Bölüm 23

1174 Kelimeler
Sonunda arabanın içindeyim. Tarık’tan ayrıldım o da kardeşini görmeye gitti. Bende bir an önce yatağıma dönmek istiyorum. Sanırım uzun bir uyku çekmek istiyorum. Evde beni neyin veya kimin beklediğinden habersiz. Tarık’ın görevlendirdiği şöför beni bırakınca konağa adım atar atmaz kırmızı gözlerle ve sert, gürültülü soluk alışverişinde bulunan bir adet Engin’le karşılaşıyorum. Boğaya benziyor şu an. Acaba Tunç nerelerde? Beni korumasına ihtiyacım var gibi hissediyorum. Kolumdan tutup sürüklemeye başlıyor. “Nişanlandın öyle mi? Evleneceksin!” diyerek sürüklemeye devam ediyor. Leyla’yı koridorda görüyorum ve ona işaret veriyorum. Umarım işaretimi doğru anlar ve Tunç’u çağırır diye umuyorum. Bir yandan Engin’i kolumu bırakması için ikna etmeye çalışıyorum. “Bırak şu kolumu… Canımı yakıyorsun…” “Engin!” Yatak odama gelince beni kolumdan fırlatarak içeri itiyor. Küçük bir itiş olduğu için bir kaç adım sonra dengemi düzeltiyorum ve doğruluyorum. “Senin derdin ne?” diye bağırıyorum. “Asıl senin derdin ne Arsu? Nedir tüm bunlar?” “Sana ne! Sana ne ya!” diye bağırıyorum. “Bana bağırma! Ağzını doldururum demedim mi ha?” diyerek pantolonunun kemerini çözmeye çalışıyor. “Dur! Dur! Lütfen…” diyorum korkuyorum yapacaklarından. Ama durmuyor kemerini çıkarıp bileklerimi arkadan kemeriyle bağlıyor. Vücudumun kıvrımlarına dokunarak çenemi tutuyor. “Sikimle doldurmamı istemiyorsan o güzel ağzını…” diyor ve erekte halinde penisini kalçalarıma itiyor. “Bırak!” diyerek debeleniyorum. Ama nafile Engin benden oldukça güçlü. “Anlat o zaman!” diyerek bağırıyor ve tekrar kalçalarımın arasına sürtüyor penisini. “Bırakırsan anlatırım lütfen.” Uzaklaşıyor nihayet. Yine de bana oldukça yakın bu sefer yüzyüze bakıyoruz. “Dinliyorum.” diyor ve konuşmamı bekliyor. “Tarık düğününüzde tanıştı benimle. Etkilenmiş sanırım benden. Kartvizit verdi bana ama ben onu hiç aramadım. O akşam sıradan bir yemek yiyeceğimizi düşündüm ama kendimi bir davetin ortasında buldum. Yüksel babanın haberi varmış, ben orda öğrendim tüm bunları…” “Ne sikim anlatıyorsun kızım sen?! Ne bu nişanlandığından haberin yok adam evleneceğinizi mi söylüyor?” Evet diye başımı sallıyorum. Bu onu daha da sinirlendiriyor. “Onunla yattın mı?” diye bağırıyor. Evet diye başımı sallamaya korkuyorum nedense. Engin sinirliyken manyaklık sınırlarını zorlayabiliyor. Tekrar bağırarak aynı soruyu soruyor. “Evet!” diye bağırıp kafamı sallayarak onaylıyorum. Gözü dönen Engin beni tekrar tutuyor elbisemi tutup kaldırıyor, büyük eli bacaklarımı tutuyor ve kilotuma ulaşmaya çalışıyor. “Bırak! Bırak!!” diye bağrışlarımı sıklaştırıyorum. Tunç’un sesi geliyor kapının arkasından. “Arsu!!” diye bağırıyor. Engin cevap veriyor. “Gidin buradan sizi ilgilendiren bişey yok!” diyerek tekrar kilodumu indirmeye çalışıyor. “Bırak!! Seninle artık olmayacağım. Olmayacağım! Beni rahat bırak!” Tüm bunları duyduğunu sanmıyorum yinede debelenmeye ve ondan kurtulmaya çalışıyorum. “Sen artık evlisin!!” diye bağırıyorum. Yüksel babanın sesi geliyor kapı arkasından. Engin s****i çıkarmış halde elinde organını tutarken onun bir anlık dalgınlığından yararlanarak kapıya doğru koşuyorum. Ellerim arkadan bağlı olsada kilidi çevirmeye çalışıyorum. Yüksel baba “Engin kapıyı aç yoksa kırdıracağım!” diye bağırıyor. Engin üstünü topluyor ve genişçe sırıtıyor, “Bu burda bitmedi Arsu kime ait olduğunu hatırlatacağım sana!” “Göreceksin!” diyerek kapının kilidini çevirip bedenimin kapının yanında kalmasını sağlıyor. Engin’e kaşları çatık bakan Yüksel bana bakmadan Engin’le birlikte uzaklaşıyor. “Ben sana ne dedim oğlum!” diye azarladığını duysam da hala onun bağladığı gibi kaldığımı farkediyorum. Kilot yerde kalmış gözüme takılıyor. Bana artık dokunamaz. Vücudumun tepkilerinden korkmuyorum artık ona karşı tepki veremez. Daha iyi seksler yaptım sonuçta. O evli karısını becersin. Tüm bunlara göz yaşım yanaklarımdan süzülmüş olarak yere oturuyorum. Leyla ile Tunç ikisi birlikte odaya giriyor. Tunç kemeri çözüyor ve bana bakıyor. Elleriyle yüzümü kavrıyor gözlerini gözlerime dikiyor. “İyisin iyisin tamam mı? Geçti. Ben burdayım.” Leyla’ya kemeri veriyor ve işaretle sahibine götürmesini söylüyor sanırım. “Hafif bişeyler hazırlatın Arsu hanım için. Buraya getirin Leyla.” diyor ve Leyla yanımızdan ayrılıyor. Tunç beni kolaylıkla kaldırıyor ve prenses biçimde taşıyor. Narince yatağa bırakıyor ve bir an kayboluyor. Su sesi duyuyorum ama yönüm ve gözüm hep iç çamaşırımda yerde. Ya Yüksel gelmeseydi tecavüz mü edecekti bana. Bu hakkı nasıl bulabilir kendinde. Onu bunu bana yaptığına pişman edeceğim! Tunç gelip tekrar kucaklıyor beni. Sinirlenmem biraz ayılttı beni ama Tunç bunu farkediyor mu bilmiyorum. Yine de benimle ilgilenmeye devam ediyor. Üzerimdeki elbiseyi bırakıp lavanta kokulu küvetin içine koyuyor su çok güzel, sıcak ve sarıp sarmalıyor sanki, su beni. Minnettar gözlerle Tunç’a bakıyorum. Yeşil gözleri benim yeşil gözlerimin üstünde. Altın rengi saçları banyo ışığının altında parlıyor ve sert yüz ifadesi benim ona bakmamla hemen yumuşuyor ve gülümsüyor. Bende ona gülümsüyorum. Gerçekten onu seviyorum herşeye rağmen. Almam gereken bir intikam olduğunu bende düşünüyorum artık ve Tarık’la birlikte olacağım bu yüzden. Her ne kadar Tunç’la gidip bunları geride bırakabilirim diye aklıma esse de içimin rahata ermeyeceğini biliyordum. Tüm bu düşüncelerinden arındıran Tunç’un beni özenle ve şefkatle yıkaması oluyor. Kendim yapabilirim diyemiyorum çünkü aklım gerçekten çok dolu. Ayaklarımı biraz daha kendime çekiyorum ve kollarımı bacaklarıma dayıyorum. Kaşının birini kaldırarak sorgular biçimde bakıyor Tunç: “Birazdan geleceğim ama su soğumadan çıkmalısın.” diyor ve çıkıyor. Ben öylece biraz kalıyorum. Başımı dizlerimin üstüne koyup rahatlamaya çalışıyorum. Zihnimdeki sesleri susturmaya çalışıyorum çünkü biraz dinlenmeliyim. Herşey o kadar hızlı ve yoğun ki yaprak gibi sallanma lüksüm yok, hiç olmadı. Yüksel ve Engin ne yaptıysa bedelini ödeyecek! Tarık’a içten içe güveniyorum neden bilmiyorum ama o beni hiç rahatsız etmiyor. Evet sıcak bir adam değil ama buna rağmen sekste çok ateşli. Biraz gülümsüyorum buna. Bazen tek düşündüğüm seks olabiliyor. Öte yandan Engin Hülya’yla evliyken nasıl Engin’e zarar verecek diye düşünüyorum. Bizim ilişkimizi bildiğini sanmıyorum. Artık yok elbette düğün günü yaptığı seks benim kontrolüm dışında oldu. He kandır kendini diyorum kendime. Dokunuşlarını çok iyi bildiğinden adam seni yükseltmeyi çok iyi biliyor diye kanaat ediyorum sonra. Tarık o zaman yoktu. Şimdi Tarık var olmasaydı da sadece Tunç’la yetinebilir miydim? “Off çorba ettin kafanı Arsu!” diyerek hızla çıkıyorum sudan duşa atıp duruluyorum her yerimi. Tunç bana bornozu giydiriyor ve saçlarımı havluyla kapatıyor. Yine prenses biçimi kucaklıyor ve ben istemsiz kıkırdıyorum. “Komik olan ne?” diye soruyor. “Hiç!” diyorum “Alıştın iyice kucaklamaya…” “Ben seni ömrümün sonuna kadar taşırım Arsu!” Gözlerini gözlerime dikerek söylüyor. Sevgi var gözlerinde. Gülümsüyorum. Yatağa bıraktıktan sonra kuruluyor beni. Geceliğimi giydirmesini istemiyorum. Şortlu bir takım giymek istediğimi söylüyorum. O da pembe bir alt üst şortlu pamuklu bir takım çıkarıyor. Sanırım etraf biri tarafından toparlanmış az önce yaşananlara ait hiçbir iz kalmamış. Tunç gülümsüyor saçlarımı kuruluyor ve beni yine kucaklayıp kanepeye oturtuyor. Önümde yiyecek tepsisi, birşeyler yemem için teşvik ediyor. Biraz peynir ve meyve bana yetiyor diyorum anlamıyor. “Çay içebilirsin kurabiyeler de çok güzel.” diyerek bir kurabiye atıyor ağzına. Halbuki tatlı yemediğini biliyorum. Sırf yemem için bunu yapıyor “Sende yersen olur.” diyorum ve ikimiz için çay koyuyor. Bir kurabiye yiyerek çayımı içiyorum. Tunç çayımı içtikten sonra tekrar kucaklıyor beni ve yatağıma yatırıyor. Onun bu özeni beni yine duygusallaştırıyor. “Yanıma uzan birlikte uyuyalım.” diyorum. “Pekala” diyerek ayakkabılarını çıkarıp ceketini de çıkarıp yatağa yanıma yerleşiyor. Sırtım onun göğsünde. Oldukça sıcak ve güvende hissettiriyor ve uykuya hemen dalmamı sağlıyor. “İyi geceler” diyerek yanağıma bir buse konduruyor ve eli belime sarılı bir şekilde beni sarmalıyor. Güvendeyim. Yalnız değilim. Bu hisle uykuya yenik düşüyorum. Devam edecek…
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE