Zervan, kadınların yukarı çıkışını izlerken bakışları bir an karısının üzerinde asılı kaldı. Hejr'in o dik duruşu, ona hem bir güven hem de gizli bir telaş veriyordu. Kapıdan giren aşiret büyüklerine dönüp, her birinin elini tek tek sıktı, onları baş köşedeki geniş sedirlere buyur etti. Meclis kalabalıktı, sadece aksakallılar değil, onların oğulları, fidan gibi delikanlılar da gelmişti. Azad ve babası avluya girdiğinde, Zervan adımlarını hızlandırdı. Yaşlı adamın eline uzanıp öpmek istedi ama ihtiyar, Zervan’ın omzunu sıkıca kavrayıp buna izin vermedi. Bakışlarında bir takdir, bir baba şefkati vardı. Tam o sırada yukarı süzülen Rojda ile göz göze geldi. Zervan’ın içini bir huzursuzluk kapladı. Rojda, yanından geçerken duraksayıp, "Merhaba Zervan," dedi, sesi cilveyle çıkmıştı ama Zervan

