Bölüm 31

860 Kelimeler
"Yarın büyük gün ha..." Heyecanla konuşmamın üzerine Barın uzanıp tepeme bir öpücük kondurdu ve tekrar yerine oturdu. Arkama dönüp ona kocaman gülümsediğimde o da bana sıcacık gülümsedi. "Fazla doz aşktan bayılacağım şimdi." Gazel'in sitemiyle kıkırdayıp önümdeki bilgisayara döndüm tekrardan. Yarın sabah jürimiz olduğu için hepimiz benim evde toplanmıştık. Geniş balkona bir jüt kilim serip orta sehpayı da oraya çekmiştik. Ben ve Aslı yerde oturup orta sehpaya bilgisayarlarımızı koymuş o şekilde çizim yaparken Barın ve Göktuğ 2 tane 2'li koltuktan oluşan balkon mobilyalarında, Gazel de balkon salıncağına yayılmış yapıyordu çizimini. Benim arkamda Barın, Aslı'nın arkasında Göktuğ oturuyordu. "Kim benim kesitimi almak ister?" Gözlerimi devirip Göktuğ'a baktım. "Yine mi son dakikaya bıraktın kesit* almayı?" Omuz silkti. "Ne yapayım? Bence render* almak daha önemli." "Render almadan jüriye çıkarsan %30 ihtimalle jüriden geçebilirsin ama kesitsiz çıkarsan siksen geçirmezler." Barın'ın talihsiz olasılık hesabına gülüp sehpanın üstündeki bademlerden attım ağzıma. "Valla beni ellemeyin, ben daha perspektif çizeceğim." Aslı ellerini yukarıya açıp nazar duası okuyor gibi yaptıktan sonra yüzüme güzelce tükürdü. Ters ters ona bakıp bilgisayarımı da alıp Barın'ın yanına geçtim. Kafasını bilgisayardan kaldırmadan yana kayarak bana yer açtı. "Senin neyin kaldı?" Konuşmanın başından beri sessiz kalan Barın bilgisayarının ekranını bana çevirdi. "Paftalarım* bitmek üzere." Kafamı sallayıp paftalarını inceledim. Renk uyumu falan gayet iyi duruyordu. "Yardıma ihtiyacın var mı?" Bilgisayarı orta sehpaya bırakıp tamamen bana döndü ve iki koluyla beni sardı. "Sanırım biraz motive edilmeye ihtiyacım var." Hafifçe kızarıp başımı göğsüne yasladığımda göğsünün sarsılmasından güldüğünü anladım. "Aile var ama burada!" Gazel'in yeniden serzenişte bulunmasıyla ben de güldüm. "Şuna birini bulun allah aşkına ya!" Göktuğ'un sitemiyle bu kez hepimiz gülerken Gazel Göktuğ'a ters ters bakmakla yetindi. "Ne var? Yalan mı?" Daha sonra bize dönüp kendini savunmaya çalıştı Göktuğ. "Beni asla Aslı'yla yalnız bırakmıyor bu! Ah ah, bugünleri düşünüp daha büyük bir ev tutmalıydım! Sırf bu kız yüzünden yazın evi taşıyacağım!" Aslı ve Gazel birlikte yaşıyorlardı ve Göktuğ da evim büyük olursa daha çok alanı dağıtırım diye düşünerek 1+1 evde yaşıyordu. Ev küçük olduğundan rahat edemediği için normalde de genelde bende ya da kızlarda kalıyordu ama bu durum son zamanlarda Aslı'yla yalnız kalmasını da etkilemeye başlamıştı anlaşılan. "Beraber eve mi çıksak sevgilim?" Bir anda Aslı'ya yönelttiği soruyla Aslı şok olurken Gazel Göktuğ'un üstüne atlayıp saçına yapıştı. "Bana bak! Aslı'mı benden alamazsın duydun mu! Bu kadarı da fazla artık!" Ben Barın'ın kollarına biraz daha yayılıp deli gibi gülmeye başlarken Barın'ın da güldüğünü duydum. "Benim için dövüşmen guzum." Aslı ayağa kalkıp yalandan ikisini ayırmaya çalışıyordu. Göktuğ saçlarını Gazel'den kurtarmaya çalışırken bir yandan da küfrediyordu. Uzun süredir bu kadar eğlenmemiştim! Sonunda birkaç dakika sonra Göktuğ ve Gazel ayrıldığında Aslı Göktuğ'un yanına oturdu. "Kanka senin karşı daire hala boş mu ya?" Göktuğ'un bana yönelttiği soruyla ben de bilgisayarımı sehpanın üstüne koyup bağdaş kurdum ve Barın'ın kokusunu içime çektim. "Boş ama satılık orası. Bir de sahibi çok seçici sanırım." Dudaklarımı büzdüm. "Burada bir kız öğrencinin tek başına yaşadığını öğrenmiş, satın almak isteyen bekar erkeklere sırf bu sebepten olumsuz cevap vermiş." Göktuğ şaşkınca kaşlarını kaldırdı. Ona da garip gelmiş olmalıydı. "Sen ne yapacaksın kanka?" Bu kez Barın'a yönelttiği soruyla yerimde rahatsızca kıpırdandım. Barın'ın gitmesini hiç mi hiç istemiyordum. Barın huzursuzluğumu anlamış olacak ki saçlarımı okşamaya başladı. Vücudum bu hareketine anında tepki verip gevşedi. "Kalıcı bir ev bakarım artık büyük ihtimalle." Boynundan hafifçe öptüğümde gerildiğini hissettim. "Hem okul hem de şirkete yakın olmalı." Babasının şirketinden bahsediyor olmalıydı. Barın'ın babasının birçok oteli, restoranı, gece kulübü ve spor tesisi vardı. Onun dışında birkaç özel eğitim kurumunda ortaklığı ve inşaat alanında da birçok yatırımı tabii. Hatta bizim üniversitenin de ortaklarından biriydi babası. Bizim de durumumuz iyiydi örneğin ama annem ve babam cerrah oldukları için sabit birer gelirleri vardı. Barın'ın babasıysa Türkiye'nin başta gelen zenginlerindendi. Bir an yeniden Barın'ı magazin dergilerinde hayal ettiğimde kendimi fazlalık gibi hissettim. Elbette ben de bir hiç değildim ama Barın'ın ortamı daha çok mankenlerden, oyunculardan oluşuyordu. Ve ben onun sevgilisi olarak değil de kendi azmimle yanında yer almak istiyordum. Yine de ilişkimiz duyulursa tüm magazin sitelerinde ve dergilerinde Barın Acar Korkmaz'ın sevgilisi olarak anılacaktım. "Sen ne düşünüyorsun?" diye mırıldandı Barın yeniden saçlarımı okşamaya başlarken. Bizim dışımızdaki herkes bilgisayarlarına dönmüş çizimlerini yapıyordu. Biz zaten birkaç gündür Barın'la çizim yaptığımızdan çok fazla bir şey kalmamıştı. "Hiç." diye mırıldandım düşünceli bir sesle. "Aynı okullarda falan okuduk ama aslında ne kadar farklı hayatlarımız var." Kaşlarını çattığını gördüm. "Nasıl yani?" Omuz silktim. "Yani ne bileyim. Sen bir gece kulübüne girdiği zaman oranın popülaritesini artırabilecek birisin mesela. Bunu daha farklı nasıl anlatabilirim?" Birkaç saniye düşünüp yeniden konuşmaya başladım. "Çok zenginsin, yakışıklısın ve etrafında manken gibi kızlar var." Elimi topuzuma atıp kafamı salladım. "Bir de benim şu paspallığıma bak." "Kendinin nasıl da farkında değilsin." Aniden söylediği şeyle şaşkınlıkla bakışlarımı ona çevirdim. "Nasıl yani?" Bir elini yanağıma koyup hafifçe okşadı. "Gece... sen öyle güzelsin ki." Birkaç saniyw öylece durup bekledi. "Biliyorsun işte." diye mırıldandı o söylemeden anlamamı ister gibi bana bakarak. "Neyi?" "Gözlerimin sadece seni gördüğünü." *** Kesit: bir şeyin içini inceleyebilmek için, boylamasına ya da enlemesine kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Render: çizilmiş veya düzenlenmiş olan ham modeli bir program aracılığıyla işleyip resim veya video haline çevirmektir. Pafta: mimaride her bir planın, renderin, kesitin veya görünüşün bir afiş halinde bir araya getirilerek sunuma hazır hale gelmesi, mimari planların bulunduğu sunum olarak da düşünebilirsiniz.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE