Asya Kalbim yaşadığım korku yüzünden ağzımda atarken burnuma dolan kokuyla gözlerimi sıkıca kapatıp kendimi bıraktım. Ben içimde biriken tüm korkuyu boşaltmak istercesine hıçkıra hıçkıra ağlarken o, saçlarımı okşayıp kulağıma doğru kısık sesiyle konuştu. "Şş, geçti... geçti güzelim, geldim. Buldum seni, şükürler olsun buldum." Daha çok ağlamaya başladım. Gözyaşlarım sanki az önce onları dibine kadar kurutmamışım gibi yine sel olup taşıyordu. Acaba ufaklıkla ben iki kişi olduğumuz için mi gözyaşı stoğumuz bu kadar boldu? Tek başıma bu kadar ağlayamazdım herhalde, çoğu bebeğindi bence bu yaşların. O ağlıyor, sonra suç bana kalıyordu. Yoksa ben çocukken bile çok ağlamamıştım, şimdi de ağlamazdım. Bozo beni kendinden ayırıp yüzümü avuçlarının arasına aldı. Gözlerinde yoğun bir endişe

