İç içe girmiş kirpiklerimi zor da olsa araladığımda gözlerim, komodinin üstündeki saate kaydı. Saat henüz sabahın dokuzunu gösteriyordu. Uykulu gözlerle etrafa baktığımda Evran'ın odasında olduğumu anladım. Ona sırtımı dönmüş bir şekilde uyuyordum. Uyanmasından korktuğum için yavaşça ona doğru döndüm. Yüzü bana dönük bir şekilde kolunu belime atmış uyuyordu. Güzel yüzü uyuduğu için gevşemişti. Bu manzaraya uyanmayı özlemiştim. Dudaklarım hafifçe kıvrılırken elimi uzatıp alnına düşen saçını hafifçe geriye doğru iteledim. Birbirimizden o kadar uzun süre ayrı kalmıştık ki ona dair her şeyi özlemiştim. Bu özlem beni hırçınlaştırıyordu. Bazı cümlelerimde ve tepkilerimde haksız olduğumu da biliyordum ama kendime engel olamıyordum işte. Bir yandan da değişiyordum... Büyümek biraz zor bir iş

