Asya Dün gece içtiğim çorbayı sabah çıkarırken kan ter içinde kalmıştım. Yine kısa bir duş aldıktan sonra bu sefer de eşofman takımını üzerime geçirdim. Dün yemek yemenin nasıl bir şey olduğunu hatırlayan midem gurulduya guruldaya bir hal olurken kendimi birdenbire odanın kapısında buldum. Aslında normal zamanda da çok iştahlı biri değildim. Küçük yaşlardan itibaren Itır beni sık sık aç bırakarak cezalandırdığından midem pek büyük sayılmazdı. Zaman içinde bunu normalleştirip yemek yemeyi de hayatımın çok önemli olmayan bir kısmına itmiştim. Ama şimdi niyeyse içimde yemek yemeye dair karşı koyamadığım bir istek vardı. Merdivenlerden inerken aklıma düşenle olduğum yerde donup kaldım. Ben istemiyordum, bebek istiyordu! Yemek yemeyi isteyecek kadar canlı mıydı yani? Gözümden birkaç

