Erva fotoğrafı görünce geri çekildi.
“Hayır… bu olamaz…”
Ellerini titreyerek yüzüne kapattı.
“Bu nasıl… nasıl onda olabilir?”
Mirza fotoğrafa sertçe baktı.
Çenesi sıkılmıştı.
“Demek o geceye dair kanıtları var…”
Erva gözyaşları içinde Mirza’ya baktı.
“Mirza ben… ben gerçekten…”
Mirza hemen fotoğrafı masaya bıraktı ve Erva’nın yanına geldi.
“Biliyorum.”
Erva hıçkırarak konuştu.
“Beni bitirecek…”
Mirza başını salladı.
“Hayır.”
Sonra daha kararlı bir sesle ekledi:
“Bu sefer o bitecek.”
Aynı gece
Mirza telefonunu eline aldı.
“Hazırlanın.”
Karşıdan ses geldi:
“Ne için ağabey?”
Mirza’nın sesi soğuktu.
“Karan’ı buluyoruz.”
Bir süre sonra
Şehrin karanlık bir köşesinde…
Karan bir depoda adamlarıyla konuşuyordu.
Demet de oradaydı.
Demet sinirliydi.
“Bu kadar yeter bence. Fazla ileri gitmedik mi?”
Karan ona döndü.
“Daha yeni başlıyoruz.”
Demet kaşlarını çattı.
“Mirza boş durmaz.”
Karan hafifçe güldü.
“Zaten onu istiyorum.”
Tam o sırada kapı hızla açıldı.
İçeri Mirza’nın adamlarından biri daldı.
“Geliyorlar!”
Karan’ın yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu.
“Güzel…”
Demet şaşırdı.
“Ne?”
Karan sakin bir şekilde ceketini düzeltti.
“Av başladı.”
Mirza içeri girdi.
Arkasında adamları vardı.
Ortam gerildi.
Karan ve Mirza göz göze geldi.
İkisi de birkaç saniye konuşmadı.
Sonra Mirza ileri çıktı.
“Sınırı aştın.”
Karan gülümsedi.
“Geç kaldın.”
Mirza’nın sesi sertti.
“Erva’dan uzak duracaksın.”
Karan kahkaha attı.
“Onunla işim daha bitmedi.”
Mirza’nın sabrı taştı.
Bir adım daha attı.
“Bitti.”
Karan’ın yüzü ciddileşti.
“Hayır Mirza…”
Sonra yavaşça ekledi:
“Daha yeni başlıyor.”
Bir anda ortam gerildi.
Silahlar çekildi.
Ama Mirza elini kaldırdı.
“Kimse ateş etmeyecek.”
Karan kaşlarını kaldırdı.
“Cesur.”
Mirza gözlerini ondan ayırmadı.
“Bu bizim aramızda.”
Karan bir an düşündü.
Sonra hafifçe başını salladı.
“Peki.”
Demet kenarda izliyordu.
Gerilim zirvedeydi.
Mirza yavaşça konuştu:
“Erva’ya bir daha yaklaşmayacaksın.”
Karan yaklaştı.
“Ya yaklaşmazsam?”
Mirza’nın sesi tehlikeliydi.
“Sonun olur.”
Karan eğildi ve fısıldadı:
“Zaten ölmüş bir adamın oğluyum Mirza… kaybedecek bir şeyim yok.”
Mirza’nın gözleri karardı.
Karan geri çekildi.
Sonra yüksek sesle konuştu:
“Bugünlük bu kadar.”
Mirza şaşırdı.
“Kaçıyorsun.”
Karan gülümsedi.
“Hayır…”
Sonra ekledi:
“Seni yavaş yavaş bitiriyorum.”
Bir anda ışıklar söndü.
Ortam karardı.
Karışıklık çıktı.
Birkaç saniye sonra ışıklar geri geldiğinde…
Karan yoktu.
Mirza sinirle etrafa baktı.
“Lanet olsun!”
Aynı anda – Ev
Erva tek başına oturuyordu.
Kapı yavaşça açıldı.
Erva irkildi.
“Mirza?”
Ama gelen Mirza değildi.
Kapının eşiğinde bir gölge belirdi.
Yavaşça içeri girdi.
Erva korkuyla geri çekildi.
“Sen…”
Gelen kişi Karan’ın adamlarından biriydi.
Adam sinsi bir şekilde gülümsedi.
“Patron seni görmek istiyor.”
Erva’nın kalbi hızlandı.
“Hayır…”
Adam bir adım daha attı.
Erva geri çekildi.
Ama kaçacak yeri yoktu.
Tehlike yeniden başlamıştı. Erva geri geri adım attı.
Kalbi hızla çarpıyordu.
“Yaklaşma!”
Karan’ın adamı alaycı bir şekilde gülümsedi.
“Boşuna uğraşma.”
Bir adım daha attı.
Erva hızla masanın üzerindeki telefonu almaya çalıştı ama adam ondan hızlı davrandı.
Telefonu yere fırlattı.
“Patron seni bekliyor.”
Erva’nın gözleri doldu ama geri adım atmadı.
“Gitmeyeceğim!”
Adam sinirlendi.
Kolundan sertçe tuttu.
Erva çırpındı.
“Bırak beni!”
Ama adam çok güçlüydü.
Erva’yı zorla kapıya doğru sürükledi.
Aynı anda
Mirza hâlâ depodaydı.
Telefonu çaldı.
Arayan yine adamlarından biriydi.
“Ağabey!”
Mirza hemen açtı.
“Söyle!”
Adamın sesi panikti.
“Evde biri var!”
Mirza’nın kalbi duracak gibi oldu.
“Ne diyorsun sen?!”
“Erva tehlikede!”
Mirza bir an bile düşünmedi.
“Arabayı hazırlayın!”
Ev
Erva kapıya doğru sürükleniyordu.
Gözlerinden yaşlar akıyordu.
“Lütfen… yapma…”
Adam umursamadı.
Tam kapıdan çıkacaklardı ki—
Kapı sertçe açıldı.
Mirza içeri girdi.
Gözleri öfkeyle yanıyordu.
“ELİNİ ÇEK ONDAN!”
Adam irkildi.
Erva fırsatı bulup kendini geri çekti.
“Mirza!”
Mirza hızla ilerledi.
Adam silahını çekmeye çalıştı ama—
Mirza ondan önce davrandı.
Adamı sert bir şekilde yere vurdu.
Kısa bir arbede yaşandı.
Sonunda adam etkisiz hale geldi.
Mirza hemen Erva’ya döndü.
“İyi misin?!”
Erva titreyerek ona sarıldı.
“Çok korktum…”
Mirza onu sıkıca tuttu.
“Geçti… buradayım.”
Ama Mirza’nın yüzü hâlâ öfkeliydi.
Telefonunu çıkardı.
Karan’ı aradı.
Telefon birkaç saniye sonra açıldı.
Karan’ın sesi sakindi.
“Bu kadar çabuk mu buldun?”
Mirza’nın sesi ölüm gibiydi.
“Bu sondu Karan.”
Karan güldü.
“Hayır Mirza…”
Sonra yavaşça ekledi:
“Bu sadece bir uyarıydı.”
Mirza dişlerini sıktı.
“Bir daha dene.”
Sesi çok tehlikeliydi.
“Seni öldürürüm.”
Karan hiç korkmadı.
“Aşk seni zayıflatıyor.”
Mirza’nın sabrı tükenmişti.
“Senin sonun geldi.”
Karan son bir şey söyledi:
“Göreceğiz.”
Telefon kapandı.
Mirza telefonu yavaşça indirdi.
Erva hâlâ ona sarılıyordu.
Mirza onun saçlarını okşadı.
“Artık seni yalnız bırakmayacağım.”
Erva başını salladı.
“Lütfen bırakma…”
Mirza gözlerini kapattı.
Bu artık sadece bir kavga değildi.
Bu bir savaştı. Erva hâlâ Mirza’ya sıkıca sarılıyordu.
Titremesi geçmemişti.
Mirza onu yavaşça koltuğa oturttu.
“Burada kal.”
Sonra adamlarına döndü.
“Bunu alın.”
Karan’ın adamını sürükleyerek götürdüler.
Kapı kapandığında evde tekrar sessizlik oldu.
Ama bu sefer huzurlu değildi.
Mirza Erva’nın yanına oturdu.
“Bana bak.”
Erva gözlerini kaldırdı.
Gözleri korkuyla doluydu.
“Ben çok korktum…”
Mirza onun elini tuttu.
“Bir daha olmayacak.”
Erva başını salladı ama içi rahat değildi.
“Ya tekrar gelirse?”
Mirza’nın yüzü sertleşti.
“Gelmeyecek.”
Sonra kararlı bir şekilde ekledi:
“Çünkü bu gece ben gideceğim.”
Erva şaşırdı.
“Nereye?”
Mirza ayağa kalktı.
“Karan’a.”
Erva hemen kalktı.
“Hayır!”
Mirza ona döndü.
“Bu bitmeli.”
Erva’nın gözleri doldu.
“Ya sana bir şey olursa?”
Mirza yumuşadı.
Yanına geldi.
Ellerini tuttu.
“Hiçbir şey olmayacak.”
Erva başını salladı.
“Gitme…”
Mirza birkaç saniye sustu.
Sonra onu kendine çekti.
“Bunu senin için yapıyorum.”
Erva gözlerini kapattı.
“Ben seni kaybetmek istemiyorum…”
Mirza onun alnına bir öpücük bıraktı.
“Kaybetmeyeceksin.”
Gece
Mirza evden çıktı.
Arabaya bindi.
Gözleri kararlıydı.
Adamları arkasındaydı.
Aynı anda
Karan yine o karanlık depodaydı.
Demet yanında duruyordu.
“Gerçekten buraya gelecek mi?”
Karan gülümsedi.
“Gelecek.”
Demet kaşlarını çattı.
“Bu çok riskli.”
Karan omuz silkti.
“Risk olmadan oyun olmaz.”
Tam o sırada dışarıdan araba sesleri geldi.
Karan’ın yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu.
“İşte geldi.”
Depo
Mirza içeri girdi.
Bu sefer yalnız değildi ama gözleri sadece Karan’ı arıyordu.
Karan ortaya çıktı.
İkisi yine karşı karşıyaydı.
Ama bu sefer daha tehlikeliydi.
Mirza hiç beklemeden konuştu:
“Bu gece bitiyor.”
Karan başını yana eğdi.
“Sen öyle sanıyorsun.”
Mirza bir adım yaklaştı.
“Erva’dan uzak duracaksın.”
Karan sertçe cevap verdi:
“Hayır.”
Bir anda ortam gerildi.
Demet kenarda izliyordu.
Mirza’nın sabrı kalmamıştı.
Karan’a doğru yürüdü.
“Bu senin son şansın.”
Karan da ona yaklaştı.
“Benim değil… senin.”
Bir anda—
Silah sesleri duyuldu.
Ama kimse vurulmadı.
Mirza’nın adamları havaya ateş açmıştı.
Ortam karıştı.
Karan’ın adamları da silahlarını çekti.
Kargaşa başladı.
Mirza ve Karan göz göze geldi.
Tam o an—
Karan cebinden bir telefon çıkardı.
Mirza’ya gösterdi.
Ekranda Erva’nın evi görünüyordu.
Mirza dondu.
Karan sinsi bir şekilde gülümsedi.
“Onu yalnız bırakmaman gerektiğini söylemiştim.”
Mirza’nın kalbi sıkıştı.
“Ne yaptın?!”
Karan sakince konuştu:
“Bu sefer ben gelmedim…”
Sonra ekledi:
“Başka biri geldi.”
Mirza’nın gözleri öfkeyle doldu.
Hiç düşünmeden geri döndü.
“Çekilin!”
Koşarak depodan çıktı.
Ev
Erva tek başına oturuyordu.
Kapılar kilitliydi.
Ama kalbi huzursuzdu.
Bir ses duydu.
Camdan.
Yavaşça ayağa kalktı.
“Mirza?”
Perdeyi araladı.
Ama dışarıda kimse yoktu.
Tam dönecekti ki—
Cam bir anda kırıldı.
Erva çığlık attı.
İçeri siyah giyinmiş biri atladı.
Erva geri çekildi.
“Sen kimsin?!”
Adam cevap vermedi.
Yavaşça ona doğru yürüdü.
Erva’nın kalbi duracak gibiydi.
Tehlike bu sefer çok daha yakındı. Camın kırılma sesi evin içinde yankılandı.
Erva korkuyla geri çekildi.
Kalbi deli gibi atıyordu.
“Yaklaşma!”
Siyah giyinmiş adam hiç konuşmadan ona doğru yürümeye devam etti.
Erva etrafına bakındı.
Kaçacak yer yoktu.
Kapıya koşmak istedi ama adam çok yakındı.
Tam o anda mutfaktaki bıçağı gördü.
Hızla oraya yöneldi.
Adam kolundan tutmaya çalıştı ama—
Erva bıçağı alıp titreyen ellerle ona doğrulttu.
“Yaklaşma dedim!”
Adam bir an durdu.
Ama sonra alaycı bir şekilde ilerlemeye devam etti.
Erva’nın gözlerinden yaşlar akıyordu.
“Lütfen… yapma…”
Adam bir anda hamle yaptı.
Erva korkuyla gözlerini kapattı ve bıçağı savurdu.
Adam geri çekildi.
Kolunda küçük bir kesik oluşmuştu.
Sinirlendi.
Bu sefer daha sert yaklaştı.
Erva’nın elindeki bıçağı düşürdü.
Onu sertçe tuttu.
Erva çırpınıyordu.
“Bırak beni!”
Aynı anda
Mirza arabayı son hız sürüyordu.
Telefonu çaldı.
Evdeki kameradan görüntü gelmişti.
Ekranda Erva’yı gördü.
Bir adamla mücadele ediyordu.
“Lanet olsun!”
Gazı sonuna kadar bastı.
“Dayan Erva…”
Ev
Adam Erva’yı kolundan çekti.
“Geleceksin.”
Erva başını salladı.
“Hayır!”
Adam onu sürüklemeye başladı.
Erva ağlıyordu.
“Mirza…”
Tam kapıya yaklaşmışlardı ki—
Kapı sertçe açıldı.
Mirza içeri girdi.
Gözleri öfkeyle doluydu.
“ONU BIRAK!”
Adam döndü.
Ama bu sefer kaçamadı.
Mirza üzerine atladı.
Sert bir kavga başladı.
Yumruklar, çarpışmalar…
Sonunda Mirza adamı yere serdi.
Adam bayılmıştı.
Mirza nefes nefese kaldı.
Hemen Erva’ya döndü.
“İyi misin?!”
Erva titreyerek ona sarıldı.
“Mirza…”
Mirza onu sıkıca tuttu.
“Bitti… buradayım.”
Erva ağlıyordu.
“Çok korktum…”
Mirza gözlerini kapattı.
Onu daha da sıkı sardı.
Ama yüzü hâlâ sertti.
Bu artık kontrolden çıkıyordu.
Mirza yavaşça Erva’nın yüzünü tuttu.
“Artık burada kalamayız.”
Erva şaşırdı.
“Ne demek?”
Mirza kararlıydı.
“Seni daha güvenli bir yere götüreceğim.”
Erva korkuyla sordu.
“Nereye?”
Mirza kısa ve net cevap verdi:
“Kimsenin bilmediği bir yere.”
Erva onun gözlerine baktı.
Orada hem korku… hem kararlılık vardı.
Mirza elini tuttu.
“Hazırlanıyoruz.”
Gece yeniden başlamıştı.
Ama bu sefer…
Kaçış zamanıydı. Erva hâlâ titriyordu.
Mirza onun elini hiç bırakmadı.
“Çabuk hazırlan.”
Erva başını salladı.
Yatak odasına gidip küçük bir çanta hazırladı.
Ellerinin titremesi geçmemişti.
Mirza ise evin içinde hızlıca dolaşıyordu.
Kapıları kontrol etti, adamlarına talimat verdi.
“Evin etrafını sarın. Kimse yaklaşmayacak.”
Sonra tekrar Erva’nın yanına geldi.
“Hazır mısın?”
Erva derin bir nefes aldı.
“Hazırım…”
Ama sesi hâlâ korkuluydu.
Mirza çantayı aldı.
“Gel.”
Gece – Yolda
Arabaya bindiler.
Mirza direksiyona geçti.
Erva yan koltukta sessizdi.
Şehir ışıkları arkalarında kalıyordu.
Erva yavaşça konuştu:
“Nereye gidiyoruz?”
Mirza gözlerini yoldan ayırmadan cevap verdi:
“Bize ait bir ev var.”
Biraz durdu.
“Kimsenin bilmediği.”
Erva başını camdan dışarı çevirdi.
İçinde korku hâlâ vardı ama Mirza’nın yanında kendini güvende hissediyordu.
Yavaşça elini Mirza’nın elinin üzerine koydu.
Mirza hafifçe gülümsedi.
Aynı anda
Karan depodaydı.
Telefonuna gelen mesajı okudu:
“Erva evden çıkarıldı.”
Karan’ın yüzü gerildi.
“Kaçırdın…”
Demet sinirle baktı.
“Şimdi ne olacak?”
Karan gözlerini kıstı.
“Kaçamazlar.”
Demet kaşlarını çattı.
“Yerlerini bilmiyoruz.”
Karan yavaşça gülümsedi.
“Öğreneceğiz.”
Sonra sert bir şekilde ekledi:
“Bu daha bitmedi.”
Gece – Gizli Ev
Araba uzun bir yolculuktan sonra durdu.
Issız bir yerdi.
Büyük ama sakin bir ev.
Mirza arabadan indi.
Kapıyı açtı.
Erva etrafına baktı.
“Burası…”
Mirza anahtarı çevirdi.
“Güvendesin.”
İçeri girdiler.
Ev sade ama sıcaktı.
Erva derin bir nefes aldı.
Sanki ilk defa rahat nefes alıyordu.
Mirza kapıyı kilitledi.
Sonra Erva’ya döndü.
“Artık buradasın.”
Erva yavaşça ona yaklaştı.
“Sen de kalacaksın değil mi?”
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi:
“Her zaman.”
Erva gözlerini kapattı.
Mirza’ya sarıldı.
Mirza da onu sıkıca sardı.
Bir süre sonra salona geçtiler.
Erva hâlâ biraz gergindi.
Mirza onun yanına oturdu.
“Geçti.”
Erva başını salladı.
“Ama tekrar gelirler mi?”
Mirza’nın yüzü ciddileşti.
“Gelemezler.”
Sonra daha yumuşak bir sesle ekledi:
“Çünkü ben buradayım.”
Erva ona baktı.
Gözlerinde hem korku hem sevgi vardı.
Yavaşça Mirza’ya yaklaştı.
“Beni bırakma…”
Mirza elini yüzüne koydu.
“Hiçbir yere gitmiyorum.”
Sonra onu kendine çekti.
Erva başını onun göğsüne yasladı.
Kalp atışını dinledi.
Yavaş yavaş sakinleşti.
Gece ilerledi.
Dışarıda rüzgar esiyordu.
Ama içeride…
İkisi birlikteydi.
Ve ilk kez gerçekten yalnız kalmışlardı.
Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı…
Karan çoktan yeni bir iz sürmeye başlamıştı.
Ve bu saklandıkları yer… düşündükleri kadar güvenli olmayabilirdi.