Ayağının altına atılmış olan yüksek desibelli flaş bombası ile gözleri kamaşırken kulakları patlayacak gibi olmuştu. Burnundan akan kan çok daha hızlı bir şekilde damlamaya başlamış, sinirli gözleri korkunç bir hâl almıştı. Elinin tersiyle siyah saçlarını ittirdi ve ürkütücü bir gülümseme ile karşısındaki adamlara baktı. Avlanmanın en güzel anları, avları kucağındayken gelen o vahşi dürtüydü. Öldürmemesi için hiçbir sebep kalmamıştı ki yoktu da. Her türlü elinde can vereceklerdi. Elini kaldırdığı an birinin boynunu kavramış ve havaya kaldırdığı gibi diğerinin kafasına vurmuştu. Acıyla bağırışlarını umursamadan defalarca kafalarını birbirine vurarak kafalarını patlamıştı. Kaçmak isteyen diğerlerini ise elini uzattı, sanki hepsini tek tek ensesinden yakalamış, geriye çekip savurmuştu.

