Lavinya, arabadan indiğinde hastanenin beyaz ışıkları gözlerini kamaştırdı. Yıldırım ise tek kelime etmeden onun yanında yürüyordu. Kararlı, hızlı adımlarla acilin kapısından içeri girdiler. Lavinya, ellerini karnında birleştirmişti; sanki hem ağrıyı bastırmaya hem de huzursuzluğunu gizlemeye çalışıyordu. Bekleme alanına yöneldiklerinde Yıldırım görevliye dönüp kısa ve sert bir şekilde konuştu: “Kadın doğum. Acil.” Görevli hemen yönlendirme yaptı. Lavinya başını kaldırıp Yıldırım’a baktı. “Gerek yok… Belki de sadece yorgunluktandır.” Yıldırım, gözlerini kısmış, kaşlarının arasındaki çizgi derinleşmişti. “Bunu doktor söyler. Hadi.” Lavinya içini çekti ama karşı gelmedi. Muayene odasına alındığında Yıldırım kapının dışında bekledi. İçeriden gelen hafif konuşmalar ve tıbbi aletlerin se

