakarak süzme katıksız ayı diyerek söylendim ve telefonu cebime geri koydum . Bir insan neden telefonu surata kapatır ne cins insanlar la karşılaştırıyorsun beni rabbim diyerek oturduğum yerden kalkarak eve doğru yolları uzatarak yürümeye başladım . Aklımda yarın ne yapacağım düşüncesi vardı hiç bilmediğim bir yerde hiç alışık olmadığım kişiler ile aynı ortamda bulunma düşüncesi bile gerim gerim gerilmeme neden oluyordu . Ama ne olursa olsun bu sefer yılmaya niyetim yoktu . Şartlar ne olursa olsun benim bu işe ihtiyacım vardı . En kötü ne olabilir ki hiç olmadı yerleri siler toz alırım bu bile bana yeter en azından yapmadığım iş değil diyerek kendimi cesaretlendirmeye çalıştım . Eve geldiğimde kapıyı açıp ayakkabımı çıkararak içeri girdim odama doğru geçerken oturma odasına bakındım ama boştu demek ki annem evde değildi . Pek de umurumda olmadı oturma odasının kapısından kafamı ayırarak odama doğru ilerleyip girdim ve kapıyı örtüp yatağa doğru ilerleyip oturdum . Bir süre sonra yatağa uzanarak gözlerimi yumdum . Çalan kapının zili ile gözlerimi ovuşturdum . Uyandığım yataktan kalkarak kapıya doğru ilerledim . Kapıyı açınca ....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE