Bir kadına bağlanmak ya da bağımlı olmak nasıl bir duyguydu hiç bilmiyordum. Hayatıma, kalbime, yalnızlığıma dokunmak isteyen kadınlar olmuştu ama hiçbirine bu şansı vermemiştim. Şans versem bile, güçlü duruşumun aksine hiç kimsenin göremediği ya da benim asla göstermek istemediğim ürkek bakışlarım, titreyen ellerim ve kulakları sağır edecek iç sesim, tüm duygularımı yenilgiye uğratarak galip gelecekti ve ben kalbime inat kaçarcasına gidecektim. Çünkü, bir insanın beni ne kadar seveceği ya da ne kadar üzeceği ikileminde kalıp sıkışmaktansa, yalnızlığın verdiği huzur, bana her zaman daha sevilesi gelmişti. Ama artık gelmiyordu. O gittiğinden bu yana daha doğrusu onu kendimden gitmeye mecbur bıraktığım o günden bu yana o çok sevdiğim yalnızlıktan nefret eder hale gelmiştim. Bu nefret, on

