Aras: Geçen yine kızlar bana düşüyor.
Dünya: Yine hangi kız egonu okşadı?
Aras: Okşadığı tek şey egom değildi...
Dünya: İğrençsin.
Aras: Yok kız, Venüs'den bahsediyorum.
Aras: Ayımla çok iyi anlaştı bu seferki hatun.
Dünya: Daha geçen gün sevgilinden ayrılmadın mı sen?
Dünya: Hızınıza yetişemiyoruz Aras Bey.
Aras: Sallasana.
Aras: Yeni insanlar yeni heyecanlar.
Dünya: O kızlarla sadece bilgisayar oyunu oynamak için birlikte olduğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam.
Aras: Sende bir zeka pırıltısı gördüm.
Aras: Gün geçtikçe artıyor.
Dünya: Aras ben yazılımcıyım.
Aras: Yazılımcı var yazılımcı var.
Aras: Sonuçta günümüz şartlarında herkes kod yazabilir.
Dünya: Günümüz şartlarında herkesin babasının şirketi olsa sözde o şirketin varisi olup, bütün gün bilgisayar oyunu oynamaktan şirkete gitmeyebilir.
Aras: Sen ne anlarsın be.
Aras: Yalnız onu bunu geçte, geçen gün bir karakter seçtim oyunda.
Aras: Ama nasıl yakışıklı, aynı ben.
Dünya: Arada egona da tuz serpiştirdiğin için teşekkürler.
Aras: Ben öyle bir şey yapmıyorum.
Aras: Ayrıca bana yakışıklı olduğumu herkes söylüyor.
Dünya: Görmediğim mal hakkında yorum yapmam ben.
Aras: Mal ben mi oluyorum?
Dünya: Sende bir zeka pırıltısı gördüm.
Dünya: Gün geçtikçe artıyor.
Aras: Ha-ha-ha.
Aras: Aklınca benim lafımı bana sokuyorsun.
Dünya: Bunu bile anlayacak yoğunlukta bir parıltı.
Aras: Eminim ki oyundaki karakterlerim bile senden daha zekidir.
Dünya: O karakteri yapanlar, uzmanlar.
Dünya: Bilgisayar konusunda epeyce bir bilgiye sahip olup kendi zekalarını da işe katarak ortaya bir karakter çıkarıyorlar.
Aras: Bu, 'Benim bunu yapacak kapasitem var.' demek miydi?
Dünya: Evet.
Aras: Büyüksün apla.
Dünya: Sağ ol yeğen.
Dünya: Geçen aklıma sen geldin.
Aras: Beni mi hayal ediyorsun :')
Dünya: Evett.
Aras: Nasıl hayal ediyordun?
Dünya: Bilgisayar başında oturmuş, elinde bir kova mısır, aslında bahsettiği gibi yakışıklı olmayan, tombul biri.
Dünya: Ha birde yüzünde sayısız sivilce olan biri.
Aras: 24 yaşındayım.
Aras: Sivilce dönemini bütün kusursuzluğumla geçtim.
Aras: Ayrıca çoğu erkek modelden daha iyiyim.
Dünya: O kadar büyük konuşma.
Dünya: Ben biscolata erkeklerini yakından görmüş biriyim.
Aras: Zenginsin?
Dünya: Ne bakımdan?
Dünya: Sonuçta bir çekiliş sonucu da onları görmüş olabilirim. Ama ruhen zengin olduğumu söylüyorsan, haklısın.
Aras: Senin de bir maddi durumunu öğrenemedik bir de tipini.
Dünya: Tipimi ne yapacaksın?
Aras: Odama fotoğrafını asacağım.
Aras: Altına da, 'Mete pezevenki sayesinde tanıştık bu afet-i devranla.' yazacağım.
Dünya: Mete'yi karıştırmasan iyi gidiyordun.
Aras: İyi ki Mete'nin bütün hesaplarının şifresini zamanında ezberlemişim.
Aras: Yoksa şu anda sıkıntıdan seninle değil duvarla konuşuyor olurdum.
Dünya: Geçen ay, 'Seninle konuşurken sıkıntıdan duvara yükseliyorum.' demiştin.
Dünya: Yani duvarla aranız kötü olmasa gerek.
Dünya: Ayrıca...
Dünya: Seni konuşurken sıkıntıya soktuğumu bilmiyordum.
Aras: Sen ona alındın mı?
Dünya: Aslında alınmamıştım ama birden aklıma geliverdi.
Aras: Şeyden...
Dünya: Aynen.
Dünya: Sanırım konuyu maaf ettim.
Aras: Sıkıntı değil Dünya'm.
Dünya: Umarım hayatım boyunca senin dünyan olarak kalırım.
Aras: Burası çok eğlenceli değil mi?
Dünya: Arada fazla sinir bozucu olsan bile, bu harika bir insan olduğun gerçeğini örtemez.
Aras: Şu an sana kocaman sarılasım geldi.
Dünya: Telefonu bırakıp senin yerine kollarımı kendime sardım.
Aras: Akıllı bıdık.
Dünya: O zaman sende benim yerime kendini yanağından öp.
Aras: Bu imkansız.
Dünya: Haklısın.
Aras: Yine de sayılır mı bilmem ama işaret parmağımı öpüp yanağıma bastırdım.
Dünya: Ben seni tanıyorsam, o işaret parmağını yanağına bastırmadan önce, 'Geçen yine birileri bana hayran.' demişsindir.
Aras: Aşk olsun ben öyle bir insan mıyım?
Dünya: Sen çoook yakışıklı bir insansın ve bu yakışıklı insan kendini ne kadar övse haklı.
Aras: Çekil lan.
Dünya: Efendim?
Aras: Üstüne düşmek istemedim.