Bölüm 22: Paylaşılamayan Zeng vs Gök Büyücü Mex

1151 Kelimeler
"Bu bu çocuk suyu buza çevirdi." Elder Cheng şaşkınlıkla bakıyordu. "Evet nasıl yaptı. Yoksa?" Elder Thao'nun aklına birşey gelmişti. "İki element kullanabiliyor mu?" Elder Shakon, elder Thao'nun cümlesini tamamladı. "Ama burada sadece Ateş elementalisti olduğu yazıyor" Elder cheng iki elderle aynı düşünmesine rağmen listede yazanı söyledi. "Belki kendisi de bilmiyordur?" Heyet elderlerinin sağ en başında oturan elder konuştu. "Ama kardeş Dian. Kendisi bilmese bile hocası yada ateş elementalisti sanatını öğreten kişi bunu söylemiş olmalıydı." Elder Cheng Elder Dian'a mantıksızca baktı. "O halde bizden saklamak istedi fakat kullanmak zorunda kaldı." Elder Dian diğer elderlere daha mantıklı bir açıklama sundu. "Sanmıyorum. Saklamak istese zaten 2 savaş kazanmıştı. Ayrıca Elementalist olduğu için onu kesinlikle davet edeceğimizi biliyor olmalı. Bence içinde başka bir iş var." Elder Thao'nun açıklaması da oldukça makuldü. "Elderler o çocuğu istiyorum." Elder Cheng diğer elderlere baktı. "Ama Kardeş Cheng loncan, Loncan sadece ruh büyücülerini işe alıyor. Üstelik bir anlaşma yapmıştık." Elder Thao Elder Cheng'e hatırlatmak istedi. "Sorun değil. Eminim ki lonca ustası da onu isteyecektir. Bizim loncamızı seçerse onu lonca ustasının karşısına çıkaracağım. Lonca ustası kabul etmezse sizin loncanızdan kimi seçerse, Seçtiği Loncaya bizzat elimle getirip bırakacağım. İki element veya başka bir şey bu çocuğun yeteneği çok nadir. Hatta böylesini hiç görmemişimdir." Elder Cheng diğer elderlere karşı oldukça açık bir şekilde konuştu. "O halde anlaşmamız geçersizdir. Sebebini anlıyorsundur umarım. Yani daha önce istediğin ruh büyücüsüne talip olabiliriz." Elder Thao Açık bir şekilde kendisini ifade etti. "Sorun değil. Tabi ki böyle olması gerekiyor." Elder Cheng tereddüt etmeden kabul etti. "Peki o halde kararı sen verdin. Kardeş Cheng" Elder Thao sorumluluğun kimde olduğunu belirtti. Heyet elderleri kendi arasında bu konuşmayı yaparken Zeng çoktan katılımcı alanına dönmüştü. Thinker'ın zafer kazandığı için kendisine yeşil ruh cevheri getirmesini bekliyordu. Bir süre sonra beklediği gerçekleşti ve Thinker yanına geldi. "Abla sonunda geldin. Ödülüm nerde?" Zeng artık ruh cevherlerini galibiyet ödülleri olarak görüyordu. "Dur şimdi. Önce bana cevap ver" Thinker meraktan çatlayacaktı. "Ne oldu abla" Zeng Thinker'ın meraklı halinden bir şey anlamamıştı. "Az önce savaş arenasında ne oldu? Suyu nasıl buza çevirdin bunu açıkla bana" Thinker tek elini beline atmışken sabırsızlıktan dolayı bir ayak ucu sürekli havaya kalkıp yere basarken ciddi bir şekilde Zeng'e bakmaya başladı. "Suyun içindeki büyüyle birleşmiş ısıyı emdim." Zeng normal bir şey gibi açıkladı. "Ne suyun içindeki ısıyı mı emdin? Bana doğruyu söyle!!!" Thinker karşısında ki gence hiç inanmamıştı. "Abla cidden doğru söylüyorum." Zeng Kendisine inanmayan Thinker'ı görünce hemen Thinker'ı ikna etmeye çalıştı. "Peki nasıl yaptın? Ateş elementalisti bunu yapamaz." Thinker Zeng'e artık tuhaf tuhaf bakıyordu. "Nasıl yapamaz?" Bu defa Zeng meraklanmıştı. "Şöyle ki bir ateş elementalisti çevredeki ateşi ısıyı hatta ateşle birleşmiş büyüyü bile emebilir. Lakin ateş elementalistten başka bir tür elementalistin yani rakibin olan su elementalistinin büyüsündeki ısıyı ememezsin. Yani senin su elementalistinin suyla karışmış büyü gücündeki ısıyı emmen imkansız. Sen bunu yapmakla da kalmadın. Yanında büyüsünü de emdin. Şimdi neden imkansız anladın mı?" Thinker Zeng'e detaylı bir açıklama yaptı. "İyi de yaptım işte." Zeng, ablasına masum bir ifadeyle baktı. "Yoksa dediğin ejder kalbi mi buna sebep oldu" Thinker Etrafına bakınıp kimsenin dinlemediğinden emin olunca sordu. Aklına gelen tek açıklama buydu. "Olabilir. Benim moruk acayip güçlüydü. Kesin o yüzdendir." Zeng yaptığı şeyin imkansız olduğunu duyunca yaşananların Thinker'ın dediği gibi Jianta'nın kalbi sayesinde olduğuna hem fikir oldu. "Peki Şimdilik böyle kabul edeceğim, daha sonra araştırırız. Ayrıca şuan bir çok kişi senin aynı zamanda bir su elementalisti olduğunu düşünüyor." Thinker Zeng'e bakarken güldü. "Ne? Neden?" Zeng şaşırıp panik oldu. "Suyu buza çevirdin de o yüzden. Başka neden olabilir." Thinker Zeng'e gülmeye devam ederken cevapladı. "Neyse al bakalım. Dördüncü savaşların bir kısmı başladı. Sıran yakındır. Gücünü topla." Thinker, Zeng'e iki tane ruh cevheri verip yanından ayrıldı. Zeng ruh cevherlerini Thinker'dan aldıktan sonra oturup içlerindeki büyü güçlerini emmeye başladı. Bir çay süresi sonra Zeng'in elindeki ruh cevherleri parçalandı. Zeng gözlerini açıp diğer katılımcılara ve seyircilere bakarken insanların ara ara kendisine baktığını fark etti. Bu durumdan dolayı gerçekten gerilmeye başladı. Yaptığı şeyin böyle garip bir tepki yaratacağını düşünmemişti. Fakat bunlar arasında Zeng'e sürekli bakan iki kişi vardı. Bu kişiler Thinker ve Mex'di. "B alanı 3. savaş arenası 29. savaş için arenaya gel" Hakem artık dördüncü savaşların yarısından çoğunu bitirmişti. Son savaşları başlatıyordu. Mex kendi sırasını duymakla beraber arenaya çıktı. Hakeme elindeki parşömeni göstererek rakibini çağırmasını bekledi. Zeng arenaya çıkmış olan Mex'i fark etmiş ve onu izlemeye başlamıştı. "29 numara. B alanı 3. savaş arenasına gel." Hakem Mex'in rakibini çağırdı. "Bu benim ama" Zeng, Mex'i izleyip rakibinin kim olduğunu merak ederken kendi numarasının çağırılmasıyla şoka girdi. Turnuva boyunca karşılaşmak istemediği 2 kişi vardı ve bunlardan biri Mex'di Zeng Hızlıca Arenaya girerek Mex'in karşısına geçti. Mex'e ve hakeme selam verdi. "Başlayın" Hakem ikiliyi hazır görünce karşılaşmayı başlattı. "Demin yaptığın şeyi görmek istiyorum." Mex direk Zeng'e baktı. "Yeraltı dünyasının kapısı açıl. Irmak ruhu ortaya çık" Mex aceleciydi. "Su Girdabı" Mex direk saldırma emrini verdi. "Sıcak Eller." Zeng ani saldırı karşısında ne yapacağını bilemedi. Saat yönünde dönen bir girdap Zeng'i yutmaya başladı. Zeng su girdabının içinde yutulmuşken ağzını kapatıp nefesini tutmaya çalıştı. Zeng girdabın ortada asılı kalmıştı. Yüzmesine rağmen yüzeye çıkamıyordu. "Boşuna uğraşma bu seviyede yer altı dünyasının sularında yüzemezsin. Çağırdığım ırmak ruhu gümüş seviyede" Mex, Zeng'in yüzme çabalarının boşuna olduğunu açıkladı. "Bana gücünü göster. Yoksa orada boğulacaksın bir çöp gibi. Bana çöp olmadığını göster." Mex, Zengi sinirlendirip öfkesine yenilmesini sağlamak istiyordu. Böylece rakibi kendisini tutmazdı. Zeng Su girdabının içinde olmasına rağmen Mex'in konuştuğu her şeyi çok rahat bir şekilde duymuştu. Çabucak duygularına yenildi ve öfkelendi. Ellerini yumruk haline getirerek. Gözlerini kapattı. Bir kaç saniye sonra Zeng'in bulunduğu sur girdabı Zeng'in olduğu alandan itibaren donmaya ve buza dönüşmeye başladı. Suyun buza dönüşmesi oldukça hızlı bir biçimde yayılıyordu. Tüm işlem 50 nefesten daha hızlı bir şekilde gerçekleşti ve girdap tamamen sudan buza dönüştü. Zeng yumruk yaptığı ellerini hareket ettirmeye çalışmasıyla suya dönüşen buz girdabı cam gibi kırılmıştı. Zeng içinden çıktı. Mex'e doğru ilerlemeye başladı. Ellerindeki kıvılcım sayısı önceki karşılaşmaya göre daha fazlaydı. Kimse ona çöp diyemezdi. "Bu his. Bu kesinlikle o olmalı. Doğru yere gelmişim gerçekten beni yanıltmadın. Bir kez daha teşekkür ederim." Mex, Zeng'in kendisine doğru gelişini izlerken hissettiği auradan dolayı bu düşüncelere sahipti. Zeng Mex'e doğru yanaşmaya devam etti ve kısa bir kaç nefeste önüne kadar gelmişti. "Kimse bana çöp diyemez. Ben asla hayal kırıklığı olmayacağım." Zeng'in ağzından bu kelimeler çıkarken yumruk yapmış kıvılcımlı kolunu havaya kaldırdı. "Çekiliyorum" Zeng'in yumruğu Mex'e vurmak üzereyken Mex sıçrayarak geriye kaçtı ve karşılaşmadan çekildiğini söyledi. "Özür dilerim, emin olmam gerekiyordu. Asıl çöp benim. Affet beni usta. Öğrencin olmak istiyorum." Mex Zeng'in yönüne doğru diz çökerek başını üç kere yere vurdu. Zeng rakibinin çekildiğini duyunca boş havaya savurduğu yumruğuyla olduğu yerde kala kaldı. Mex'e boş boş bakarken farkında olmadan normale dönmüş ve yumruklarındaki kıvılcımlar bile kaybolmuştu. Mex kendisine usta diyordu. Ama neden böyle diyordu? "Ne... Ne ustası? Mmm" Hakem olan biten karşısında şaşırmıştı. "ıhm ıhm... Şey kazanan Zeng Dragel Rakibi Mex Meyel turnuvandan çekildi." Kendisine gelen hakem sonucu açıkladı. "Ne diyorsun sen? Ne ustası?" Zeng başını yerde tutan Mex'e bön bön bakarak neyden bahsettiğini anlamamıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE