9.b.

1283 Kelimeler
Mithat gördüğü mermer gibi dene tezat bordo iç çamaşırlarla titredi. Vücudunda kıpırdamalar hissetti. Mithat karşındaki bakır saçlı kızın yüzüne bakışlarını çevirdiğinde kaşlarını çattı. Sinirle" artık başkasıyla olmanda unrumda değil sadece çocuklarımı doğur yeter" dedi . Sözleri biter bitmez Berfin'in dudaklarına yapıştı. Berfin dudağına yapışan kalın dudaklarla dondu. Olanları anlayamıyordu. Mithat'ın sert elleri vücudunda dolanmaya başlayınca titremeye başladı. Mithat dudaklarına dokunduğu kar parçasının tepki vermemesine kızıp dudaklarını ısırdı. Berfin dudağının ısırılmasıyla inledi. Berfinden çıkan sesle artık dayanamayacağını düşünen Mithat hızla Berfin'i yatağa itti. Yatağa düşen ve saçları  çarşafın sütünde yılan gibi yayılan Berfin ile vücudundaki kanın sadece alt bölgesine aktığını hissetti. (Rahatsız olanlar burdan sonrasını okumasın aşağıdaki logodan devam etsin lütfen) Üstündeki havluyu yere savunmasıyla Berfin'in gözlerinin büyüdüğünü görünce gülerek " ne oldu beraber olduğun piç benim ki kadar büyük degil mi" dedi duygularını esir alan kıskançlık ile.. Berfin duyduğu sözlere inanamayıp gözlerini kapatmakla  buldu son çareyi.. Mithat boynunu öpmeye başladığı kızın verdiği tepkileri umursamadı 2 gündür yaşadığıkları zaten yetmişti. Bir aile kurmak için birini sevmek ya da duygularına sahip olması gerektiğini düşünmüyordu. Sevmek denilen o duyguya aşk denilen saçmalığa artık ne inancı ne de duygusu kalmıştı. Zaten hisler insanları aldatır ve dogru bildiklerinden uzaklaştırır yanlışa götürmez miydi? Adem babamızın , Havva annemize  birşeyler hissetmeseydi cennetten kovulmayacak ve huzurlu bir ömür sürmeyecek miydi? Aşk insanları su damlalarının yerde çıkardığı ses gibi yıpratıyordu. Yavaş yavaş ve acı vererek.. Berfinin üstündeki sütyeni hırsla ortandan ikiye ayırmasınyla karşındaki tepecikler özgürlüğe yuvarlanmış gibi ortaya çıktı. Altındaki kızın aldığı nefesler artıkça tepecikler dalga dalga yüksekliyordu. Dudaklarını  zehre buladı bir çocuğun açlıkla annesini göğüslerine yapışması gibi yapışıp emerken diğer eliyle diger tepecikle oynuyordu. Parmak ucundaki tepecikle yeterince oynayınca diğerine hızla dudaklarını buluşturdu. Sonunda altındaki organın artık zapdedemeyeceğini anlayınca  elini iç çamaşırına attı ama aynı zamanda başka bir elin elini tutmasıyla bakışlarını Berfin'e çevirdi. Berfin artık ne hissettiğini bilmiyordu.  Kocası denilen adamın vücudunda yaptığı şeyler ile kadınlığı ihtiyaç ile kavrulsa da aklı yapamayacağını söylüyordu. Berfin son bir cesaretle  kocası olan adamın elini tuttu. Bakışları kendine dönen kocasıyla yutkunup " lütfen canımı yakma" dedi korku bir kör gibi düşmüştü zihninin derinliklerine.. Mithat altındaki kızın korkmasına şaşırıp " sanırsın ilk defa biriyle beraber oluyorsun" derin bir nefes alıp umursamdan elini çekip iç çamaşırını çıkardı. Hazır olan erkekliğini altındaki mermer parçasına itti. Yaşadığı darlıkta aklı kayıyor, vücudu kasılıyordu. İmkansızdı istemiyordu biriyle beraber olmamış  olsa söylerdi. Diyip düşüncelerini değiştirmemeye çalışıyordu.  Aklındaki düşünceleri boşverip anın tadını çıkarmaya  düşündü. Kızın korkuyla kendini kastığını  anlayınca dudaklarına yapışıp yavas yavaş öpmeye devam etti. Yavaşça altındaki karısına kendini ittince  kar parçasının kendini öpüşmeye bırakıp gevşediğini farkedince  dudaklarına daha hırsla yapıştı kendini tamamen özgürlüklere bıraktığında karısından ufak bir çıkmıştı. Sonundan kısa bir tempo oluşturduklarında zirveye yaklaşmıştı ama karısını bekliyordu. Sonunda karısının geldiğinde kendini bu kadar kavramış özgürlüklere  kendi parçalarını bıraktı. Sonunda nefes nefese karısını yanına attı kendini. (Burdan devam edebilir isteyenler) Karı koca yanyana nefeslerini verirken Mithat aklına bir anda zorlandığı an geldi ve o çığlık içinden yok artık diyip hızla yataktan kalktı karısına bakıp" yataktan kalkabilir misin" dedi çekinerek.. Berfin kasıklarındaki ağrıyı umursamayıp kocasının ilk defa ricasına ayak uydurup kalktı . Sonra yavaş adımlarla kendini suyun altına attı. Ne olmuştu da kendine emirler yağdıran adam bir anda rica etmişti " dengesiz" diye mırıldandı. Suyun yağmur damlaları gibi vücuduna akması vücudundaki ağrıları azaltıyordu. Sıcaklığı istediği kıvama getirip içinden " dedikleri kadar acımadı " diye geçirdi.. Mithat  banyoya ürkek adımlarla giden karısına bakmayıp hızla battaniyeyi fırlattı ve çarşaftaki mührü gördü. İliklerine kadar şaşkındı. Bu mühür karısın da vardı neden kendini isteniyordu. Neden kaçıyordu. Neden bir anda kalbi teklemişti. Bozuk motorun yağla buluşması gibi hızla çalışmaya başlamıştı. Sadece gülmek ve banyodaki kar parçasıyla suyun altına girmek istiyordu. Artık düşünmeyecekti. Düşündükçe canı yanıyordu planladıkça hayat dalga geçip kendi planlarını yerine koyuyordu. Hızlı adımlarla banyoya girmesiyle karısının suyun altındaki vücudunu izledi. Kısa bir süre de olsa kendi haline bıraktı.   Kısa bir izlemeden sonra  içeri girip çarşafı yataktan çıkardı temiz bir çarşaf serdi. Baksırını üzerine çekip uzandı . Banyondan çıkan Berfin yataktan uzanmış kollarını basyının altına almış sessizce uyuyan kocasına kısa bir bakış attı. İç çamaşırını giyip beyaz geceliğini üstüne geçirdi. Sessiz adımlarla  yatağa girdi. Yataktaki hareketlilikle düşüncelerinden sıyrılan Mithat kollarını arkasını kendinisine dönmüş karısına sarıp kendine çekti  saçlarına burnunu yasladı. Bir eroinman gibi içine çekti. Berfin bir anda kocasını kollarında kendini bulmasıyla kurtulmaya çalıştı. Mithat " artık kocanın kollarına ve dokunuşlarına alışmaya çalış karıcım" dedi sonuna sahiplik ekini ekleyerek.. Berfin karıcım lafıyla  gözlerini yumdu. Karıcım artık bu adama bu odaya bu konağa alışmalıydı.. Mithat kahvaltıya oturduğunda karısın da hizmet için ayaklanmasıyla" nereye" dedi. Uzaklaşmasın istiyordu . Karısını sessizliği ,güzelliği  ailesine karşı davranışları hoşuna gidiyordu . Ama kendisini bu konağın hanımı olduğunu anlamaması  hizmetçi gibi çalışması sinir oluyordu. Evlenen kadar bir şey dememişti. Ama tamamen karısı olmuştu artık hanım ağalığı öğrenmeliydi. Berfin kocasının sorusuyla masadaki kaynanası kayınbabası ve  Berdan babası Ziya bey ve annesi bedriye hanım ve Berdan'ın iki kardeşi   Kazım , Kadir ve  bir kız kardeşi olan Bahar'a bakıp utanarak " mutfağa yardım için .." dedi sonuna doğru sesi içine kaçarak. Masadaki ölüm sessizliği ve Bedriye hanımın bakışlarından bunalan Mithat istemeden de olsa sesini yükseltip" otur oturduğun yerde sen bu evin hanım Ağasının sana düşmez" dedi bariton sesiyle.. Masadakilerin bakışların kendisin bulmasıyla gözleri dolan Berfin yerine oturup" gerizekalı  " diye mırıldandı istemeden. Mithat kendisine söylenen sözü zorda olsa duyup şaşırdı içinden bu kız bana cevap verebiliyor mu diye geçirdi.  Amcası Ziya  bey masada olanları umursamayıp derin bir nefes verip  bakışları masada tutarak "Mithat  ağa  cenaze ne zaman gelecek " dedi titreyerek. Murat Ağa kardeşinin çektiği acıyı gördükçe içi parçalansada oğlunun gerekeni yaptığını biliyordu. Mithat gelen soruya şaşırıp " ne cenazesi" dedi. Üçüncü çocuk olan Kadir hiddetle sesinin tonunu ayarlayamayıp " abimin cenazesi tabi sen unutmuşsun ama biz unutamayız" dedi dik başlıkla. Murat Ağa oğluna bağıran yeğenine " kendine gel hatsız karşında ağan var arkadaşlarınla konuşmuyorsun " dedi elini masaya vurarak. Bedriye hanım gözündeki yaşların dökülmesine aldırmayarak"  Ağa falan değil o katil " dedi kendini tutamayarak. Murat Ağa hızla ayağa kalkmasıyla Ziya bey" kendine gel hanım kimle konuştuğuna ve cevap verdiğine dikkat et" dedi . Bedriye hanım itiraz edecek iken Mithat hizmetçinin çayını doldurmasıyla "Sultan abla siz kızlarla bir içeri geçin çağıran kadar gelmeyin" dedi.   Kadir ayağa kalkıp " anam doğru söylüyor " diyince .. Murat Ağa " Kadir " diye kükredi adeta.. Hizmetçilerin gitmesiyle  Mithat" otur lan yerine kime dikleniyorsun sen " dedi otoriteyi kurarak. Kadir babasının bakışlarıyla tekrar oturduğunda Mithat amcasına dönüp " amca cenaze falan yok" dedi. Ziya bey oğlunun acısına duyduklarıyla " yapma yeğen " diye bildi. Mithat ayaklanıp masaya yaklaşıp " ne yapmayım amca oğlunu öldürüp mu mezara koymayım" demesiyle.. Bedriye hanım bir ümitle " yaşıyor mu" dedi. Mithat sesini alçatıp" beni iyi dinleyin kimse duymaması lazım o yüzden bir kere söylüyorum Berdan ölmedi hatta turp gibi ama artık buraya gelemez gelirse ölmek zorunda  o yüzden onu gönderdim sizde millete cenazeniz varmış gibi davranın  olur mu Bedriye yenge" dedi kadını uyararak. Bedriye hanım Mithat 'ın vazgeçmesinden korkarak " olur olur da bir konuşsam he sesini duyayım daha adını bile duyurmam kimselere" dedi . Annelik iç güdüsüyle.. Bahar duyduklarına inanamayıp" abim yaşıyor mu " dedi sevinçle.. Mithat  kızın  sesinin gereğinden çok çıkmasına sinirlenip" sus kız " dedi ve  Kenan' a döndü" neden anlatmadın amcama" dedi hesap sorarak. Kenan başını eğip" senin sözünü bekledim abi" dedi. Mithat amcasına bakıp" sen adet usulü ne yapmak gerektiğini bilirsin amca Kenan sana anlatır sen de millete duyurmazsın" dedi emin olmak ister gibi. Murat bey duyduklarına inanamayıp " sen ne yaptın oğul başına iş aldın  hükmü yerine getirmeliydin" dedi. Mithat gülüp " getirdim zaten vurdum onu kan aktı bir daha buraya da gelemeyecek benim hükmüm budur şimdi müsadenizle Kenan amcanla konuş çabuk gel" diyip çıktı konaktan.. Hatalarım olduysa affola Yeni bölüm için2 takip 50 vote50 yorum.. Bu beni sınav haftasında beklediğiniz için  erken atmak istedim.        Yazarınız :Zeytan
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE