Andy ile bir parkta ödev yapmak amacıyla buluşmak için sözleşmiştik. Beni yarım saattir bekletiyordu ve ciddi anlamda sabrım kalmamıştı. Sinirle elimdeki telefonu çevirdim ve tuşlara basmaya başladım. Akla zarardı bu çocuk cidden. Açtı. "Beni mi özledin, bebeğim?" "Buraya gelmek için on saniyen var, on saniye içinde burada olmazsan gidiyorum ve hocaya başka biriyle eşleşmek istediğimi söylüyorum." Kıkırdadı. Gergince güldüğünü buradan bile hissediyordum çünkü yapacağım bir şeydi gayet de. "Gerçekten trafik var ya, trafik olmasa bekletir miyim ben seni bu kadar? Bir sakin ol. Geleceğim diyorum." "Bekleyemiyorum." "Niye, çok mu özledin beni?" Derin bir nefes verdim dışarıya. Bıkkınca demek daha doğru olurdu sanırım. Sabır falan kalmamıştı bende. Son kalanı buna harcıyordum gördüğünüz

