Fatih!! İki elimde çay gözlerim önce direk Bayan Elonar'a kaydı çamdan dışarıyı izleyerek telefon ile konuşuyordu.Elimdeki çayları yanımdaki masaya bırakarak o daha ağzını açmadan önce avına atlayan çita gibi ona doğru giderek kolundan tuttuğum gibi kapıdan dışarı çıkartım.Binanın yanında ki ara sokağa zor atmıştım onu.Aslında kendim bile kabul etmek istemesem de onu gördüğüme çok mutlu olmakla beraber dudaklarımdan dökülen kelimeler tam tersiydi. "Senin burada ne işin var" "........"(seni çok özledim) "Konuşsana! Buraya kadar gelmişken iki kelimede edebilirsin değil mi" "Önce şu şemsiyemizi açalım istersen beyaz gömleğin azizliğine uğramak üzeresin" Yağmurun deli gibi yağdığını heyecandan fark edememiştim. Beyaz gömleğin içine giydiğim dantelli sütyen ıslanınca, nasıl da podyumlara çı

