"Aziz'i vurduğu için değil benim gözümün önünde yaptığı için özür diledi."
Demir'in sağdıcı ben tam tetiği çekecektim ki tutu elimi havaya kaldırdı ateş ettim."TAK" Demir hızlı adımlarla bana doğru geldi tuttu bileğimden. "Ne yaptığını sanıyorsun sen?" Sert bir şekilde sordu. Gözlerinin içi titriyordu resmen burnundan soluyarak "Bir daha yap bak ne oluyor"
"Napacan? nolcak ?söyle napcan Allah'ın cezası nolcak?"diye Bağırarak ağladım beni kucaklayıp başımı göğsüne dayadı ben onu ittim. "Ne yapıyorsun sen?" diye bağırdım
"Tamam sağdıç ben yenge hanımı arabaya götürüyorum sakinleşsin gel."
Dedi bende döndüp, " Bana bak ikide bir yenge, yenge diyip durma nereden yengen oluyorum senin?"Dedim çıldırdım resmen bana ikide bir yenge demesi sinirimi bozuyordu.
"Rıza, gelin şu iti taşıyın içeri" Diye bağırdı ruhsuz. Bende inadımdan
girmedim arabaya.
Rıza, Demir bozuntusunun şoförü bir tane de koruması ile Aziz'i içeriye taşıyıp doktora gösterdiler.
Acil girişindeyedik zeten, şaşırdım polis yada güvenlik niye yok diye. Etrafa bakım yukarıya doğru bakarken "DEMİRKAN HOSPITAL"
'Neden hiç şaşırmadım acaba' Dedim kendi kendime. Azîz'i içeriye alınırken biz arabaya doğru yürüdük.
Daha doğrusu Demir kolumdan tutup zorla arabaya koymaya çalıştı, hiç zorluk çıkarmak istemiyordum çünkü gene ağrım başlamıştı.
Bindik arabaya ben arka koltuğa oturmak istedim. Ama o "Öne" Diye bağırdı bende "Arka koltuğa binersem sorunsuz bir şekilde gelirim."
Dedim kabul etti zorda olsa.
Öne Sağdıçı oturdu arabaya bindik yola koyulduk. sancılarım az az artmaya başladı. başımı çevirip yüzümü buruşturup durdum telefonu alıp kulağına koydu.
"Alo rojin abicim ne lazım, tek tek yaz at bana."
"Tamam abi hemen o nasıl yani…"
"İyi Balım, iyi sen gereken ne varsa yaz at hade bekliyorum. "
"Tamam abi" Dedikten sonra kapatı Rojin kız kardeşi demek ki diye düşündüm içimden.
Hafifçe gülümsedi Sağdıçı Demir 'in yüzüne baktı güldü mırıldandı resmen."Başımız sağolsun mekânı cennet mi? orası meçhul!" dedi.
Demir "Ne diyorsun lan sen gene?" Diye sinirle burnundan soluyarak konuştu.
"Tamam be sağdıç sende şakaya gelmiyorsun ya." Dedi ama Demir gene kulak vermedi petrol ofisine geldik indi arabadan geldi arka kapıya benide indirdi. Ceketini üzerime attı kolumu tutarak markete koydu kulağıma eğildi.
"Çok kanaman var istediğin her şeyi burada bulabilirsin elini çabuk tut beni uğraştırma anladın mı?" Dedi sesi sinirli ve sert çıkıyordu. Umurumda bile değildi. Ped, eşofman, iç çamaşırı alıp girdim tuvalette üstümü başımı değiştirdim. Temizlendim elimi yıkadım. Aynanın karşısına geçip bir güzel ağladım yüzüm şişene kadar ağladım. Bir baktım kapı çaldı"Berfan"Ruhsuz ağlamaya bile hakkım yok " yok dedim içimden.
Ne yaşıyorum ben ya? Neyin diyetini ödüyordüm ben? Azîz kim? Demir belası kim? Bunlar kim? Elimi ağzıma kapatıp gözlerimi sıkıca kapatıp ağlamamı bastırdım. İçime gömmeye çalıştım yaşadıklarımı!
Bir süre sonra kendimi toparlayıp "Geliyorum bekle."Dedim elimi yüzümü yıkadım. Ona iyi davranmam gerekiyor bana güvenirse kaçmam daha da kolay olacaktır.
Kapıyı açtım izbandut gibi kapıda bekliyordu korktum tabi gittiğini sandım. Yüzüme baktı "Ağladın mı sen?"Dedi sinirle "Sanane! Sebep olduğun şeyleri neden soruyorsun?"Dedim.
"Ben mi ?"Diye sordu dalga geçiyordu belliydi. Hafifçe başını sol omuzuna yatırarak güldü "Sen sinirliyken çok çekici görünüyorsun."Dedi fısıltıyla duymadığımı sandı ama duydum.
Ben duymamazlıktan gelip göz devirdim bir baktım kolumu öyle bir tutup çekti ki canım yandı.
"Bana bir daha göz devirirsen seni_" lafını kestim.
"Ne yaparsın? Beni o adam gibi başk_ "
"Kes lan sesini SÎKERLER ADAMI" Diye bağırdı Demir Benim boğazımı tutmuş duvara yaslamış kulağıma kükredi resmen.
Sağdıçı geldi içeri Demir'in omuzuna dokundu"Sağdıç burası yeri ve zamanı değil! Eve gidelim böyle olmaz millet bakıyor? " Demesiyle adama baktı.
"Kimmiş lan o millet? "Diyip tekrar etrafına baktı ona bakan görevliyle göz göze geldi. "Ne bakıyorsun lan canına mı susadın?"Görevli kasiyer hiç bir şey yapmadan işine döndü.
Sağdıcı gidip kasierle
konuşup bize doğru geldi.
"Hade kardeşim ağalar gitmiş Eşref ağa, bizi bekliyor."
"Tamam kardeşim, geliyoruz."
Sağdıçı "Lan sen ne çeşit bir insansın şeytan yavrusu sanki ya ruh hastası " Diye fısıldadı. Ben o farkına varmadan kısa bir bakış attıktan sonra önüme döndüm.
Sonra hep birlikte çıktık petrolden. Bir süre sessiz Yola devam ederken sessizliği Demir'in Sağdıçı bozdu.
"Sağdıç?"
"Söyle sağdıç."
"Bu Azîz itininde alakası olabilir mi?" Diyince Demir dikiz aynasından bana baktı o da sinirli gözlerle bakıyordu sonra cama döndüm Demir sağdıçına dönerek
"Bende onu düşünüyorum kardeşim eğer öyle bir şey varsa… " Ben olduğum için konuşamıyordu çünkü onun adını duymayı tahammül edemiyordum konuşmadılar. On dakika ya geçti ya geçmedi zaten konağa geldik.
"Hastane biraz uzak biri ölse yetişemiyecek amına koyim."Dedi Ben ters ters baksamda umursamadan
indik arabadan.
Kapıya geldiğimizde bizi üç kız karşıladı. Hepsi bir ağızdan "hoşgeldiniz abi"Dediler.
"Hoşbulduk." Dedi Ama ben hem tanımadığım için bir şey diyemedim hemde ağrılarım vardı.
Biri bana dönüp "Sende hoş geldin."Dedi Bende elimi uzatıp
"Merhaba ben Berfan, bu şekilde hiç karşılaşmak istemezdim." Dedim ne denli üzüldüğümü göstererek.
"Merhaba bende Rojin, olsun her şerde bir hayır, her hayır da bir şer vardır!" Diyince durdup derin düşüncelere daldım.
Annesi "Oğul neden bırakmadın bu uğursuzu ?" Dedi bende tam sinirlendim delirmek üzereydim ki zaten delirmiştim.
"Ana yeter artık!"Demir sesini bastırmak için dişlerini sıkmış bağıramadığı için barut gibi olmuştu.
Annesi Bana dönüp "Sen uğursuz burada işin yok o kapıya gelen it Demir'imin kafasına silah dayadı, ne için? Senin olmayan bekaretin için." Demir delirmiş gözlerle yine bağırdı"ANA"
Ben içimden
"Acaba bunlar ailecek narsist olabilir mi? oğlu takıntılı olduğu beli ediyor da annesi hiç normal görünmüyor. Neyin içine düştüm Allah'ım "diye dua ederken
ben duyduklarım karşısında daha ne kadar yerin dibine girecektim anlamıyorum ve bilmiyordum. Gücümü toplayıp konuştum.
"Sizin benimle ne sorunuz var? Siz bir yandan oğlunuz bir yandan benden ne istiyorsunuz bekaret mi ? oğlunuz bana iftira attı nedenini bile bilmiyorum beni tehdit etti izin vermedi sev_" lafımı yine kesti hasta.
"Sakın o cümleyi tamamliyim dene sakın! O senin hiç bir şeyin değil!" Dedi hiddetle bağırdı.
"Sende benim hiç bir şeyim değilsin. Sen kimsin söyle sen kimsin?"
Dediğim anda yüzüme öyle bir tokat indi ki zaten başım dönüyordu o tokatla yere düştüm.
"Seni aşufte seni! Sen kimsin benim oğluma karşı koyarsın? " Tokat attığı yetmiyormuş gibi birde hakaret ediyordu. Demir annesine baktı "ANAAA" Annesi gene konuştu. "Sen bu aşufte için mi bana bağırıyorsun?"
"Ana yeter artık sus " Demir sinirden konuşamıyordu bile. Annesinin böyle davranmasını hiç anlayamıyordu. Demir beni yerden kaldırıp kucağına aldı.
Avludan merdivenlere doğru yürüdü üst terasa çıktık ikinci sol kapıya doğru yürüdü ve kapıya tekme attı. "Hayvan kırdı kapıyı!" Diye geçirdim içimden. Beni birdenbire yere bıraktı sendeledim düşmemek için kendimi zor tuttum bana nefret ediyormuş gibi bakıyordu.
"Bir daha sesin aileme karşı yükselmesin Yoksa bir dahakine bu kadar şanslı olamazsın." Tehdit ediyordu beni!
Bu adam aniden duygu değişimi nasıl yaşar? yoksa (Manik-Depresif Bozukluk)
mu diye düşündüm.
"Nolur karşı çıkarsam?" Dedim ve boğazımı tutup duvara vurduğu sert vurdu manyak canım acıdı. "Dene ve gör." Ben Demir'ın ellerini tutup gevşetmek için çabaladım yoksa boğulacaktım. Demir birden etrafında baktı, ellerini gevşetti! Ben nefes alırken öksürüklere boğuldum.
"Bir daha o itin adınıda ağzına al_" Cebindeki telefonu çıkarıp fotoğrafı gösterdi.
"Sahra!!" Dedim yıkılmış bir vaziyette,.
Dönüp bana bakarak konuştu.
"Bundan sonra bu odada kalacaksın yoksa annem seni yer."pis ruh hastası birde alaycı bir sesle konuştu.
O öyle konuşunca yüzüne baktım.
"Ben seninle aynı odada kalmak istemiyorum."Diye bağırdım Ben onunla aynı odada kalamam yapamam.