Bölüm 38

1170 Kelimeler
Bir kaç saat çabuk geçti. Toplantı saati yaklaşmıştı ve hemen lavaboyu kullanmalıydım. Lavabo yakınında temizlik odası olarak kullanılan küçük bir oda vardı. Nedense o odadan boğuk sesler duyuluyordu. “Neler oluyor? Birinin yardıma ihtiyacı olabilir mi? Ne yapmalıyım?” düşünceleriyle baş etmeye çalışırken ya acil bir durum veya biri zor durumdaysa diyerek kapıyı açtım. Açtım ve şok içinde kaldım deyim yerindeyse. Engin daha önce hiç görmediğim yapay bir kızıl kadının memesini açığa çıkarmış emiyor, alt kısımları ise birbiriyle içiçe geçmişti. Şirkette kadın beceriyordu pislik! Kadının saçı, makyajı dağılmış, dudakları şişmiş haldeydi. Görüntü beni tiksindirdi hemen kapıyı çarptım ve koşarak lavaboya gittim. Engin utanmadan arkamdan seslenmeye başladı. O koşuyor ben koşuyordum. “Arsu! Arsu! Lütfen dur! Bak! Açıklayabilirim!” diyip duruyordu. Onu duymak istemiyordum. Sesini duymaya tahammül edemiyordum şu an. “Arsu lütfen! O istedi gerçekten.” demeye çalışırken arkamı döndüm ve bağırdım “Yeterrr!! Rahat bırak artık beni!!” diyerek saçımı ellerimin arasından geçirdim. “Tamam tamam bağırma! Çıkıyorum. Lütfen kimseye söyleme…” diyerek geriledi ama hala bana bakıyordu. “Çıkkkk!!” diye daha yüksek sesle bağırdım ve biraz boğazım ağrıdı. Engin “Tamam, tamam.” diyerek gözden kayboldu. Umarım cehenneme gider! Kendimi toparlayıp sakinleşmeye çalıştım. Gördüğüm görüntüyü hafızamdan silmeye çalıştım. Ama o kadar tazeydi ki görüntü silmeye çalışmam neredeyse imkansızdı. Derin nefesler alıp biraz da olsa sinirimi yatıştırmaya çalıştım. Kendimi daha iyi hisseder hissetmez lavabodan çıktım. Yerime döndüğümde Tarık beni bekliyordu. Bu da demek oluyordu ki toplantı saati gelmişti. Toplantı holdingin üst düzey yöneticileri ile gerçekleşecekti. Olağan aylık toplantılardan biriydi. Tarık’ın öncülüğünde toplantı salonuna doğru O önde ben arkasında ilerledim. Tarık bir an durdu. Gözlerini gözlerime dikti. “Bir şey mi oldu? Gergin veya sinirli gibi görünüyorsun?” diye sordu. “Yok hayır değilim belki biraz heyecanlı veya elbette gergin de olabilirim.” diye fazla açıklama da bulunmam Tarık’ın dikkatinden kaçmadı. “Herşey yolunda mı Arsu?” diye tekrar elini belime koyarak bedenimi bedenime yaklaştırarak sordu. “İlk toplantım olacağı için belki de…” diyerek gelişigüzel söyledim. Tarık yanağımı okşayarak “Ben hemen yanında oturuyor olacağım. Sen sadece önemli fikirleri not alsan yeterli… Zaten mali rapor ve analizler herkesin önünde yer alıyor.” diyerek güvence verdi. “Çabuk biter zaten sadece şirketin kar yapıp yapmadığını merak ederler genelde. Kimse hisselerinin zarar yapıp yapmadığını öğrenmek istiyor. Pek az yeni fikir sunulup satış veya ürün politikaları konusunda değişiklik ister veya pazarlama satış temsilcilerinin müşteri kazandırıp kazandırmadığıyla ilgilenir.” diyerek açıkladı Tarık. Tüm bunlar bana sıkıcı gelmiş olsa da kafamdaki görüntüyü uzaklaştırır beklentisiyle dinledim. Yardımcı olmasa da Tarık’ın daha fazla benimle ilgilenmesini istemediğimden dinliyor gibi davranmam gerektiğini düşünüyordum. Yoksa neyim olduğunu sorgulayıp durabilirdi. Toplantı odasında herkes hazır bekliyordu. Tarık’ı görünce herkes ayağa kalktı öğretmeni sınıfa ayak basmış öğrenciler gibi. Tarık’ın yerine oturmasıyla herkes yine oturdu ve koltuklarına yerleşti. Tarık profesyonel olarak herkese hoşgeldiniz diyerek, geldikleri için teşekkür ederek konuşmaya başladı. Ben tam yan tarafında oldukça yakınında oturuyordum. Kokusu her nefesi içime çektiğinde içime doluyor, bugün masasında olanları hatırlatıyordu. Kahretsin. Arkadan penisini içime geçirseydi keşke…Tüm bu düşünceler içerisindeyken Tarık’ın eli bacağımdaydı. Dokunuşu beni şimdiki ana çekmişti. Ama ben hala sikilme arzusuyla baş etmeye çalışıyordum. Tarık’ın bacağımdaki eli dururken bu bana pek yardımcı olmuyordu. Başta beni sakinleştirmek için elini oraya koyduğunu düşünsemde daha sonra elinin daha da ilerliyor olması ağzımın neredeyse o şeklini almasını sağlıyordu. “Napıyor bu adam?” diyerek elini tutmaya çalıştım. İtmeye çalıştım. Fakat büyük eli benim küçük ellerime nazaran çok güçlü ve hiç fayda etmedi bu durumdan kurtulma çabama. Üstüne üstlük daha da ilerlemeye devam etti. İç bacaklarımdaki elinin baskısını hissederken etrafıma bakmaya başladım biri farkediyor olabilir mi diye çok endişeliydim. Tüm bunlar yüz ifademe de yansıyor olabilir miydi? Tarık hiç bana doğru bakmıyor toplantıya hakim gibi görünüyordu. Bazı yerlerde sorular soruyor, yanıtları dikkatle dinliyordu. Toplantının hiçbir yerinde henüz birşey dinleyebilmiş değildim ve oldukça rahatsızdım. Tarık’ın eli kilotumun üstünden g noktama baskı uygulamaya başlamıştı. Beni vajinamda oldukça ıslak ve sıcak hissettiriyor, dahası daha fazlasını hissetmeye ihtiyaç duymamı sağlıyor ve acı çekmeye ağrı duymaya başlıyor olmamdı. Koltuğumda aşağı kaymamak için kalçalarımı geriye doğru itmemi tamamen kendi elini davet olarak algılayan Tarık elini daha da derine itti. Okşayışlarına devam etti ve ıslaklığıma ulaşana kadar durmadı. Elini sıkıştırdım daha fazla hareket etmesine engel olmak amacıyla ama bu çabamda benim için pek iyi sonuçlanmadı. Yırtılma sesi duyduğumu düşündüm ve etrafıma tekrar baktım.İki üst düzey yönetici hararetle tartışıyordu. Tarık gözleri kurul üyelerinin üstünde onları izliyor gibi görünüyordu. Kıvranma isteğimi köreltmeye çalışmak nefesimin düzelmesini sağlamıyordu. Sığ tutmaya çalıştığım nefeslerimi kesik kesik alıyor, inlememek için dudaklarımı adeta dişliyordum. Tarık’a kızıyor olsamda kanımda pompalanan adrenalin tutkumu kamçılıyor şu masaya çıkıp sert bir sikiş yaşamayı deli gibi istiyordum. İki parmağının deliğime itildiğini anlayınca kendi devinimime mani olamadım. Tarık’ın omzuna başımı sakladım ve duyulmasını ummadığım küçük sesli bir iniltiyi ceketine bıraktım. Parmaklarına karşı sürtünmeye başladım.Tarık bir an için başını bana doğru çevirdi. “Lütfen…” diyerek kesik sesle buna son vermesini istedim. O ne anladı bilmiyorum ama bir anda toplantının bittiğini duyurdu ve çıkabileceklerini söyledi. Hala parmakları içimdeki suları karıştırmaya devam ederken kendimi birazda olsa gülümsemeye zorladım. Çünkü çıkan herkes toparlandıktan sonra Tarık’a baş selamı vererek ayrılıyordu. Odadaki son kişi de çıkana kadar parmaklarını çekmeyen Tarık herkes çıktığında parmaklarını içimden çıkardı ve zevkle gözümün içine baka baka yalamaya başladı. “Toplantı çok sıkıcıydı. Seni karıştırıyor olmak en güzeli…” diye emme ve yalama işine devam etti. Kapıya baktığımı görünce “Kimse gelmez, gelse de sikişimizi gören burayı terkeder değil mi?” diye rahat bir biçimde söyledi. “Öyle mi?” diye baştan çıkarıcı bir şekilde konuştum. Tarık fazla olmuştu. Hemen masanın üstüne çıktım. Topuklarımı masaya yerleştirdim. Zaten kilodu yırttığı için amım yeterince önündeydi. Bacaklarımı iki yana açarak gömleğimin düğmelerini çözmeye başladım. Gömleği çıkıp kenara attım sütyenim de aynı şekilde yeri boyladı. Tarık’ın ayaklarının dibine düştü. Tarık’tan gözlerimi ayırmadan memelerimi salladım ve ellerimle onları avuçladım. “Siktirr…” diye ağzından bir homurtu yükseldi. Daha da ileri gittim önce onun yaptığı gibi g noktamı ovaladım daireler çizdim elimle. Çok fazla ıslaktı. Islaklık bulaşıyor, onu tüm rahmime parmaklarımla yayıyordum. Tarık pür dikkat beni izliyor, önündeki manzaranın açıkça keyfini çıkarıyordu. Daha sonra iki parmağımı aşk deliğime ittim ve yüksek sesle inledim. Kendimi onun önünde beceriyor, parmaklarımın giriş çıkışlarını hızlandırarak kendimi tatmin etmeye çalışıyordum. İniltilerim çok sesli olmasada toplantı odasında ıslaklık sesleriyle birlikte müstehcenliği arttırıyordu. Tarık’ın göz bebekleri koyulaşmış adeta beni bakışlarıyla sikmek istediğini haykırıyordu. Aslında onu azdırıp giyinip gitmekti niyetim. Ama şu haliyle ne olursa olsun beni alacağını biliyordum. Muhtemelen dakika bile olmadan devasa penisini amcığıma itecekti. Sadece an meselesiydi. Zevkim artmaya başladıkça başım arkaya düşmeye başladı. İniltilerim haz dolu küçük çığlıklara dönüşmeye başlamıştı ki parmaklarımın içimden çekildiğini anladım. Boşluk hissi yüzünden neredeyse mutsuz olacakken daha kalın, uzun ve derin bir şeyin içime girdiğini anladım. Ayağa kalkmış s****i deliğime hizalamıştı.Kalçalarımdan sıkı sıkıya tutup öyle derin itmişti ki s****i, hazdan ölebilirdim. Penisi ilk girişte canımı acıtsa da her seferinde öyle doğru yerleri dövüyordu ki içimde o kadar dolu, o kadar derin giriyordu ki çok iyi hissettiriyordu. Sert sikişi çok tatmin edici ve doyurucuydu ki mutluluk veriyordu. Seks kölesi böyle sikiş ve sikilmekten başka ne isteyebilir ki… Kalçalarımla onun itişlerine karşılık vermeye çoktan başlamıştım. Devam edecek…
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE