O sesi tanımış olmanın ve yaşamış olduklarımın etkisi havadan daha soğuk esti yüreğime. Ayaklarım durdu, karanlıktan göremesem de kimseyi, bir huzur doldu içime. "Sana sakin ol demiştim," diye tekrarladı Mehmet. "Kim o?" diye bağırdı Mahmut. "İpek kardeşim, sen mi geldin?" Boşta kalan elimle kapadım ağzımı, yine de bir hıçkırık döküldü ağzımdan. Diğer elimi de kurtarıp çöktüm olduğum yere. Feryat figan bir ağlama tutturdum. Mehmet debelendiyse de kaldıramadı beni. Mahmut yetişti o zaman durduğumuz yere. Ağlamama anlam vermez olur mu? Af diledi peşinen benden, kolumdan tuttu, kaldırdı. Sürekli bunun nasıl olduğunu sorarak yürüdüm yolu. İnce ışığın vurduğu kapıya geldiğimizde de ne yapacağımı bilmez halde iki erkek kardeşin gösterdiği o eve girdim. Titriyordum, korkuyordum, hiç de iyi hiss

