altı

841 Kelimeler
Telefonumun sesi bütün odayı kapladığında yerimde huzursuzca kıpırdandım. Sabahın bu saatinde kim arıyordu? Elimle telefonu yatmadan önce koyduğum yeri yokladım. Saniyeler içinde telefonu bulduğumda susmuştu. Demek arayan kişi şanssızmış. Daha da aramazsa muhteşem bir uyku çekerim. Eğer zamanında çok hayır yapsaydım duam tutacaktı. Eğer zamanında bana selpak satmaya çalışan çocuğa para verseydim tutacaktı. Eğer zamanında dilenciye para verseydim tutacaktı.  Ama ben para vermek yerine hep yemek alıp vermiştim! Kötü niyetim yoktu ama belki onların ihtiyacı olan şey yemek değildi... Arama bir kere daha sonlanmıştı. Ben yatağımda yüzümü yastığa gömüp uyumaya devam ettiğimde telefonum bir daha çaldı. Bunların hepsi, lisede en yakın arkadaşımın sevdiği çocuğa açılmaya giderken ayağına çelme taktığım için oluyordu. Sahi o kıza ne olmuştu? Aramız bozulmuştu. En son onu üç yıl önce bir avm de gördüğümde bana gözlerini devirmişti. Yüzüme o kadar kötü bakışlar atmıştı ki en son makyajımın bozulduğunu düşünmüştüm. Daha fazla uzatmadan bir yandan kendimi boğmaya çalışırken diğer yandan aramayı onayladım. "Siz ne ara çocuk yaptınız lan!?" Mete boşunun beni sabahın köründe uyandırma sebebine sinir olmuştum. Telefonu kulağımdan uzaklaştırıp yere fırlattım. Ona neydi ki bizim bebeğimizden. Bizim değil, benim* "Dünya?" "Siz ne zaman bir araya geldiniz?" "En son birbirinize saçma hikayeler anlatıp kahkaha atıyordunuz." "Ne oldu da birden bire karşılaşıp çocuk yapacak seviyeye geldiniz?" "Dünya!?" "Cevap versene!" "İyi tamam ben de zaten merak ettiğim için aramamıştım. Aras için aramıştım." Aras kelimesini duyunca yüzümü yastıktan kaldırıp kendimi yataktan aşağıya attım. Bu atış iyi ki yumuşak bir atış olmuştu. Bebeğimi birkaç saniyede olsa unutmak kötü hissettirse de takmamaya çalıştım.  Yerde sürüne sürüne telefonumu fırlattığım yere ilerleyip elime aldım ve kulağıma götürdüm.  "Aras iyi mi?" Mete benim sesimi duyunca gülmüştü. "Bebek yapmak için diyorum. Fazla samimi arkadaş değil miydiniz?" "Mete kes! Aras iyi mi!?" Karşı taraftan homurdanma sesi yükseldi. Sonra birkaç saniye sessizleşmişti. Ben ona  ne olduğunu soracakken günlerdir telefonla konuşmaya çekindiğim adamın sesini işittim. "Bu kim?" Sarhoştu. Harfleri uzatarak söylüyordu ve cümlesinin sonunda kıkırdamıştı. Onu sarhoş eden olay bebek olayı mıydı? "Dünya'yı aradım." Mete'nin açıklamasından sonra Aras bir kez daha gülmüştü. "Alo Dünya, ben Plüton." Sözlerinden sonra hem o, hem de Mete gülmüştü. Benim de yüzümde aptal bir gülümse oluştu. Hayatı o kadar tiye alıyordu ki artık ben de ona benzemeye başlamıştım Ne yaşanırsa yaşansın o konuya hep komik tarafından bakıyordu. Umursamıyordu, gülüyordu. İnsanlar onu kırdığında bile Aras hep espri yapıyordu. Ama. Ama sonra gecenin bir yarısı beni arayıp, 'Uyku tutmadı, bana masal anlatır mısın?' diye soruyordu. Ne zaman kırılsa ona saatlerce masal anlatıyordum. Sonra o da bana masal anlatacağını söyleyip yaşadığı olayı masallaştırarak anlatıyordu. Birlikte sövüyorduk onu kıran kişiye. Sonra onun üzüntüden sesi titriyordu. Ben de ona ninni söyleyip uyutuyordum. Sanırım spermi Aras'dan isteme sebebim onun mükkemmel biri olmasından kaynaklanıyor. Onu o kadar çok seviyorum ki...  Keşke benim çocuğum olsaydı, o zaman ona kocaman sarılıp hiç bırakmazdım. "Biliyor musun Dünya?"  Sesini değiştirip önemli bir sır vermek için kısmıştı.  "Ben gezegen olmaktan çıkarıldım." Kaşlarımı çattım. Ne demek, 'Gezegen olmaktan çıkarıldım'? "Beni kullandılar Dünya." Aras'ın şu zamana kadar hiç sarhoş olacak kadar dertlendiğini hatırlamıyorum. Tamam çok gülen, pozitif ve devamlı espri yapan biri. Ama bunun yanı sıra en ufak bir şeyde kırılıyor. O zamanlar da bile içki içmemişti. Daha önce hayatında hiç karşılaşmadığı benim, ona bunu yapmaya hakkım yoktu. "İzin verdim ama bunu tahmin etmemiştim. Kalbime bir ağırlık çöktü Dünya. Kalbime bir kaya parçası düştü." "Aras..." Aras'ın neşeli sesi çoktan gitmiş yerini kırıldığında çıkan sesi almıştı. Söyledikleri kalbime batıyordu. Ondan zorla bir şey almamıştım belki ama Aras'ı tanıyordum. Ben onun bu bebeğin varlığını hissedeceğini biliyordum. Buna rağmen bütün bencilliğimi konuşturup ondan iki yıllık arkadaşlığımızı öne sürerek bebek istemiştim. Onun bana dediği tek şey sorumluluk istemiyorumdu. Gerçi kendide ilk konuşmamız da çocuk severim demişti ama sadece varlığını bildiği şeyin onu bu derece etkileyeceğini bilmiyordum. Ben onun 'Sorumluluk istemiyorum.' sözüne güvenip böyle bir şeyi yaparken rahattım.  "Dünya?" "Efendim?" "Beni sever misin?" Aras için 'Beni sever misin.' demek, 'Bana masal okur musun?' demekti. Sevgi anlayışı çok garipti. İnsanın zamanla onun sevgi anlayışını sevesi geliyordu. "Sadece bugünlük. Sonra söz veriyorum eskisinden de güçlü olacağım. Ayrıca bak ben imtihanımı da çektim. Yani artık eski hayatıma geri dönebilirim." O kadar heyecanlı anlatıyordu ki bir ara neredeyse onun imtihanın bu kadar basit olacağını düşündüm. Aras'ın koca kalbine oturan kaya parçasının ciddiyetini fark etmediğini biliyordum. Bir gün yanıma gelmek isteyecek, bunu da biliyorum ama bir şeyi çok daha iyi biliyorum. Ben Aras'ı arkadaş olarak görüyorum. Arkadaşlar çocuk yapmaz düşüncesinde olanlar haklı. Zaten ben Aras ile arkadaşım diye çocuk yapmadım. Yapmam gerekiyor diye yaptım. Ben bu sorumluluğu kaldırabileceğime inandığım için bu şeyi yaptım. Aras'ın da beni arkadaşı olarak gördüğünün farkındayım. Onun kalbine birdenbire böyle bir kaya parçası bırakıp çekip gitmek kendime olan saygımı sarsıyordu. "Sevmeyecek misin beni?" Aylardır aşina olduğum sesi bir kere daha doldurdu kulaklarımı. Bir insanın sesi bu kadar ilahi olamazdı. Üzülmüştü. Belkide daha fazlası, kırılmıştı. Kafamı sanki o görebilecekmiş gibi olumsuz anlamda salladım. Onu sevecektim. Çünkü onu sevmek bu dünya üzerinde yaptığım en masum hareketmiş gibi hissediyordum. "Aras..." "Dünya..." "Bugünden sonra ameliyat günü geçene kadar konuşmayalım. Bugün son kez sana bütün kalbimle masal anlatayım." Siz hiç dünya üzerindeki en güzel şeyi kendi rızanızla geri ittiniz mi?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE