Kaan'dan... "Ferhat...Nerde lan bu Levent..Kaç keredir arıyorum açmıyor, söyle ona Karyayı depodan çıkartsın ve direk hastaneye bıraksın..." Telefonu adamın yüzüne kapatırken ağızımdan binbir küfür savurmayıda ihmal etmiyordum... Karya'nın canını yakan elim hala sızlamaya devam ederken, pişman olmam hiç bir şeyi değiştirmiyordu... Saçının telini kıskandığım kardeşimin canını, kendi elimle yakmıştım...Yüreğim ne kadar hakettiğini için için haykırsada... Ofis kapısını açıp içeriye girdim ve arkamdan kapıyı geri kapatmıştım...Adımlarım az önce kalktığım masaya doğru ilerlerken, bedenimi tekli deri koltuğa yığılırcasına attım... Arel kaçıncısı olduğunu sayamadığım kadehlerden birini daha masaya vurduğunda, hala konuşması için tek bir mimik oynamayan suratına bakıyordum şimdi... Neredeys

