Her şey bitmişti. O ruh hastasından kurtulmuştum sonunda. Artık tam olarak özgürdüm. İfademi vermiştim. Şuan ise kaldığım apartmana özlemle bakıyordum. Apartmana girip yavaş adımlarla merdivenleri çıktım. Kendi dairemin kapısına geldiğimde paspasın altındaki yedek anahtarı aldım. İçeriye girdiğimde, klasik olan söz dolanmıştı dilime. "Kendi evi gibi yok insanın. Oh be!" Kapıyı kapatıp ayakkabılarımı ve anahtarları sağa sola fırlattım. Salona girip kendimi kırmızı L koltuğuma atıp derin bir nefes aldım. Özlemişim valla. "Neymiş Eymen efendi? Büyük lokma ye, ama büyük söz söyleme." Kendi kendime kıkırdadım. "Yok ben hep yanında olacağım, yok kimse seni benden alamaz, yok şöyle, yok böyle." dedim. "Ama bak, nasıl da kurtuldum elinden. Pis öküz!" Sanırım bunu kutlamalıydım. Ama ilk önce

