17.b.

1065 Kelimeler
Berfin çalışanına baktığında Sultan hanım :'' Hoş bulduk hocam bizim derdimiz malum kızım evli çocukları olmuyor . Kızımızda kist varmış bizde sizden medet umduk ''dediğinde. Hoca :'' Tövbe tövbe'' deyip sakalını avuçladı .Hoca:'' ,Allah'ın izniyle yaptığımız işlemle derdinize deva olacağız . Ama hediye bağbından bize vermeniz lazım ki bizde duacınız olalım ''diyerek altta altan para istedi. Sultan hanım kendinden emin bir sesle :'' Hediye ne isterseniz elimizden geldiğince yapacağız hocam ''dedi. Hoca eline kalem kagıt alıp Arapça yazılar yazmaya başladı .sonunda Berfin'e uzatıp ''Sen bunu eve gidince yak sonra külünü bir suya koyup kocan ve sen için sonra deneyin ama haftaya yine gel bu sefer kocanın bir saç delini ve atletini getir ''dediğinde Berfin alık alık bakıp : '' İyide onları ne yapacaksınız hocam dedi. Sultan kızıp hocanın işine karışılmaz deyip yüzlük bir desteyi kasenin içine attı ve haftaya görüşürüz hocam deyip hocanın uzattığı kağıdı aldı ve evin yolunu tuttular. Mithat toplantısını erkenden bitirip ağalarla toplantısına gitti. Eski kayınbabası da bu toplantıdaydı. Mehmet bey kötü kötü bakıp önündeki nargileden bir nefes alıyordu. Toplantı hasat , köylülerin durumu derken bitmiş sohbet başlamıştı. Mehmet bey : '' Mithat ağa kızımdan da ayrıldı ama hala çocuk görünürde yok kısır olmayasın''dediğinde Mithat'ın başından aşağı kaynar su dökülmüştü. Hiddetle yerinden kalkıp :'' Sen ne dersin deyüs yaşını başını almışsın hattını bil ''dediğinde Mehri aşiretinden Merdan gülerek '' Haklı ağam sizin ailede hep bir oyun dönüyor malum Berdan'dan biliyorum ''dediğinde yumruğunu masaya geçirip ''haddinizi bilin karşınızda ağanız var . Ben sizin marabanız değilim. Bir daha benim ve ailem ile destursuz konuşursanız ben size yapacağımı bilirim''dediğinde en köklü ailelerden olan Palalı aşiretinde Abdullah bey : ''Doğru söyler ağa haddinizi bilin . Ama ağam onlarında hakkı var sizde bunu düşünün sizde bir sorun yoktur . Yoksa ilk çocuğunuz düşmezdi . Bence siz bir kuma düşünün yoksa yakında biz karara bağlayıp bu işe el atmak durumunda kalacağız .''dedi. Nefes alışları sinirden artmış elleri titriyordu. Mithat : '' Ben ağanızım kendinizi gelin , ben ne yapılacaksa karar verim. Si iyi bilirsiniz özellikle Mehmet ağa sen şimdi işim var müsaadenizle''diyerek ayrıldı. Eve girdiğinde annesi ve babası terasta karşılıklı kahve yudumladıklarını gördü. Odasına yöneldiğinde Mardin hanım :'' Oğlum gel sana da kahve yapsınlar ''dediğinde sinirleri kat ve kat artmıştı. Kısır demeye başlamışlardı. Yine insanlar her gördüğünde fısıldayacaklardı. Sinirle duymayıp odasına yöneleceği zaman çalışan kıza çarpıp elindeki kahvenin üzerine dökülmesiyle :'' Siktir''deyip kasıklarına yapışan pantolondan kurtulmaya çalıştı . En yakın odaya girdi. Üstündekileri çıkarıyor aynı zamanda :'' Ben böyle işin ''diye söylenmeye devam edip soyunduğunda odaya buz ile giren Mardin hanım: '' Al soğuk tut , kremi de getirsinler sür geçer şimdi iyi misin ''dediğinde . Mithat sinirini annesiden çıkarmak için : '' Umurunuzda mi ? Kocanla kahvenizi için sıkılırsanız önceden yaptığınız gibi bağ evine geçebilirsiz ''dedi . Mardin hanım oğlunun birden değişmesine şaşkınlıkla :'' Ne oldu sana yine eski haline döndün''dedi. Mithat gelen kremi bacağına sürerken gülerek: '' Ne yapacaksın , yardım mi edeceksin güldürmeyin beni , bana benden başkası yardım edemez ''dedi kaşlarını çatarak . Sonunda kremle işi bittiğinde başını kaldırıp annesiyle göz göze geldi . Mardin hanım kendini toparlayıp : '' Ben yardım ederim yeter ki bana anlat '' dedi Mithat gülerek : '' Kısırım bu çözüm hadi ne yapabilirsin bana ne gelir elinden 'dedi sinirle .. Mardin hanım duyduklarına inanamayıp oğlunun yanına oturup : '' başka doktora gideriz tedavi imkanı çok buluruz bir çözüm ''dediğinde . Mithat : '' İkimizde biliyoruz ki başka doktora gidersem bütün herkes duyacak ve arkamda zil çalacaklar ölürüm daha iyi Mardin hanım , her zaman yaptığını yap uzak dur ''deyip toparlandı. Çarşafı beline sardığında Mardin hanım : '' Ben bulacağım bir çözüm sen üzülme''dediğinde .. Mithat gülerek odadan çıkıp kendi odasına girdi. Çarşafı yere atıp kendini yatağa attı gözlerini kapatıp yattı. Berfin hastaneye gizli gizli götürmeli ve tedavi etmeliydi. Çocuk için de bir yol bulmalıydı. Akşam yemeğinde karınsın uyandırmasıyla gözerini açtı Mithat bakışları karısını bulduğunda Berfin kocasının yanaklarını okşuyor sakallarının tenine batma hissini tadıyordu. Berfin '' hadi Mithat kalkda yemek yiyelim bacağın nasıl oldu ? dedi ilgiyle . Mithat karısını bir anda altına alıp : ''Bacağım iyi de , başka bir yerim ağrıyor ''dedi. Berfin duyduklarıyla kızarıp :'' Şimdi olmaz yemek yiyeceğiz .Açım ben hem akşamı bekle ''dedi panikle . Karısının çırpınışları daha fazla tahrik olan Mithat uzun bir öpücükle kendini zorla karsından ayırdı. Gülerek :'' kar parçası sen aşağı in yoksa aç kalacaksın''dediğinde Berfin yataktan kalkıp kocasının yanağına bir buse bırakıp hızla odayı terk etti. Herkes masaya oturduğunda Mithat'ın gözü kapıda bekleyen Fatih'e ilişti. Bahar umursamaz bir ifadeyle yemeğini yerken nişanlısı kapıda bekliyordu. Canı sıkılan Mithat : '' Fatih''diyerek çağırdı. Fatih kendine seslenilmesiyle hızla ağasının yanına geldi. Yanına gelen Fatih ile Mithat başıyla sofrayı gösterip : '' Otur da yemek yiyelim ''dediğinde Fatih şaşkınlıkla : '' Olur mu Ağam ben mola saatinde yerim''demekle yetindi. Mithat tekrar yeri gösterdiğinde çekinerek de olsa oturdu. Mithat karısından bir bardak su isteyip : '' Fatih yarın şirkete gel orada çalış artık akrabayız . Yerine de birini bulursun sen , güvenilir olsun''dedi. Fatih başıyla onaylayarak emredersiniz ağam dedi. Gelen suyu dudaklarına götüren Mithat aldığı tatla midesi bulanıp suyu masaya hızla indirdi. Ağzındaki suyu peçetesine tükürüp :'' Bu nasıl su '' diyerek hızla yerinden kalktı. Berfin suyun hepsini bitirmesi gerektiğini düşünüp : '' Bildiğimiz su ağam iç şifadır'' dediğinde olanca siniriyle Mithat : 'benimle dalga mi geçiyorsun Berfin ya düzgün su getir ya da çalışana söyle o getirsin saçma sapan konuşma '' dedi. Berfin herkesin içinde kocasının sesini yükseltmesiyle utanıp köşesine çekildi. Mithat sinirinden erkenden konaktan çıktı. Doktor Oğuz bütün gün hastalarıyla ilgilenmişti. Müstakbel eşi olacak Birgül hayal etmemek için kendini işine vermişti. Ailesine haber vermişti . .Annesi ve babası boşandıkları için ulaşmakta ilk başta zorlanmıştı . Annesi kız ve kız kardeşi avukatı ve aynı evde yaşıyorlardı annesine ulaşamayınca kardeşine söylemişti. O yüzden pek bir tepki alamamıştı. Kardeşi çok sevinmişti . Babası da kendisi gibi doktordu . O yüzden tatil zamanında aramıştı. Babası en kısa zamanda izin alıp geleceğini söylemişti. Düğün başlamadan babası ve kız kardeşi programlarını ayarlayıp gelecekti . Düşündükçe heyecanlanıyordu. Bilgisayardan gözlerinin ağrımasıyla kapattı. Kapının hızla açılmasıyla gözlerini açtı . Karşısında Mithat'ın amcaoğlu Kadir'i görünce şaşırıp kaşlarını çatıp :'' Hoş geldin de kapıyı çalsa miydin ?'' dedi iğneleyerek . Kadir gülüp Oğuz'un yakasından tutup ayağa kaldırdı . ***** Mİthat ve Berfin hakkında ne düşünüyorsunuz ? Doktor Oğuz ve Birgül hakkında ki düşünceleriniz neler ? Düşüncelerinizi eksik etmeyiniz .  Kota 7 takip  - 35 beğeni - 35 yorum   ( (1018 Kelime) yazılmıştır )
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE