Emel, ne doğru düzgün yemek yemiş, ne kimseye iki çift laf etmişti. Eve girdiği gibi, üvey annesinin bütün söylenmelerine rağmen kendisini odasına kapatıp ağlayıp durmuştu. Büşra, defalarca yanında anlatması için bekleyip saçlarını okşamış, sürekli omzuna değip derdini, ona anlatmasını ummuştu ama Emel anlatmamıştı. Bu gözyaşlarının nedeninin ne olduğunu tahmin edemiyordu Büşra! Babası ölüm arefesinde, annesiz büyümüş bir kızdı Emel, en az kendisinin ki kadar zor bir hayatı olduğu için ara ara içerlediği şeyler olmasını da çok görmüyordu; Emel'in ısrarla kendi içine kapanmasına anlam veremeden. İşin tuhafı sabah olduğunda da yataktan çıkmayıp Büşra'ya hasta olduğunu söylemişti. "Sen tek başına gitsen pazara Büşra, ben gene hastayım." demişti burnunu çeke çeke. Bütün gece uyumayıp ağladığı

