"Geldim." dedi ve elinde iki tane kupa ile salona girdi. Kahveyi elime aldığım zaman sıkıca sardım. Sıcak kupa, parmaklarımdaki kan akışını hızlandırmıştı. Kalbim de deli gibi atıyordu. Uzun boyuyla, yanımda oldukça heybetli duruyordu. O sırada gözüm istemsiz bir şekilde kalçalarına kaydı. Kot pantolonu vücudunu sarmıştı ve kalçaları oldukça sıkı görünüyordu. "Hadi açalım diziyi. Bakalım beğenecek misin?" dedi ve televizyon kumandasından diziyi başlattı. Gerçekten de akıcı bir diziydi. Başta bir gençlik dizisi zannettim ancak karakterlerin gelişimleri çok net bir şekilde görülebiliyordu. Özellikle iç sesleri ile dış sesleri arasındaki fark her geçen bölümde kapanıyordu. Ayrıca çok tatlı bir çift olmuşlardı. Üçüncü bölümü izlerken ben artık Tuğrul'a sokulmuş bir halde ayaklarımı koltuğa

