Güneş, yatağında uzanmış, telefonunun ekranındaki Zafir'den gelen mesaja hala inanamaz gözlerle bakıyordu. Kalp atışları hızlanmış, zihni durulmuştu. Zafir'in kelimelerindeki zarafet, Güneş'in içinde uzun zamandır hissetmediği bir kıpırtı yaratmıştı. Mesajı tekrar tekrar okudu, her kelimesini adeta tadarak. Yüzünde, az önceki öfkenin ve kırgınlığın yerini, şaşkınlık ve hafif bir heyecan almıştı. Tam o sırada, telefonuna yeni bir bildirim sesi geldi. Güneş, irkildi. Bu sefer Rüzgar olmalıydı. Ekranı kaydırdığında, beklediği gibi Rüzgar'ın adı belirdi. Mesajı açtı. Rüzgar, akşam yemeği için yer ve zaman bildirmişti: "Akşam 8'de, 'The Azure'da. Seni evden alırım." "The Azure," İstanbul'un en lüks restoranlarından biriydi. Boğaz manzarasıyla, zarif atmosferiyle ve gurme mutfağıyla bilinen,

