Asya Benim mahallemdeki evlerin neredeyse toplamı kadar büyük bir eve gelmiştik. Kocaman ve özenle döşenmiş bahçesiyle ve beyaz duvarlarıyla oldukça ihtişamlı duran eve baktım ama kapıya doğru ilerleyen adamın ardından gitmedim. O da bir süre sonra arkasını dönüp gelmediğimi fark edince kaşlarını çattı. Zaten kaşlarının çatılı olmadığı bir anı hatırlamıyordum. Genelde sert yüzüne her zaman sinirli bir ifade hakimdi. Yürüdüğü yolu geri dönüp yanıma ulaştığında ona vurmamın ya da sövmemin bir anlamı olmadığını artık biliyordum. Benden katbekat güçlü olduğundan ne yaparsam yapayım fayda etmiyordu. O yüzden bu sefer saldırmadan, normal tuttuğum sesimle sakince konuştum. "Ne yapmaya çalışıyorsun, neden buraya getirdin beni?" "Bir süre benim evimde kalacaksın." Sabit tutmaya çalıştığım yüzü

