Ay bulutta bulutta Mendilim kaldı dutta Alacaksan al beni Koyma böyle umut ta *** Oğuz verdiği dilekçenin cevabının ne zaman geleceğini bilimiyirdu. Burada bekleyerek kendine zülmetmek yerine, toparlanıp biran evvel İstanbul'a dönmenin daha iyi olduğu fikrindeydi. Ah Süheyla! ne çok içinde yer etmişti. Ona ardını dönüp gitmek pek bir ağırına gidiyordu. Yürüye yürüye köy meydanına geldi. Bir daha hiç gelmemek üzere ayrılıyordu, yüreği sıkıştı. Kaldırdı başını, baktı gecenin zifiri karanlığına, buranın havası bile bir başkaydı be! İstanbul'a dönünce en çok Süheyla'yı sonra da bu mis gibi açık havada zifiri gök yüzünde parlayan yıldızları özlerdi kimbilir? Hüznünün üzerine, yüzüne garip bir tebessüm geldi oturdu.Yüzünü yalayıp geçen rüzgar ona Süheyla'yı anımsattı, tıpkı bu rüzga

