Karya'dan... Pencerenin önünde oturmuş dışarıda koşuşturan insanları izliyordum yirmi dakikadır.. Yaz aylarının artık bittiğini göstermeye çalışan ılık rüzgarın aksine, iri damlalar halinde çiselemeye başlayan yağmurun getireceği lodostan haberdar gibiydi sanki herkes.. Üzerimdeki gri pijamanın kollarını biraz daha çekiştirmiş ve neredeyse tüm parmaklarımın kumaşın içinde yok olmasını sağladıktan sonra, hastanenin bahçesine giren arabayla gözlerimi devirmeden edememiştim.. Bugünle beraber on altı gündür buradaydım ve bu on altı günün her günü bıkmadan yanıma geliyor ve benimle konuşmaya çalışıyordu.. Ne yapmaya çalıştığını çözemesemde bu ilgisi yok olmaya yüz tutmuş benliğimi pohpohluyor ve gururumu okşuyordu itiraf edeyim. Malum olayın üzerinden geçirdiğim sinir krizleri sonucunda,

