"Abi çok kalabalıklar, şimdiden beş kişi kaybettik.." Boşalan şarjör'ü çıkartıp yenisini takarken, kafamızın üzerinden geçen kurşunlardan dolayı kısa bir an hareketsiz kalmak zorunda kalmıştım.. Kolundan ince bir şerit halinde sızan kanı umursamadan karşı tarafa ateş etmeye devam eden Umut'un sözleri canımı sıksada, geriye adım atmıyacağımı telkin edip duruyordum içimden.. Kale gibi korunan evin bahçesine girmişken bu noktadan gerisin geri dönmek, ne bana uyuyordu nede prensiplerime... "Abi ben içerideyim.." Kulaklıktan gelen ses Ali'ye aitti ve içeriye sızmış olduğunu duymak, içimde yeşermeye başlayan tüm umutsuzluk tohumlarını yerle bir etmişti.. Gerçi hep bir ikinci planım yedekte beklerdi ama, bu seferki yedek planımın büyüklüğünden ve yaratacağı etkiden ben bile korkuyordum...

