Bu arada, kasaba halkının üzerindeki lanet bulutları dağılmaya başlamıştı. Börü soyunun kutsal kanı, demir prangalar gibi bedenlerine vurulmuş lanetten kurtuluyordu. Bu değişimi yılbaşı sabahı ilk hissedenler, kasabanın en genç vahşi kanları oldu. Bazıları ergenliğe yeni adım atmış, bazıları yeni yetişkin olmuş bu gençler, kanlı ayın etkisiyle sıcak yataklarından fırlamış, akılları çözülürken bedenleri kurdun nabzıyla yeniden uyanmış bir halde çıplak ayakla ormana koşmuşlardı. Kasabanın doktoru Lily, sabahın erken saatlerinde endişeli ailelere ve arama ekiplerine katılmıştı. Ama neyle karşı karşıya olduklarını çok iyi biliyordu. İtiraf etmek istemese de o ateşin kendi içinde de yandığını hissedebiliyordu. Kurt ırkı geri dönmüştü. Ama diğer doğaüstü ırkları da peşinden sürüklemiş miydi?

