Bölüm 36

837 Kelimeler
Tarık müsade isteyerek beni ana salondan çıkardı. “Evet sevgili nişanlım nereye gitmek istersin?” diye muzip bir şekilde sordu. Dudaklarından öperek “En yakın odam, ama en yakın otele ne dersin?” diyerek baştan çıkarıcı bir şekilde teklif ettim. “Of Arsu şimdi o sıcak kuytuna girmeye ihtiyacım var.” diyerek sabırsızlığını dile getirdi. Biliyorum odamda yapmak çok riskliydi sesim oldukça müstehcen ve yüksek çıkıyordu. Ama bende onun gibi sabredebileceğimi sanmıyordum. Hemen koridor boyunca ilerlettim ve odamın kapısını onun için açtım. Kısa bir bakış atıp odaya “Burası kesinlikle bir prenses odası…” diyerek ilk fikrini dile getirdi Tarık. Kapıyı kilitleyip ona doğru yaklaştım.Ben dudaklarına asılıp ceketini omuzlarından aşağı itmeye başladım. Öpücüğü derinleştiremeden vücudumun kıvrımlarını eliyle okşamaya başladı. “Çok yaramaz bir kız olacaksın değil mi?” diyerek hem öpücüğümden memnun hemde alayla yüzümü incelemeye başladı. Gold kemeri kendine doğru çekip beni vücuduna bastırdı. Erekte aleti bacağıma çarptı. “Seni gördüğümden beri bu haldeyim. Bana ne yaptığını görebiliyor musun?” dedi gözlerindeki saf tutkuyla. “Sessiz olmamı sağlamalısın.” diyerek bir kez daha öptüm. Dudaklarını dilimle aralayıp dilimi diline sürttüm ve yaladım. Tarık homurdandı ve vücudunu daha çok bastırdı bana. İç uyluklarımdaki baskı o kadar yoğundu ki resmen pantolonunu delip dışarı çıkacaktı organı. Dili dilimi emmeye başladığında bende ağzının içine inledim. Elbisenin iki göğüs arasındaki tenimi parmaklarıyla okşamaya başladı boynumu emen sıcak ve ıslak dudaklarının keyfini çıkarırken. Şimdiden arzum çok yoğundu ve aletini elimde hissetmek için hamlede bulundum. Aleti pantolonun içinde olmasına rağmen elimde kendini ileri attı ve seğirdi. Aman allahım şimdiden çok büyümüştü. Tarık’ın büyük elleri ustalıkla göğüslerimi ortaya çıkardı ve onları yoğurmaya başladı. Tekrar yüksek sesle inleyecektim ki Tarık ağzını ağzıma bastırdı ve inlememi ağzının içinde boğdu. “Ah Tarık” diye yalvardım acizleşen bedenimle daha fazlası için yanıyordum. Amımdaki ıslaklık öyle yoğundu ki iç bacaklarımdan aşağı doğru yol alan suları hissedebiliyordum. “Soy beni arsız suyum… Seninim bebeğim…” diye söyledi Tarık. Titreyen parmaklarımla gömleğinin düğmelerini çözmeye başladım ama Tarık’ın memelerime ve meme uçlarıma yaptığı masaj o kadar iyi hissettiriyordu ki yaptığım şeyi yapmamı zorlaştırıyordu. “Tarık lütfen..” diye fısıldadım. “Tarık lütfen ne?… Bir gömleği çözemiyor musun? Şimdiden çok mu muhtaç amcığın?” diyerek amımı kaba eliyle kavrayıp sıktı. “Ahhh!” diyerek yüksek sesle inledim. Kaba tutuşu o kadar iyi gelmişti ki bacaklarımı bacaklarına doğru sürtmeye çalıştım. Tarık gülerek bana karşılık verdi. “Şimdiden bacaklarıma sürtüyorsun. Sanırım dayanamayacaksın!” diyerek dalga geçti. Dalgası umrumda değildi ihtiyaç halindeki amım zonkluyor ve çok ağrılı oluyordu artık. Tarık pantolonundan serbest bıraktığı penisini eliyle sıvazladı. Elbisemin önünü yukarı kaldırdı ve kilodumu eliyle yana doğru çekti. Islak deliğimi okşadı ve sert, dik penisini ıslaklığımla boyadı. “Bir ayağını kaldır ve belime sar!” diye komut verdi. Ayakta bu şekilde sikileceğimi hiç düşünmemiştim. Tarık s****i aşk deliğime hizalayarak sertçe itti. İtişten dolayı canım yanmıştı ve penisinin boyutuna alışmamı beklemeden gel gitlerine başlamıştı. Çok ağrılı bir sikişme olmasına rağmen oldukça zevkliydi. Göğüslerimin birini emip diğerine geçiyor, boşta kalan göğsümü ise parmaklarıyla sıkıştırıp bırakıyordu. Bazen ısırık vererek canımı yaksa da aldığım zevki daha da çoğaltıyordu. Vücudumu vücuduna yaslamış resmen amımı sikine sokuyordu. Bu sert darbelerden dolayı kaç kere yükseldiğimi hatırlamıyordum. Beynim uyuşuyor, kulaklarım uğulduyordu. “Tarık… Tarık… ohh…” diyerek çaresizce inlemekten başka birşey yapamıyordum. Sert darbeleri daha da hızlandığında orgazmım beni sert vurdu ve boşalmaya başladım. “Sanırım geliyorsun çığlık atacaksan elimi ısır!” diyerek elini ağzıma verdi. Önce boğuk boğuk inledim ve Tarık’ın vuruşları devam ederken orgazmım yeniden geldi ve elini ısırdım. Tarık bir iki sert darbeden sonra içime patlayarak elini ağzımdan çekti ve dudaklarımın içine içine kükreyerek boşaldı. Öyle çok boşaldı ki alt karnım tamamen onun menisiyle doldu. Bacaklarımdan aşağı sızdı ve halıya kadar döküldü. Dudaklarımı yakıcı bir şekilde öptü ve beni yatağıma yatırdı. Zaten onun kollarında o kadar halsiz düşmüştüm ki bir bez bebek gibi içi boş fakat yaşadığım doyurucu seks yüzündense tamamen mutlu hissediyordum. Yüzüne gülümsedim alnımdan öptü. “Sen dinlen güzelim olur mu? Biz de gidelim yarın şirkette görüşürüz.” diyerek benim üstümü örttü ve kapıya yöneldi o kadar yorgun düşmüştüm ki kapıdan çıkarken gözlerimi çoktan kapatmıştım. Ertesi gün gözlerimi açtığımda çoktan sabah olduğunu anlamıştım. Kalktığımda hala dünkü elbisenin içinde uyuyakaldığımı da anlamıştım. Hala göğüslerimin açıkta olduğunu görünce göğüslerimdeki izlerin morarmaya başladığını farkettim.Hemen banyoya yöneldim ve elbiseyi kirli sepetine attım. Sıcak bir duş aldım tahriş olan bacak arama sıcak su çok iyi gelmişti. Bugün siyah deri etek ve beyaz gömlek tercih etmiştim. İç çamaşırlarımı da giymiştim. Makyajımı da yaptıktan sonra telefonu elime aldığımda Tarık’tan mesaj olduğunu gördüm. “Günaydın nişanlım, kahvaltı yapalım?!” diyordu. “Pekala çıkıyorum evden.” diye yanıt verdim. Anında cevap geldi. “Harika şöför seni bekliyor evin önünde.” diyerek yanıt verdi. Gülümsedim. Çantama telefonumu atarak evden çıktım. Bu sabah Leyla’dan başka kimseye rastlamadığımı farkettim. Bana günaydın diyen Leyla’ya başımla selam vererek Tarık’ın şöförünün yanına vardım. Günaydın diyerek selamladı ve nezaketle arabanın kapısını açtı. Arabaya binip yola çıktığımızda sahil yolundan gittiğimizi gördüm. Deniz oldukça güzeldi ve bugün her şey daha da güzel geliyordu sanki bana. Ohh dedim içimden… “İşimiz bu yaşamak!” dizesi dudaklarımdan dökülerek… Devam edecek.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE