5

1085 Kelimeler
aşağıya indim prova odasına. bizimkiler çoktan gelmişti, Aras henüz yoktu ama Nihal oradaydı. ona gülümseyip bizimkilerin yanına geçtim hazır mısın Cemre gergin de onlarla ya biliyordum bu şu an yaşananlar onun hayaliydi ve hayallerini gerçekleştirmek onu mutlu ediyordu. nihal'de esneyerek yanımıza geldi. setten geldim O kadar yorgunum ki dediğinde hepimiz ona dönmüştük "kahve ister misin?" dedi Emir ona hayran hayran bakarak. "Belki birazdan..." dedi gülümseyerek. Sonra sahne kapısı hızlıca açıldı, içeri Aras girdi ve gözleri başka kimseye değmeden direkt beni buldu. "Deniz bi gelebilir misin?" Gözlerimi devirsem de hızlı adımlarla yanına gittim. Bugün gelen adamların bakışları beni gerçekten korkutmuştı ve onun buraya gelmesi niyeyse içimde bir güven duygusu oluşturdu. "neler oluyor?" dedim sessiz ama kızgın çıkan sesimle. Beni kapının arkasına çekip kapıyı kapattığında gereğinden fazla yakındık. bu yakınlıktan rahatsız olduğumu belli edercesine kımıldandığımda o da zaman kaybetmeden benden uzaklaştı. artık aramızda mesafe vardı. "Orada yazmaması gereken bir bilgi vardı. Açık adresimin yazması..." başını kaşıdı, düşünüyormuş gibi. "Hiç doğru değildi ve biliyorsun beni seven olduğu kadar sevmeyen de var. Bu firmanın sahipleri de onlardan bir kaçı. " ellerimi bağlayıp ona dik dik baktım. "Hiç inandırıcı değil," bana anlamayan gözlerle baktı ama bu bile oyun gibi gelmişti. Ne de olsa yalan söylemek istediğinde hiç zorlanmadan söyleyebilirdi. yetenek. "Eğer bir daha gelirlerse durumu hiç bilmediğini söyle ve gönder. Uzatırlarsa beni ara, ben halledeceğim." Kapıyı açmak için üzerimden uzandığında kolunu tutarak onu durdurdum. bu hareketim onu şaşırtmıştı. "Çok korkunç görünüyorlardı," kaşları aniden çatıldı. "Sana ters bir şey mi söylediler? canını mı sıktılar?" başımı iki yana salladım . "Hayır ama gerildim..." bakışları biraz da olsa yumuşadı. "Teşekkür ederim," dedi . "Bugün beni idare ettiğin için." sonra ben daha bir şeyler soramadan kapıyı açıp içeri girdi. Orada öylece kalmıştım. Oflayarak ben de peşinden gittim. "Eee ne zaman başlıyoruz?" dedi herkese baş selamı verdikten hemen sonra. "Evet,hadi bakalım!" dedi Nihal ellerini birbirine çarparak. Heyecanla doğruldum, Cemre yerine ben de heyecanlanmıştım. Her ne olduysa bu Aras ı ilgilendiriyordu ve ben şimdi yakın arkadaşımın heyecanını paylaşmak istiyordum. Nihal, Aras la birlikte gelen diğer oyuncumuzdu, Cemre Aras ve Nihal başrolü paylaşıyorlardı. "Benim ezberimde biraz sıkıntı var," dedi Aras. Başımı sallayıp Emir'e döndüm. "Dublörler hazır mı?" Başını iki yana salladı, gergindi. "Ulaşılmıyor, bugünlük biz idare edelim." Başımı aşağı yukarı sallayıp onlara döndüm. "O zaman siz yapabildiğiniz kadar yapın, ben Sinem ve Ege yi bulup geleceğim. Onlar bugünlük dublörünüz olacak." Nihal kaşlarını çatıp merakla bize baktı. "Cemre?" Ona merakla baktık. "Onun dublörü olmayacak mı?" Güldü, gerginlikten titremek üzereydi. "İlk bölüm benim ezberimde." dediğinde Aras "vaaay," dedi. Nihal de beğeniyle başını salladı. "Bu çok güzel o zaman." Ben Sinem ve Ege yi arayıp durumu anlattım, onlar merkezin diğer bloklarındaydı ama buraya gelmeleri en fazla on dakika sürerdi. İçeriye geri döndüğümde Aras ve Nihal bir köşede tekrar yapıyorlardı. Cemre nin yanına gittim. "Ben başaramayacağım galiba!" dedi. Gözlerimi devirip kolunu hafifçe sıktım. "Saçmalama,tabii ki başaracaksın Cemre, ilk perdeden sonra bu gerginliğin gitmiş olacak." "Ya unutursam..." diye inledi. "Ben sana yardımcı olurum," gerginlikle kıstığı gözleri büyüdü. "Gerçekten mi Deniz?" Başımı sallayıp gülümsedim. "Tabii ki! Çıkışlarda sahneye çıkar tekrar ederiz. Ben oyunu ezberlerim seninle birlikte." dediğimde boynuma atıldı, öyle sıkı sarılmıştı ki birden sendeledim. "Teşekkür ederim, teşekkür ederim bebeğim!" Geri çekildiğinde gülüyordu. "O zaman heyecanımı da atmış olurum değil mi?" "Hı hı " "İyi ki varsın Deniz!" gülümseyip ona küçük bir öpücük attım, hemen ardından Emir in yanına giderken Aras ın bakışlarını üzerimde hissediyordum. Ona dönüp "Bir sorun mu var?" dediğimde afalladı. "Yok hayır... Hiç misafirperver değilsiniz ama. Hani çay kahve?" Gözlerimi devirdim. "Ne içersiniz?" Nihal gülümseyip"ben su alayım," dedi. Aras ise sırıttı. "Ben türk kahvesi alayım." Yapmacık bir şekilde gülüp arkamı döndüm. bu sabah olanların hesabını bana vermeliydi adamlar bilgilerin eksik olduğunu anladıklarında yeniden gelmeyecekler miydi cidden böyle mi düşünüyordu, yeniden gerilmiştim. Bütün gün birlikte tekrar yaptık Aras ın oyunculuğu gerçekten çok iyiydi her ne yaşanırsa yaşansın perdenin arkasında bırakmayı çok iyi biliyordu. Öyle ki daha ilk kez canlandırdığı bir karakterin ruhunu bize bile çok iyi yansıtmıştı. işte onun Bu tutumu diğerlerinin de role girmesine çok büyük yardımcı oluyordu. Onu hayranlıkla izledim yalan yok. Oyunculuğunu her zaman çok beğeniyordum zaten. Hatta annem onun hayranıydı, eğer burada olduğunu bilsem hiç çekinmeden defalarca geleceğini de biliyordum o yüzden ona son güne kadar söylememe kararı almıştım. hayatında hiçbir eksik olmayan hiçbir derdi sıkıntısı olmayan insanlara hep merak etmişimdir Bir psikoloji öğrencisi olarak bunun imkansız olduğunu tabii ki farkındaydım ama yine de bu kadar kusursuz olmak bana garip geliyor mu onların içindeki üzüntüyü nasıl bastırdıkları merak ediyordum mesela. mutlu olmak için herhangi bir sebepleri var mıydı her şey ellerinin altındaydı insan bir amacı olmadan nasıl yaşardı ki mesela arasın amacı neydi bu hayata onu bağlayan şey neydi ? Birden bire midem bulandı, elim istemsizce karnıma gitti hemen arkasından çok güçlü bir şekilde sarsılmış tım başımda aynı oranda dönüyordu çünkü. başımı iki yana sallayıp kendime gelmeye çalıştım en son ne zaman yemek yemiştim evet işte doğru sorunluydu en son sabah bir şeyler atıştırmıştım, buna kahvaltı bile denemezdi. "Mola!" Emir'in sesini duyduğumda başımı kaldırıp ona baktım elinde iki tane tostla bana doğru geliyordu. birini bana uzattı, arkasından cebine nasıl sığdırdığını anlayamadığım ayranı da çıkartıp bana verdi. "bunları yemezsen öleceksin. en son ne zaman yemek yedin?" sonra gözlerini devirip kendi cümlesini tamamladı "dur tahmin edeyim hiçbir zaman." onun bu hali beni güldürmüş tü kendisi de dosttan kocaman bir ısırık aldığında ben ayranımı açmayı uğraşıyordum sahne birdenbire dağılmıştı Cemre üzerindeki ona 2 beden büyük kostümüyle yanımıza gelirken eteklerine bayağı bir kaldırmak zorunda kalmıştı. "Nasıldım?" Ağzım dolu olduğu için gözlerimi yavaşça kapatıp açarak ona iyisin dedim gerçekten de iyiydi, dublöre bile ihtiyaç duymamıştı. Ege ve Sinem de yanımıza geldiğinde Sinem başını dizlerimin üzerine koyarak koltukta cenin pozisyonunu aldı. Sinem bugünlük nihal'in dublörlüğü ne yapıyordu ve Nihal hiçbir replik ezberlemediği için en çok yorulan Sinem olmuştu. bu kadın neden hiçbir şey ezberlememiz ki boğazlarım yırtıldı resmen dediğinde ona güldük. 3 belki de 3,5 yıldır burada çalışıyordum ve emir den sonraki en yakınım Sinem di. onunla hep farklı bloklarda çalışıyor olsak da birbirimizin hayatından sürekli haberdarlık ve bulduğunuz her fırsatı birlikte geçirmekten asla geri duymazdık Ege de aynı şekilde. orada onlarla sohbet ederken Ege her zamanki gibi arkadan çalan kısık sesli bir şarkı açtı. aramıza en son katılan Egeydi ama gelir gelmez Sinem le arkadaş olduğu için hiç son katılmış gibi değildi. Cana yakınlığıyla aramıza girmeyi çok iyi başarmıştı zaten. "Aras iki kere okuyup her şeyi ezberlediği için onu alnından öpmeliydim." dedi Ege. şaşkınlıkla ona baktık bakışlarımızın sebebini anlayıp başını olumlu anlamda aşağı yukarıya salladı "Evet gerçekten ezberi sıfırdı ama 2-3 kere okuduktan sonra neredeyse bana ihtiyacı kalmadı ezberi bayağı kuvvetli imiş."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE