'' Sizin de bir Black olduğunuzu bana hatırlattınız..''
Başka kimden bahsediyor olabilirdi ki. Shelby'nin tanıyabileceği tek Black, Victım 'dı.
Dudaklarını sinirle kıpırdatırken Victım diye fısıldadı.
Victım senin Shelby ile ne ilgin var.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Victor gece boyunca Victım'ı göz hapsinde tutarak kafasında delice düşünceler kurmuş durmuş ve bu yemeğe de yansımıştı. Masada ki herkes Victor'ın asık yüzünün farkındaydı ve kimse bunun sebebini sormayı bırak merak etme lüksüne bile dahil olmuyordu.
O Victor Ian Black 'ti. Hayatı tamamen kapalı bir kutuydu ve kimsenin merak etmeye pek de hakkı yoktu. Victım hayatını karısı Charlotte yüzünden gözler önünde yaşarken Victor belki de metreslerinin bile ortalarda görünmesine çok izin vermezdi.
Victor'ın çatal ve bıçağının yanında duran parmakları masanın üzerinde düzenli bir ritim tutuyordu ve bu hareket masadakilerin dikkatini dağıtmaya yetiyordu.
Yemekler bitip herkes masadan kalktığında Victor odadan çıkanların en arkasında kalarak kardeşine baktı. Victım durumun farkında olarak oyun odasına gidenlerin ardından kapıyı kapattıktan sonra Victor'a doğru döndü ve
''Bu gece neyin var tanrı aşkına '' diye öfkeyle ceketinin düğmesini çözdü.
''Masada ki herkesin huzurunu kaçırdın..''
'' Bu ne zamandan beri önemli oldu Victım.''
''Victor sen iyi misin .''
''Değilim. Ve bunun sebebi sensin. ''
''Bana yıllar önce bir tanıdığın bir kızdan bahsetmiştin hatırlıyor musun .''
Victım o kızı nasıl unutabilirdi ki. Bu onu sevdiği için ya da rüyalarını süslediği için değildi.Aksine cehennemde yanmasına sebep olacak kızdı o . Ona yaptığı işkenceler aklına geldi.
''Hatırlamamış olmayı dilerdim Victor.. Onu bana neden soruyorsun '' diyerek bakışlarını donuklaştırdı.
''Öğrenmek istiyorum Victım.. O kıza ne oldu.''
''Bu seni neden ilgilendiriyor Victor. Ben anlatamam sana ne olduğunu.. ''
''Anlatacaksın .. Şimdi , hemen ...Duymak istiyorum Victım.''
'' Victor sen ..tanrım yoksa Shelby'nin o olduğunu mu düşünüyorsun. ''
Victor bir anda yaptığı aptalın farkına vararak ''hayır '' diye sertçe cevap verdi. Eğer gerçekten de o kız Shelby ise bunu Victım'a söyleyemezdi. Shelby bu evde ne amaçla bulunuyorsa önce bunu öğrenmeliydi.
'' Victor eğer gerçekten de bakıcının sana bahsettiğim kız olduğunu düşünüyorsan, o kız bakıcı Shelby değil.Bayan Shelby sekiz sene önce ki kızdan çok farklı o olması imkansız. ''
''Anlat Victım. Sekiz sene önce ne oldu. ''
Victım kardeşinin öfkeli haline bakarak gözlerini kıstı. Şimdi anlatacak olursa eğer kardeşinin adaletli davranacağını ve kendisinden de hayatının sonuna kadar nefret edeceğini biliyordu.Hayır asla anlatamazdı. O kız ölmüştü. Bakıcının o olmasına bir kez daha imkan olmayacağını düşündü. O zamanlar tanıdığı Shelby aptalın tekiydi. Altı dil birden öğrenmesine imkan yoktu.
'' Sekiz sene önce..'' diye cümleye başladı Victım. '' evimizin yanında ki arazide bir kız yaşıyordu ailesiyle birlikte. Aptalın tekiydi Victor benden hoşlanıyordu ve ben ona karşılık vermeyince bizim uygunsuz bir durumda basılmamızı sağlamaya çalıştı tabiki de başarılı olamadı. Olan bu Victor. Sadece bu.. Önemli bir şey olmadı dostum. Bayan Shelby bana sadece o kızı anımsattı fakat imkansız.''
Victor duyduğu cümlelerin yalan olduğunu en başından beri biliyordu. Kardeşine güvenmesi gerekirken Shelby'nin gözlerinde gördükleri bundan daha fazlası olduğunu hissetmesine sebep oluyordu. Ne olursa olsun ne yaşandıysa elbet öğrenecekti fakat artık bunu kardeşine soramayacağını biliyordu.Böylesi çok dikkat çekici olurdu. Bu yüzden bu işi artık gizli bir şekilde Shelby'den öğrenmesi gerekecekti.
''Teşekkürler Victım '' dedi. ''O kızın Bayan Shelby olmadığını bilmek içimi rahatlattı kardeşim. Bunu söylemekte bir sakınca duymuyorum o yüzden bilmeni isterim. Shelby ile ilgileniyorum.''
Victor'ın sözleri oldukça açık ve basitti. Ona artık kimse bir zarar veremez. !
Odadan çıktıkları zaman ikisi de oyun odasına yöneldi. Victım çoktan biraz önce olanları unutup oyun masalarından birine oturmuşken Victor'ın aklı gece boyunca Shelby'deydi.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Shelby elbisesinin kuşağını bağladıktan sonra bonesini aldı ve oturma odasında kendisini bekleyen Chester'in yanına gitmek üzere kapıya yöneldi.
Merdivenleri inerken rastladığı bir hizmetçiden çay ve kurabiye istedikten sonra Chester'ın beklediği odaya girdi ve arkadaşına gülümseyerek baktıktan sonra karşısında ki koltuğa oturdu.
Chester uzanıp arkadaşının elini tuttuktan sonra ''seni çok özledim Shelby '' dedi. Neredeyse iki haftadır şehir dışındaydı ve bu zaman zarfında hiç konuşamamışlardı. Tabi ki o gecenin üzerinden de iki hafta geçmişti. Evde ki hizmetçiler Victor'ın tekrar ispanyaya döndüğünü söylüyorlardı. Shelby bunu araştırmamıştı sadece gerçek olmasını ummuştu. Bir daha Victor'la karşılaşmak istemiyordu .Karşılaşamazdı da .
O gece duygularına yenilmiş ve büyük bir aptallık yapmıştı. Onun da bir Black olduğunu vurgulamıştı. Victor sandığı kadar zekiyse eğer bunun peşini bırakmayacaktı ve Shelby'e ne sakladığını soracaktı.
Neyse ki Shelby iki haftadır Victor'ı görememişti de İspanyaya gittiğine emin olmuştu.Demek ki o akşam bir daha görüşmemek üzere son kez konuşmıuşlardı.
Shelby dalgın bir şekilde düşüncelerinden sıyrılarak Chester'a baktı.
''Ben de seni çok özledim Chester '' diye cevap verdi. O sırada gelen çaylarını içerek muhabbet ettiler ve biraz da kurabiye yediler.
Haftalar sonra Shelby çocukların kitaplarını okuyarak odalarından çıktı ve mutfağa doğru ilerledi. Bir bardak sıcak çay alacaktı. Havalar artık iyice soğumuş ve kış bastırmıştı. Shelby günden güne daha da sinirli bir ruh haline bürünüyor ve asabileşmeye başlıyordu.Elinde hala kayda değer bir şey yoktu ve bu durum canını sıkmaya başlamıştı. Victım kapalı bir kutu gibiydi. Shelby'e istediği ilgiyi göstermiyordu. Sürekli kavga ettiklerini görmese karısına aşık olduğunu düşünebilirdi fakat buna inanmıyordu.
Aslında bu hayatta isteyeceği en son şey Victım'ın kendisine aşık olmasıydı fakat onun da hayatının mahfolması için bunun gerekli olduğunu biliyordu.
Bardağına doldurduğu sıcak çayı avuçları arasına alarak bahçeye doğru ilerledi. Dün gece sabaha kadar kar yağmıştı ve Shelby bahçenin karlı nasıl göründüğünü merak ediyordu.
Bembeyaz bir manzarayla karşılaştığında adımlarını hızlandırdı ve kapıdan çıkarak yürümeye başladı. Ceketi üzerinde değildi ve gördüğü manzara karşısında heyecanlanarak bunu akıl edememişti . Geri dönmek de pek işine gelmediği için öylece yürümeye başladı. Üşüdüğü her an bardağını daha da sıkı tutuyor ve ısınmaya çalışıyordu.
Shelby bir süre ilerledikten sonra durarak uçsuz bucaksız görünen manzaraya baktı. Farketmeden de olsa Victor'la bir keresinde yürüdükleri bu yere kadar gelmişti.
Acaba şimdi ne yapıyor diye düşünmekten kendini alamadı. Victor'ı bir aydan fazladır görmüyordu ve kendisini unuttuğuna emindi. Victor tahmin ettiği gibi o gece söylediklerinin peşine düşmemiş ve ülkeden ayrılmıştı. Bu da Shelby'nin işine gelmişti fakat onu aklından çıkaramadığını da biliyordu.
''Haksızlık '' dedi kendi kendine. ''Bütün bunların yaşanması haksızlık.. ''
Bardağından bir yudum alırken ''neden ben '' diye düşündü. ''Bunca derdimin arasında neden Tanrım..'' diye fısıldayarak devam etti.
Victor'dan etkilenmek ona karşı ilgi duymak planları arasında kesinlikle yoktu. ''Özledim..'' diye fısıldadı.
''Tanrım onu çok özledim .. ''
''Bende seni çok özledim..!''
Shelby hızla arkasını dönerken elinde ki çayın heyecandan üzerine dökülmesini umursamadı bile.
''Victor..buradasın !''
Kesinlikle çok mutlu olmuştu ve bunu Victor'a belli etmesi Shelby için içinden çıkılamaz bir sorun haline gelecekti.
''Evet buradayım '' diye cevap verdi Victor elleri cebinde Shelby'e doğru yürürken.
''Fakat sen gitmiştin. İspanyaya dönmüştün. ''
''Hiç bir yere gitmedim Shelby. Hep buradaydım. İngiltere de ..''
''Peki ama neden hiç gelmedin. ''
''Çünkü biraz zamana ihtiyacımız olduğunu düşündüm. Ayrıca şehirde halletmem gereken önemli işlerim vardı. ''
'' Anladım..''
İkisi de sessizleşirken Victor Shelby'e doğru yaklaştı ve genç kızı kolundan tutarak nazikçe kendine çekerek sarıldı. Bu sarılma ikisinin de istediği tek şey gibiydi. Shelby bardağının elinden düşmesine ya da Victor'ın kendisine sarılmasına kızmadı. Kollarını kaldırarak aynı şekilde Victor'a sarıldı ve erkeksi kokuyu içine çekti.
İçinde fırtınalar koparken biraz olsun bunu düşünmemeye çalıştı. Daha sonra bunun için yeterince vakti olacaktı zaten .