Kol düğmelerini takan genç adam askıdan siyah ceketini alıp üzerine geçirdi. Taranmış saçları, tıraş olmuş yanakları jilet gibi takımıyla hazırdı. Bugün evleniyordu, hayallerini süsleyen kadınla bugün beraber bir yola giriyorlardı. Sevdiği kadın soyadını alacak, onunla birlikte aynı evin içinde nefes alıp verecekti. Evinin her köşesinde onun gezdiğini düşünmek damarlarındaki kanın hızlı akmasını sağlıyordu. Bir an önce evet deyip onunla birlikte bu eve gelmek istiyordu. Odanın kapısı açıldığında papyonunu düzeltip içeri giren kardeşine doğru döndü. Kollarını iki yana açıp, “Nasıl olmuş abin?” dedi dudaklarındaki tebessümü silmeden. “On numara olmuşsun, Mina sana daha çok âşık olacak sanırım.” İçinden inşallah deyip kardeşine doğru yürüdü. Kollarının üzerine elini koyup hafif sıktı.

