Afran yüzünde ilk kez serseri bir gülümsemeyle karşısındaki kızın ürkek kuş misali bakışlarına müptela olmuş bakıyor, “Niye bu kadar korktun?” diyerek ağır adımlarla Nare’ye doğru ilerliyordu, “Yüzün bembeyaz oldu Nare.” “Bu kata kimse gelmiyor, birden sesini duyunca…” Başka bir gülümseme peyda oldu yüzünde. “Terastaydım, yukarıdan bir ses duyunca, hele de bülbül gibi böyle akan giden ama yüreği yakan, kim o türküyü söyleyen diye merak ettim.” Nare’ye bir ürperti çöktü. Afran’dan normalde rahatsız olmuyordu ancak çok duygusal dolu dolu bakıyordu genç adam. O duyguları görmek bilmek istemedi. “Bu katta benden başkası yok.” Mesafeli bakışlarla merakının boşa olduğunu söylerken Afran onu duymuyor gibi “Böyle türküler söylediğini bilmiyordum ki, güzelliğinin yaman olduğu kadar sesinde ya

