10

210 Kelimeler
Asansörün durması sonrasında da kapısının açılmasıyla bana doğru gelen serinlik gülümsememi sağlamıştı. Daha şimdiden dışarıya çıkıcak olmanın verdiği reddedilemez rahatlama hissi iliklerimde yavaş yavaş süzülmeye başlamıştı bile. Asansöre binip zemin katın düğmesine bastım. Bu sefer geçen sefer ki gibi pis kokmuyordu ortam, aksine sanki apartmandan birinin limonlu parfümü var gibiydi. Ya da direkt üstüne limon sıkmıştır. Kim bilir belki de sadece limon banyosu yapmıştır. Evden çıktığım saniyeden itibaren düşünme yeteneğim geri gelmiş gibi hissediyordum. Zaten ben ne diye evde tıkılıp kaldıysam? Tamam belki iki yıllık gastronomi bölümünden yaklaşık iki sene önce mezun olmuş olabilirdim, hatta paraya da ihtiyacım olmayabilirdi ama bunlar eve tıkanmam için yeterli sebeplerden değildi. Tek başıma İngiltere'yi gezebilirdim. Asansör saniyeler içinde aşağıya inmiş içerisinden çıkmam için bana kapılarını açmışken onu kırmadan dışarıya çıkıp apartmanın giriş kapısına doğru ilerleyip kendimi kocaman binadan dışarıya atmıştım. Her solunum yaptığımda beynime oksijen daha çok gidiyordu. Dışarısının tek kötü yanı vardı, o da fazla soğuk olmasıydı. Üstümdeki kot şorta buruk bir gülümsemeyle bakmış kazağıma da içimden beni rezil etmemesi gerektiğini, tir tir titremek istemediğimi söylemiştim. Apartmanın bahçe kapısından da çıkıp hiç bilmediğim sokakları gezmek için gelişi güzel yürümeye başladım. Türkiye'de olsaydım bu saatte biraz zor dışarıya çıkardım ama bulunduğumuz yerdeki her şey aşırı güvenlikli olduğu için aklımda en ufak bir şüphe yoktu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE