Bölüm 6

662 Kelimeler
Kemal'in gitmesiyle biraz rahatladı. Banyo yapıp temizlenmeden yatağına uzandı. Önceki geceki iniş çıkışlar vücuduna ağır bir zarar vermişti ve hemen uykuya daldı. Uyandığında güneş batmak üzereydi. En sevdiği kırmızı elbisesi dün gece Kemal tarafından parçalanmıştı. Ağrı ve acı çeken vücudunu dolabına sürüklemekten başka çaresi yoktu. Sıcak su dolu bir küvet hazırlamak için kalkmadan önce kapısı hızlı vuruldu. "İçeri gel," diye cevap verdi nazikçe. Daha önce hiç görmediği bir hizmetçi kız odasına girdi. "Bu mektubu Bakan Bey size gönderdi efendim!" "Peki, teşekkür ederim." Hizmetçi mektubu uzattı. Döndü, titreyen parmakları arasında beyaz, üzeri kırmızı mühürlü zarfı tuttu. "Bir emriniz var mı efendim." "Yok, gidebilir... Şey, bir dakika lütfen. Banyoyu benim için hazırlar mısın?" diye istekte bulundu Döndü. Son anda aklına gelmişti. "Tabii efendim, şimdi hazırlıyorum," dedikten sonra banyoya girmek üzere yönünü dönmüştü ki ayağının altındaki kırmızı kumaş parçalarına takılıp tökezledi. "Affedersiniz, şimdi temizliyorum," dedi ve halının üzerindeki kumaşları toplamaya başladı. Döndü, Kırmızı kumaş parçalarını hizmetçi kızın parmakları arasında gördüğünde yanakları kıpkırmızı kesildi. Utanmıştı. Geçirdikleri o zevkli dakikalar ona hep bir utanç kaynağı oluyordu. Nasıl olsa hizmetçi bakandan ona mektup getirdiğine göre bakanla arasındaki ilişkiyi biliyor olmalıydı. Bu nedenle kıza bir şey demedi ve işini sessizce bitirmesini bekledi. Hizmetçi kız elindeki kırmızı kumaş parçalarıyla banyoya girdiğinde, kendisi de mektubun mührünü açmaya koyuldu. "Sevgilim, senin yanından ayrılalı o kadar az bir zaman geçmesine rağmen seni öyle özledim ki! İnan kokun burnumda tütüyor, sıcaklığını halen bedenimde hissediyorum. Aklımda, senin varlığın ve tatlı zevk dakikalarımız varken kendimi işime vermekte zorlanıyorum. Vatandaş benden hizmet bekliyor. Bense zamanımı seni düşünerek ve sana ne zaman kavuşacağımı, tatlı vahanda ne zaman susuzluğumu giderip dinleneceğimi düşünmekle geçiriyorum. Seni düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Yaklaşan düğün tarihim bile buna engel olamıyor. Senin yerine nişanlımla gerdeğe girecek olmam benim için dayanılmaz acı kaynağı. Gerdek gecesi benim için bir zulüm olacak! O gece beni yalnız bırakmayacağını umuyorum. Bunun için bir fikrim var. Balayını geçirmeye gideceğimiz otelde sana da oda ayırttım. Otele gittiğinde iletişime geçeceğin ilgili kişinin adını mektubun sonunda yazdım. Lütfen dediklerimi harfiyen uygula. Düğünden bir gün önce otele gidip yerleşmeni, hesabına yolladığım parayla, adını yazdığım butiğe gidip orada benim beğendiğim gelinliklerden birini almanı ve beraberinde götürmeni rica ediyorum senden. Ayrıca senin üzerinde görmekten çok hoşlandığım kırmızı iç çamaşırlarını, dantelli geceliklerini, tüylü terliklerini, güzel saç tokalarına da valizine koymanı istiyorum bebeğim..." Döndü, kendini mektubu okumaya vermişken hizmetçinin uyarı mahiyetli öksürüğü ile kendine geldi. Başını kaldırıp kıza baktı. "Efendim, banyonuz hazır. Başka bir isteğiniz var mı? " Hayır, gidebilirsin. Çok teşekkür ederim. Lütfen kimse beni rahatsız etmesin." "Tamam efendim." Mektupta Kemal'in daha birçok istekleri yazılıydı. Döndü Gama, içi burkularak dudaklarında mahzun bir gülümseyişle, göz pınarlarındaki ufacık minicik gözyaşlarıyla okudu bitirdi mektubu. Ona aşık olmayı o istememişti. Boş bir anına, acılı bir zamanına, kanayan bir yürek acısına denk gelmişti Kemal'le tanışması. İlişkilerinin buraya geleceğini asla düşünememişti ve asla da istememişti. Böyle gizli kapaklı buluşmalar, sevişmeler... Sürekli bir yakalanma korkusu içinde yaşamayı elbette ki istemiyordu. Kemal'in nişanlı olması onu istememesi için yeterliydi ona göre. Peki o nişanını atabilir miydi? Hayır atamazdı. Kemal bakandı. Devlet adamıydı. Nişanlısından ayrılması sansasyon olurdu. Partisi böyle bir karar almasına asla izin vermezdi. Nişanlısından ayrılamıyorsa Döndü'den ayrılabilir miydi? Evet,elbete. Döndü'den ayrılması en doğru hareket tarzı olacaktı hem Kemal için hem de Döndü Gama için... Ama asla böyle bir niyeti olmamıştı. Bunun için Döndü Gama defalarca izini kaybettirmeye çalışmış Kemal'den uzaklaşmış, başka şehirlere gitmişti. Oralarda kendine yeni bir hayat kurmaya çalışmıştı. Ama her defasında Kemal, tuttuğu adamlarla onu eliyle koymuş gibi buldurmuş ve İstanbul'a geri getirmişti. "Ben seni bırakmadıkça sen beni bırakamazsın güzelim! Bu ilişki ben bitti demedikçe bitemez tatlım," diyerek sürekli Döndü'yü bir çıkmazın içinde yaşamaya mahkum etmişti. Kemal'in bir geleceği vardı ama ya Döndü'nün geleceği? Bekâretini, masumluğunu almıştı elinden! Canı ne zaman onu istese sorgusuz sualsiz çıkıp gelir, bedeninden nasiplenirdi. Hoyratça sevişirdi. Zamanla Gama da Kemal'in sevmelerine alışmış, onun arzularına karşılık vermeye başlamıştı. Kalbine ve bedeninin şehevi isteklerne söz geçiremeyeceğini anladıktan sonra kendini olayların akışına bırakmıştı. Anı yaşamaya başlamıştı. Ne yaşanması gerekiyorsa onu yaşayıp tüketiyorlardı. Hayatları böyle devam ediyordu. Kemal İstanbul'a gelemediği zamanlar döndü Ankara'ya geliyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE