"Arya?" Dediğinde gür sesiyle sanki transtan çıkmış gibi irkildim. "Iyi misin? Ne oldu birden?"diye sorduğunda gülümseyerek başımı iki yana salladım. "Yok bir şey, hadi gidelim." Daha fazla sorgulamadan elimi tutup yürümeye başladığında, omzumun üzerinden son kez geriye dönerek tabloya baktım. Önüme dönüp Karan'ın uzun bacaklarıyla attığı ağır adımlara eşlik ederek ilerledim. Aşağıya inip restorandan ayrıldığımızda, arabaya kadar sabredemeyip sordum. "Nereye gidiyoruz?" Arabanın kapısını açtığında dudaklarını birbirine bastırıp söylemeyeceğine dair işareti verdi. Bıkkın soluklar vererek arabaya yerleştiğimde, arabanın önünden dolaşırken onu süzdüm. Başını kaldırıp benim haricimde tek bir kıza bakmayan bu adamın Melis'e sarıldığını gördüğümde, ona karşı olan tüm güvenimi yitirmiştim.

