"İyi ki, bir şeyine oynamadın. Semih kumarda hiç kaybetmez..." Dedi Tuana. Ağzım açık şekilde bir ona, bir Semih'e bakıp sertçe yutkundum. Keşke bunu daha önce söyleseydin Tuana. "Hile yapmışsındır sen," dedim tirek bir sesle. Bakışlarım ortadaki iskambil kâğıtları ile Semih'in gözleri arasına git gellerini sürdürürken, bu işin içinden nasıl çıkacağımı düşündüm. Ne diyebilirim ki? Bunu birine söylersem, böyle bir iddiaya girmenin bile yanlış olduğunu söyler. Yanlıştı ama cezbedici bir teklifti. Tüm yanlış şeyler öyle olmaz mı zaten? "Neyse, ben yukarıya çıkıyorum. Size iyi geceler..."diyerek ayağa kalktım. Geçiştirmekten başka çarem yoktu. Yapmak zorunda da değildim. "Ben de uyuyacağım,"diyen Semih benden hemen sonra ayaklandı. Göz göz geldiğimizde hiç oralı olmayıp bakışlarımı kaçırdım.

