"Siz ne işe yarıyorsunuz peki?! Nasıl bulamadınız hâlâ?!" Tek yapabildiğim karşımdaki adamlara bağırmaktı. Başka bir şey gelmiyordu elimden. Ve bu durumdan hiç hoşlanmıyordum. Sara nereye gidebilirdi? Ya başına bir şey gelirse? Ne yapacaktım ben? Düşünceler beynimi kemirip damarlarımdaki kana nüfuz ediyordu. Ve bu da elimde olmadan etrafı dağıtıp kendime engel olamamama sebepti. Hâlâ güzelimin evindeydim. Salonu yerle bir etmiştim. Ne de çok isterdim şimdi karşıma geçip gülümseyerek bana bakmasını. Ne de çok isterdim 'vazgeçtim gitmekten' demesini. O kadar çok isterdim ki sımsıkı sarılmak, anlından öpmek, o mis gibi bebek kokusunu solumak. "Eymen!" Kafamı ellerimin arasından kaldırıp kızaran gözlerimle sesin geldiği yöne baktım. Sara, kapının eşiğinde durmuş kızarık burnu ve yaşlı g

