Lucretia onu kurtarmışti... Herşeye rağmen içinde iyi olan bir taraf vardı elbette bundan hoşnut değildi. hangi kötü içindeki bu iyi taraftan hoşnut olurdu ki... bunun tek sorumlusu Dep' ti , o masum kız. Bütünüyle içinde yer kaplamamış olsada bir parçasında hala o arkadaşları olduğunu düşündüğü kişiler için endişeleniyordu olmaması gereken bir şeydi... Yapmaması gerekiyordu lucretia asla ardına dönüp bakmamalıydi. Ama bir süre kendini bulmaya çalıştığı o süre zarfında Dep içinde bir parçayı kendine benzetmişti.
Şimdi yanı başında yatan bu iblisde bunun kanıtıydı kahin odaya girdiğinde lucretia sanki bir suç işlemiş gibi iblisten el verdiği kadar uzaklaştı gözlerini kaçırarak 'iyi olacak mı?' dedi kahin lucretia nın tam tersi bir ifadeyle güldü bu sefer şeytanın bacağını kırdı dedi ardından kendi yaptığı espriye sadece kendisi kahkaha attı. Kimsenin gülmediğini farkedince bozuntuya vermedi. Lucretia göz ucuyla Kharona bakti.. hala onun için endişe ettiğine inanamıyordu büyük bir yenilgiyle yanıbaşındaki koltuğa çöktü.
Aklına hiç olmadık bu zamanda Gardeel gelmişti hatırlamamak ona koyuyor du neden dedi içinden neden tanımamıştı kendisini... kahin sanki içinden sorduğu soruyu duymuş gibi gözlerini lucretia ya dikti. ' bazı şeyler'dedi 'gerçekleşmesi için zamanını bekler senin tek yapman gereken diyer kötülerin yapmadığını yapmak sabretmen gerek...'
Lucretia sesini çıkarmadan odadan çıkmak için kapıya yöneldi 'birşey olursa kahin bana haber verirsin' kapıyı açıp ardından serçe kapattı. Hemen karşısında Peccattum'u gördü 'birde senin sapıklığını çekemem çekil önümden' dedi at kırılmışcasina bal köpüğü gözlerini Lucretia'ya dikti 'neden'dedi oldukça hüzünlü bir şekilde. Lucretia bir an pişmanlık duyarak 'sinirliyim o yüzden' dedi Peccattum kırgın bakışının aksine kizgin bir şekilde 'haaa... sinirli olduğun hiç mi erkekleri kurtarıyorsun benden başkalarına bakıyorsun' dedi Lucretia ilk başta bu sapık atın ne dediğini kavrayamadi ... Hemen ardından büyük bir zeka örneği göstererek kurtardıgi iblisi hatırladı...
Şuan belki asla gulemeyecegini dusunsede Peccatum'un kiskaclikla çikan sözleri onda kahkaha atma isteği uyandirdi. Peccattum bunlada yetinmiyor daha fazla ileri gidiyordu.
atin sahibine hesap sormasi cok doğal bir şeymiş gibi 'bu giyindin elbisede neyin nesi ' dedi...
lucretia daha fazla dayanamayarak güldü 'tanrı aşkına sen ne saçmalıyorsun çekil önümden' dedi hafifçe Peccattum u iterek kızgın bakışlarını görmezden geldi. Yorgun adımlarla ilerledi bir de işi gücü yoktu bununla mı uğraşacakti.....
****
Gardeel şaşkın şaşkın biraz önce önünde gerçekleşen olayı düşünüyordu. Lucretia gelmiş ve onun sadık köpeğini kendi dostu olarak nitelendirmis gözünün önünde kurtarıp götürmüştü. Bütün bunları sebebi neydi? Gerçekten Dep o masum kiz, sevgilisi Luci olabilir miydi? bir an böyle bir şüpheye düştüğü için kendine kızdı bir kere o sevgilisini her halikarda tanirdi.
Bir kere luci nin ruhu mercan rengiyle cam göbeği sarmalindan oluşuyordu.
Ruhunun ışığı hem denizi hemde sıcaklığı hissettiriyordu sanki ateş ile su bir araya gelmiş bütün o zıtlıkları na rağmen mükemmel bir birliktelik oluşturmuştu... Cennet ve cehennem gibi birbirine zıt ama birbirini tamamlayan....
işte bu yönüne aşık olmuştu ya onun... Lucretia onun için hayat demekti. ölümüde yaşamı da içinde barındıran bir gerçeklik hayat buydu lucretia buydu. Uğruna düşmeyi göze aldiği aski buydu...
Iç geçirerek camın önüne geçti bir süre boyunca dışarı seyretti yağan kar sanki kendi yüreğine yağıyordu ama daha düşmeden buharlaşmak ta neyin nesiydi...
orası yangın yeriydi orası arafti orası kendi cehennemiydi...
kapi calindi gelen Bas Vitamdi.
'Gardeel!' diye seslendi Bas Vitam...
Gardeel umursamadi. ' ne diyorsan de ve git!'
bu saygisiz cevaba bozulsada bas vitam dikkate almamaya calisti..
'Bir sahtekâr Lanetli olduğunu iddia ediyor ve bazi öğrencilerimiz de ne yazik ki ona yardim ediyor.' dedi
Gardeel'in dikkatini çekmeyi basarmisti.
'Nasil yani?' dedi merakla.
Vitam daha önce prova ettiği şekilde sinirlenerek Gardeel'e doğru yürüdü 'sana o efsaneyi dallandirip budaklandirmamani söylemiştim sen ne yaptin herkesin dikkatini bu yöne Çektin ve simdi bir öğrencimiz kendini lanetli saniyor!'
Gardeel başta şaşırsa da sonradan toparladı elbette o kızın lucretia olduğunu düşünmüyordu sadece küçük bir ihtimal vermişti ve şimdi bu küçük ihtimalin düş kırıklığını yaşıyordu. Belki diyordu içinden belki bir ihtimal de olsa o benim Luci'mdir.
'Ne yapmam gerekiyor' dedi Bas Vitam'a...
' elbette bu durumdan seninde rahatsız olduğunu düşündüm' Vitam'in sözlerini başıyla onayladı düşmüş melek...
' bu saçmalığın seninde benim gibi son bulmasını istediğini düşünüyorum' tekrar kafasıyla Gardeel'in kendi sözlerini onayladigini görünce devam etti. 'Bir pusu ' dedi ağır ağır ilerleyerek odadaki büyük koltuğa oturdu derin bir soluk aldıktan sonra meleği baştan ayağa süzdü geldiği günden daha yorgun daha bitkin görünüyordu...
Sözlerini hazmetmesini bir süre bekledikten sonra ' sözde lucretia olan bu kız sana aşık rolü yapması gerekiyor ve biz de bundan yararlanacağız'
Melek merakla ilkkez konuştu. 'Nasil?'
Vitam keyifle gulumsedi. ' onu hatırladığını söyleyip bir yere çağıracaksın tabi biz bu yeri önceden belirleyeceğiz ve sen onunla buluşmaya gittikten sonra bir bahane bulup odadan çıkıcaksın sonrasını bize bırak onu savunmasız yakalamalıyız aksi taktirde şaşırtamazsak gücünü sabote edemeyiz.'
'peki onu nasil yeneceksiniz?' dedi Gardeel.
' seni kandırmaya çalışan bir yalancı için uygun bir ceza olacak madem lucretia olduğunu düşünüyor öyleyse onun gibi bir son yakışır' dedi
Gardeel adeta tisladi 'Azlediciler' ....
Azledicilere nefreti bu yalancidan daha fazlaydi. ' hayır onlardan yardım almayacağım' diye gürledi.
Vitam bu ani tepkiden dolayı yerinden sicradi. planladığı şey hiç kolay olmayacakti. Sıkıntıyla nefesini dışarıya verdi.
' bir düşün eğer böyle bir ceza vermezsen daha bunun gibi birçok sahte lucretia çıkacak hangisi ile bas edeceksin Gardeel' dedi.
Bu konuda Gardeel Vitam'a hak verdi.
Bu sahte lucretia bile onu bu kadar sarkmışken daha birçok karşısına gelen kendisinin luci olduğunu idda eden bütün o sahteliklerle nasil bas edecekti...
' tamam' dedi yorgun bir şekilde '
Başka söyleyecek bir şeyin yoksa git'
bütün bu olanlar onu yeterince yormuştu...
O sadece sevgilisini lucretia yi istemişti. bu hayattan çok şey mi istemiş oluyordu..
****
Obelia 'Lux' diye inledi. melezin de dikkatini çekecek bir şekilde.
'ne oldu?' dedi melez bıkkın bir halde günün her dakikasi ölülerin hayatlarini ve söylediği şeyleri dinlemekten bıkmıştı..
'Burada bir kiz var '
'EE nolmus' dedi Lux sesinden pekte umursamadigi anlaşılıyordu.
Obelia ısrarla bir şeyler anlatma peşindeydİ. Kaslarini çatti kirmiziya dönmeye başlayan saclari onun sinirlenmeye basladigini gösteriyordu. Melez basini kaldirip Obelia'ya bakmadığı için bunu fark etmedi.
'Adının Nataline Olduğunu söylüyor' Lux yine aynı umursamazlıkla 'Ee...' dedi.
Obelia basta melezin bu tavrına daha çok kızsada devam etti. 'Kharonla ilgili bir şey anlattı.'
Bu sefer Melezin dikkatini çekmişti.
'ne anlatti?' dedi Lux... Sonunda dikkate alınmaktan hoşnut
'Kharon'un tehlikede olduğundan bahsetti... Bir pusu hakkında birşeyler söylüyor'
Lux omuzunu silkti... 'bir ölü neden bir iblise yardım etsin ki bu çok saçma'
Obelia da ona katıldığını gösteren bir şekilde başını salladı.
Bir süre karsısında ki duvara bakıp hemen ardından inledi..
'tanrım Lux bu anlattıklarına inanamayacaksın'
Lux umursamazca omuzunu silkip 'o halde anlatma' dedi önünde ki ise devam etti.
Obelia sinirle tirnaklarini avucuna geçirdi.Şimdi saçları kan kırmızısıydı.
'Bu kız O lanet iblisten kurtulmak için intihar etmiş ve simdi olup yanina gelmesini istemiyor'
'ona inanmiyorum' dedi Lux lçok rahat bir tavırla arafta kalan ölüler hep yalanci olur...
'Bunu nerden biliyorsun?' dedi Obelia Lux'un bu katılaşmış kanısına karşı çıkarak.
'çünkü' dedi Lux 'bende bir zamanlar onlardan biriydim' ...
****
Diğer yandan Vitamların planı tıkır tıkır işliyordu. Gardeel onlara kanmıştı. Çok yakında bu sorunlardan da kurtulacak eski kudretine kavuşacaktı. Bu savaşı bu kadar kolay kazanabilmesi onu oldukça şaşırtmıştı ya efsane çok abartılmıştı ya da vitamların zekasi azımsanmayacak kadar büyüktü.... böbürlenmenin en büyük hata olduğunu bilmeden kendini kendi zekasını övüp durdu içinden...
Gardeel kararını uygulamaya geçmeden önce elinde ki zarif bronşa baktı. Lucretia'nın ruhunu yansıtan bronş aynı ruhu gibi cam göbeği ve mercan renginden oluşuyordu. Mercan renginde ki çiçeğin etrafını sarmalayan can göbeği sarmaşıklar vardı. Altın rengi bir iğnenin üzerine tutturulan süs belki de sevgilisinden geriye kalan tek somut şeydi...
Gözünde ona bu hediyeyi verdiği ilk an canlandı.
Gece o gün ne yıldızları ne de ayı barındırmıştı gökyüzünde.... Havada yoğun bir sis vardı.Bu puslu gecenin en güzel hediyesi kendisine doğru koşan peri kızıydı. Saçları rüzgardan açılmış etrafında dalgalanarak uçuşuyor onun varolmayacak kadar güzel olduğu gerçeğiyle sarsıyordu.... Belki de bedeninden geriye hatırladığı tek şey o güzelim güneşin batışında ortaya çıkan turuncu rengi saçlarıydı. Dep olacak kızın bu yalanına inanmak istemesi de şüpheye düşmeside o saçlardan kaynaklanmıyor muydu sanki... Aynı renkte ki o güzelim saçlar... İlk geldiği gün dikkatini çekmişti.
Nedensizce dokunuşlarını hatırladı sevdi kadının... Bedeni unutmadık dercesıne kasılırken meleği oldukça güç bi durumda bırakıyordu.
zonklayan erkekliğine inat sevdiği kadını düşünmeye devam etti.. kendisinin ellerine teslim ettiği o geceyi hatırladı.... Roma'nın zamanından kalma beyaz bir elbisesi vardı. Altın kuşağının incecik belini ortaya çıkardığını hatırlıyordu. Evliydi kadını o dönemde hem de o adamdan bir bebeği vardı...
Kıskançlıktan kuruyan boğazına inat yutkundu. Mermerin üzerinde ki kürke uzanışını Luci'nin ona kendisini sunmasını hatırlamaya çalıştı...
Şöminenin alevinden çıkan loş ışık insansı bedenini kutsal bir şeye dönüştürüyordu sanki...
'Gardeel' diye inleyişini o aurasının yani ruhunun sarmal renklerinin kendi bedeni altında titreştiğini hatırladıgında erkekliği ona büyük bir acı vermeye başlamıştı..
'Lanet olsun' diye inleyerek düşüncelerini uzaklaştırmaya çalıştı.
O dönem hatırladığı başka şeyse Lucreta'nın evlerinin baskına uğrayıp kocasının kendisinin hatta çocuğunun Azlediciler tarafından öldürülmesi oldu...
Yetişememişti....
***
Lucretia başta Gardeel'den gelen habere sevinip eline aldığı parşomenti kalbine bastırdı.
'Sonundabuluşmak istiyor' Dedi hüzünlü çıkan sesiyle...
Obelia Dep'te ki bu değişime şaşırsada Lux'un şok olmuş bakışlarını alt edemeyeceğine emindi.
'Gitmeyeceksin herhalde' dedi endişeyle...
Obelia'nın anlattıkları azımsanmayacak şeylerdi.
Nataline denilecek o araftaki ölü bütün bunların doğru olduğunu kanıtlamak için kendi geçmişini anlatmıştı. Kharon için onaylamak güç olmuştu herkes onda ki acı dolu bakışı farketmişti.
'birmelezdimbenKharondaiblismiş. Tabibenne yarı melekolduğumubiliyordumnedeonuniblisolduğunu.Deligibi seviyorduk birbirimizitakibenonakendimisunmayakarar verdiğimde onuniblisolduğunuöğrenenekadar. Buradameleklerinpayıazımsanmayacakkadarbüyüktabi... Kharonhırsyaptı.. Zorlabenimlebirlikteoldubendesonucundakiacıyadayanamayıpintiharettim bedenim biriblistarafından kirletilmişti... odünyayasürgünedildi... Biliyorsunuziblislerlemeleklerinbirlikteliğiyasakbumelezdahiolsa'dedi acı dolu bakışlarını Obelia'ya dikerek... 'bende arafı boyladımintiharettiğimiçin' diye sözlerini bitirdi gözlerinden durduramadığı yaşlar akarken...
Bunları öğrendiklerinde Lux ve Obelia'nın ilk yaptı okuldan kara ormana kaçmak olmuştu.
Lux 'Sana okuldan kaçmaya göze alıp bunun bir Tuzak olduğunu söylemeye geldik ve sen hala gideceğini mi söylüyorsun' dedi kızgınlıkla.
Lucretia gülümsemeye devam ederken gözleri acıyla parladı ilk yaş kalbinin sızısını ilk o zaman gösterircesine aktı...
'Sevgilim beni çağırıyor'dedi yorgun yenilmiş bir halde 'Bu davet ölüme dahi olsa gideceğim'