Kasaba halkı, karşılarına çıkan bu yeni yaşam düzenine ayak uydurmaya çalışırken, şelale oyuğunda tansiyon giderek yükseliyordu. Büyük taş malikanenin üst kattaki, yüksek pencerelerinden biri aniden kırılmış, ardından dışarıya ağır bir sandalye savrulmuştu. Sürünün ikizleri Alex ve Axel, bir anda kapıdan fırlayıp dışarı çıktılar ve başlarını yukarı kaldırdılar. Gözleri, olan biteni anlamak için pencereye kilitlenmişti. Şelale oyuğunun cennet bahçesinin bir köşesinde ise Asia, hamakta uzanmış, kollarını göğsünde kavuşturmuştu. Yüzündeki memnuniyetsiz ifadeyle, bahçedeki kaosa rağmen dinlenmeye çalışıyor, bedenini gevşetse de zihnindeki cümbüşü çözemiyordu. İçeriden yükselen sesleri duyan Rai, başını kapıdan uzattı. Alex ve Axel'e dönüp, "Ne oluyor?" diye sordu. Axel, dudaklarının kenarı

