Salona yaklaştığımda bile adımlarımı yavaşlatmadım. İçimde, Bars'a yönelik olacağını önceden tahmin edemeyeceğim ve ona konduramayacağım kadar büyük bir kızgınlık vardı. Cesaret edemeseydi anlardım, rahatsız hissettiğini söyleseydi hak verirdim, utandığını dile getirseydi kabullenirdim. Ne yazık ki o, en başından beri her şeyin yanlış olduğunu hatta hiç olmaması gerektiğini söylemişti. Öyleyse birbirimize sırlarımızı anlatacak kadar dost oluşumuz, güç istediğimizde sarılmamız, o gece balkondayken beni öpmesi... Hepsi üstü kapanacak kadar değersiz olabiliyormuş. Sandalyeyi gürültüyle çekerek oturdum. Masaya geldiğimde iki saniye kadar bile aklımda tutmayacağım, beni ilgilendirmeyen şeylerden bahsediyorlardı. Tabii elbette varlığımı fark ettikçe suskunlaşmışlardı. Sonuçta tek kişi olarak dö

