Öğle arası gelen mesaj yüzünden şirketten çıkan kız kapının önünde bekleyen arabaya her ne kadar binmek istemese de mecbur olduğunu biliyordu. Derin bir nefes alarak arka koltuğa emanet gibi oturarak kollarını göğsünde kavuşturduğunda kızlara bir şey demediği için rahatsızdı. Onca zamandır dostlardı ama bu defa durum farklıydı. Hiçbir zaman senin benim derdim değil bizim derdimiz demişlerdi ama şimdi mevzu dert olmaktan çıkmış can güvenliği moduna yükselmişti. Gözleri gittiği yolu izlerken zihni neler konuşulacağını tahmin etmeye çalışıyor beceremiyordu. Savaş denen adam sürekli renk değiştiren bukalemun gibiydi. Anı anına uymuyor dediği dediğini tutmuyordu. Kucağındaki çantasını daha sıkı kavrarken içindeki biber gazına ve şok cihazına güveniyordu. En azından kendini koruyabilirdi. Arn

